"Türkiye, NATO konseptine girdi başı beladan kurtulmadı"

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye’nin NATO konseptine girdikten sonra başının beladan kurtulmadığını belirterek, "1946 dan sonra, NATO konseptine girdikten sonra bu ülkenin başı beladan kurtulmadı. Her 10 yılda bir darbe geleneksel hale geldi. Kontrgerilla denilen şey bir tasvir falan değil bir tespit" dedi. 

"Türkiye, NATO konseptine girdi başı beladan kurtulmadı"

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye’nin NATO konseptine girdikten sonra başının beladan kurtulmadığını belirterek, "1946 dan sonra, NATO konseptine girdikten sonra bu ülkenin başı beladan kurtulmadı. Her 10 yılda bir darbe geleneksel hale geldi. Kontrgerilla denilen şey bir tasvir falan değil bir tespit" dedi. 

22 Aralık 2016 Perşembe 14:30
"Türkiye, NATO konseptine girdi başı beladan kurtulmadı"

Memur-Sen Çorum Şube Başkanlığı tarafından '15 Temmuz Darbe ve İşgal Kalkışmasına Karşı Sivil Toplum Duruşu, 15 Temmuz ve 2023 Vizyonunda Değerler Sendikacılığı' konulu konferans düzenlendi. Konferansa konuşmacı olarak Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın katıldı.
Türkiye’de seçilmiş başbakanın asıldığını hatırlatan Yalçın, "27 Mayıs darbesi ders kitaplarına ‘Demokrasi Bayramı' diye yazdırılarak öğretmenler üzerinden çocuklara zoraki yutturuldu. 12 Mart'a geliyoruz. Muhtıra yayınlanıyor, soldaki sendikalar bildiri yayınlayarak darbeyi destekliyorlar. 10 yıl sonra 1980'e geliyorsun. 1980'de de 'şartlar olgunlaşsın' diye bekliyorlar. Sağı ve solu birbirine düşürüyorlar. Şartlar olgunlaştırıldı ve ülkeye çöküldü. Peşinden meşruiyet sağlanması lazım. Toplumlarda bir kabul eşiğinin aşılması gerekiyor, onu ne yapacaksınız. İçeri atılan çocukların yaşını büyüteceksiniz. Bir oradan astık bir de buradan asarak adalet süsü vereceksiniz ve böyle açmaz bir darbe girişiminden sonra kurulan darbe hükümetine sağdan bir iş sendikası bakan veriyor. Sendikalar en örgütlü yapılar en onurlu durması gereken yapılar. Bir antidemokratik durum varsa en fazla sesini yükseltmesi gereken ve gözünü karartması gereken yapılar sendikalardır" diye konuştu.
Sendikacılığı köhne bir zihniyetin sopası olarak kullananların bu millete emek alanında, ekmek alanında, değer alanında bir şey katmayacağını dile getiren Yalçın, zamanın kendilerini bizi haklı çıkarttığını savundu. Yalçın, adı sivil, beyni üniformalı yapıların bu millete bir şey kazandırmadığını, sadece nöbetleşe kullanıldığını savundu.
Yalçın, "Yola çıkışımız kolay olmadı, çünkü sendikacılığa inanmayan bir zeminde siz bir iş yapmaya çalışıyorsunuz. Kolay bir hikaye değil. 'Bu iş size göre değil' diyorlar. Neden bunu diyorlar? Çünkü mevcut sendikal anlayışı bize yakıştırmıyorlar. Aslında doğru söylüyorlar. Esnafın camı, kaldırımın taşı, milletin arabasıyla sorunu olan, şiddet, vandalizm, anarşizm içeren bir yapıyı bize uygun görmüyorlar. El hak doğrudur. Bu mevcut sendikal yaklaşım bizim kitabımızda var mı? Esas tartışma burada. Sendikacılığın kitabını yazan bir noktaya gelişimiz, sendikacılığın kitaptaki yerini arayan noktada doğru olan yerden başlangıcı yapmamızdan kaynaklıdır" ifadelerini kullandı.
Programda ayrıca Suriye’nin Halep kentinde yaşanan insanlık dramıyla ilgili de bir sunum yapıldı.

(İHA)

Son Güncelleme: 22.12.2016 14:55

banner155