“Trump medeniyetler çatışmasını tetikliyor”

Memur-Sen İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatcı, ABD Başkanı Donald Trump’ın yedi Müslüman ülkenin (İran, Irak, Suriye, Libya, Yemen, Sudan ve Somali) vatandaşının doksan gün boyunca ABD’ye girişini yasakladığını belirterek bu kararın; son yıllarda özellikle batıda yükselen yabancı düşmanlığı (Müslüman düşmanlığı) ateşine benzin döktüğünü kaydetti.

“Trump medeniyetler çatışmasını tetikliyor”

Memur-Sen İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatcı, ABD Başkanı Donald Trump’ın yedi Müslüman ülkenin (İran, Irak, Suriye, Libya, Yemen, Sudan ve Somali) vatandaşının doksan gün boyunca ABD’ye girişini yasakladığını belirterek bu kararın; son yıllarda özellikle batıda yükselen yabancı düşmanlığı (Müslüman düşmanlığı) ateşine benzin döktüğünü kaydetti.

03 Şubat 2017 Cuma 19:18
“Trump medeniyetler çatışmasını tetikliyor”

Trump’ın, "Teröristleri ABD dışında tutmak için bir dizi güvenlik tedbiri alıyorum. Sadece ülkemize destek olacak ve insanımızı içten seven kişileri buraya kabul etmek istiyoruz" diyerek kararnameyi savunsa da, asıl niyetin başka olduğunu bütün dünyanın bildiğini kaydeden Saatcı, Trump’ın “Müslüman=terörist” algı oyununa alkış tuttuğunu vurguladı.

Trump ve çevresinin, “medeniyetler çatışması” tezini popülist bir güncellemeyle tekrar dolaşıma sokmaya çalıştığını iddia eden Saatcı,  “Bu çılgınlık düzeyine ulaşmış bir akıl tutulmasıdır. Trump ve kararnamesi, bu yönüyle emperyalist sürecin devamıdır ve daha önceki Amerikan politikaları gibi bir tarihe utanç vesikası olarak geçecektir. Bu kararnameyle başta yaşam hakkı olmak üzere insanın seyahat, ifade, inanç özgürlüklerine büyük bir darbe indirilirken, bizzat eski Amerikan yönetiminin politikalarıyla oluşturulmuş olan kaosun da derinleşmesi hedefleniyor.

Memur-Sen ailesi olarak her zaman ve zeminde dile getirdiğimiz çağrıyı tekrarlıyor ve diyoruz ki; Amerika, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana zorla işgal ettiği topraklardan çekildiğinde, zaten kimse göç etmek zorunda kalmayacaktır. Yine diyoruz ki, Amerika demokrasi ve özgürlük kavramlarını konvansiyonel silah gibi kullanmaktan vazgeçtiği gün, insanlık kendi iradesiyle, kendi inanç sistemiyle, kendi refahını oluşturacak şekilde kendi yurdunu yeniden imar edecektir. Çünkü insanlık Amerikan rüyasının ne olduğunu çok iyi biliyor: ABD’de rüya olarak görülen dünyanın diğer coğrafyalarında kâbusa dönüşmektedir. Afganistan, Irak, hatta Güney Amerika uzun yıllardır her gün kâbusa uyanmaktadır. Çünkü insanlık, ABD’nin konteynırlara yükleyip getirdiği demokrasinin maliyetini çok net bir şekilde öğrendi: Milyonlarca ölü, yıkılıp yakılmış yurtlar. Biz inanıyoruz ki insanlık, özgürlüğün bir efendi tarafından bahşedilemeyecek kadar kıymetli bir hazine olduğunu açık ve seçik bir şekilde öğrendi. Ve insanlık bunun yerine getirecek aksiyoner ruha sahiptir bugün. İnsanlık diyor ki, siz kendi evinize dönün ki, biz de kendi yurdumuzda özgür bir şekilde yaşayalım!”

(Haber Merkezi)