“Tıp geliştikçe sağlığa harcanan para da artıyor”

Hitit Üniversitesi tarafından 3 Kasım Dünya Tek Sağlık Günü kapsamında Meslek Yüksekokulları Kampüsü Ethem Erkoç Konferans Salonu’nda Tek Sağlık konulu panel gerçekleştirildi.

“Tıp geliştikçe sağlığa harcanan para da artıyor”

Hitit Üniversitesi tarafından 3 Kasım Dünya Tek Sağlık Günü kapsamında Meslek Yüksekokulları Kampüsü Ethem Erkoç Konferans Salonu’nda Tek Sağlık konulu panel gerçekleştirildi.

07 Kasım 2019 Perşembe 21:30
“Tıp geliştikçe sağlığa harcanan para da artıyor”

Panele Hitit Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ali Osman Öztürk, Çorum Veteriner Hekimler Odası Başkanı Arif Akar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Nurcan Baykam, Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Aydın Özlük, Alaca Avni Çelik Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç.Dr. Bahat Comba ve Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Hülya Çakmak’ın konuşmacı olarak yer aldığı panelin açış konuşmasını yapan Hitit Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ali Osman Öztürk, modern toplumlarda modernleşmenin getirdiği avantajlardan konuşulduğunu ancak her dönüşümde olduğu gibi avantajın yanında dezavantajların da bulunduğunu kaydetti. Modern toplumun getirdiği olumsuz yönlerden birisinin de güvenlik olduğunu anlatan Öztürk, bunun içeriğine bakıldığında sağlıkta güvenliğin ön plana çıktığının görülebildiğini dile getirdi. Sağlıkla ilgili çalışma yapan her alanın kendi alanlarında ihtisaslaşmaları diğerleri ile etkileşim içinde olmamaları halinde çalışmaların çözümsüz kalabildiğini ifade eden Öztürk, “Sağlık insan merkezli ancak sağlıkla iletişime giren çevre biyoloji, gibi alanlar ve çevre ile birlikte hareket etmesi gerekir. Modernleşme bizi daha hızlı hayat tarzına adapte olmaya yönlendiriyor ancak sağlık konusundaki endişelerimiz de artıyor. Sadece tıp alanında yapılan gelişmelerle bunun önüne geçilemediği artan sağlık harcamalarından görülebiliyor. Bu demek ki bir şeyler ters gidiyor. İnsan sağlığı alanında hem gelişimizi hem mutluluk seviyemizi bir şekilde kuvvetlendirmek adına bütüncül bir yaklaşıma ihtiyacımız var” dedi. Çevrenin kanunlar öngördüğü için değil gelecek nesillerin daha iyi bir ortamda yaşayabilmeleri için temiz tutulması gerektiğini belirten Öztürk; hekimlerin, veterinerlerle veterinerlerin, biyologlarla onların da çevre mühendisleri ile birbirlerine katacakları bilgi ve tecrübelerin bütünleşik bir yapıda insan ve çevre sağlığı açısından yeniden gözden geçirilmesinden başka çare kalmadığını dile getirdi.

YEDİĞİMİZ GIDALARDA ANTİBİYOTİK TEHLİKESİ

Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Nurcan Baykam, dünyada antibiyotiğe dirençli hastalıklardan hayatını kaybedenlerin sayısının arttığını, zaman geçtikçe antibiyotiğe direnç kazanan mikroorganizmaların sayısının artarken, geliştirilen antibiyotik sayısının ise azaldığını belirtti.

Bilinçsiz antibiyotik kullanımı konusunda Türkiye’nin lider durumda olduğunu söyleyen Prof.Dr. Baykam, sadece ilaç olarak değil yenilen yiyecekler ile vücuda antibiyotik girdiğini ifade etti. Hayvanların kısa sürede gelişmesi için antibiyotik verildiğine dikkat çeken Baykam, bu hayvanların tüketimi ile birlikte vücuda da antibiyotik girdiğini böylelikle de mikropların antibiyotiğe karşı direnç kazandığını kaydetti.

Baykam, “Antibiyotiğin fazla kullanılması halinde mutasyon ortaya çıkıyor ve yıllar içinde dirençli ve 2000 li yıllardan sonra hiçbir antibiyotiğin etkilemediği hastalıklarla maruz kalıyor insanlar. Dirençli mikroorganizmalar hızla artıyor ancak geliştirilen antibiyotik sayısı azalıyor. Çok maliyetli bir iş olması nedeniyle fazla yönelinmiyor. Dirençli enfeksiyonlar nedeniyle her yıl 700 bin kişi hayatını kaybediyor. Kanserden ölenlerden daha ön plana geçiyor. Gereksiz nedenlerle antibiyotik kullanıyoruz ülkemizde bu konuda lider durumda. Hayvanların büyümesini desteklemek için antibiyotik kullanılıyor. Yediğimiz hayvan etlerinde antibiyotik var. Kimse ben antibiyotik kullanmıyorum duyarlı olmam lazım demesin çünkü yediklerimiz ile antibiyotik alıyoruz. Atıklar nedeniyle nehir ve derelerde bile antibiyotik var. Dicle ve asi nehrinden alınan örneklerde fazla oranda antibiyotik bulundu.

Sağlık hayvanlar ve hayvanların ekosistemine uyumlu halinde yaşamalarıdır. Bu uyumda bir problem olduğu zaman artık tehditler ortaya çıkar ki bu tehditlerin tarafı olan insan ve hayvan sağlığının bütünü toplum sağlığını etkiler.

Öncelikle hayvanlardan insanlara bulaşabilen ve küresel halk sağlığı tehdit eden zoonotik hastalıklarla mücadele bütün dünyanın öncelikleri arasında. Hayvanlardan bulaşan hastalıklar zaman zaman kontrolden çıkıyor. Çevre koşullarının sağlığa etkileri ayrı bir konu. Ayrıca antibiyotik direnci ile mücadele var.

Sağlık hepimizin sorunu. Bizi en çok etkileyen zoonotik hastalıklardan birisi Kırım Kongo. Hızlı şehirleşme, çiftlik hayvanlarının yaban hayatına yakın entegrasyonu ve hayvanların yasal olmayan ticaretleri gibi etkenler mikroorganizmaların yayılmasına neden oluyor. Her yıl 2.5 milyar zoonotik hastalık olgusu 2.5 milyon insanın ölmesine neden oluyor.

Hayvanlar taşıyor insanlar hastalanıyor. Hayvanların hastalandığı tespit edilmemiş. En fazla bulaş yolu kene tutması iken hayvanla temas da bulaşma nedeni. Isı farklılıkları bu virüsü taşıyan kene popülasyonunun artmasına neden oluyor. Önleyebilmek için önce kenenin azaltılması lazım” dedi. (Erkan BAYATLI)

Son Güncelleme: 07.11.2019 20:00