“Tarımda alan da satan da memnun değil”

Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Necati Gül, doğanın, insanın ve emeğin tarumar olduğu, 1 milyar insanın açlıktan, bir o kadar insanın ise dengesiz ve sınırsız gıda tüketimi yani obeziteden kaynaklanan sağlık sorunları yaşadığı bir ortamda, dünyada ve Türkiye’de her yıl 16 Ekim tarihinde Dünya Gıda Günü`nün kutlandığını belirtti.

“Tarımda alan da satan da memnun değil”

Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Necati Gül, doğanın, insanın ve emeğin tarumar olduğu, 1 milyar insanın açlıktan, bir o kadar insanın ise dengesiz ve sınırsız gıda tüketimi yani obeziteden kaynaklanan sağlık sorunları yaşadığı bir ortamda, dünyada ve Türkiye’de her yıl 16 Ekim tarihinde Dünya Gıda Günü`nün kutlandığını belirtti.

16 Ekim 2018 Salı 21:45
“Tarımda alan da satan da memnun değil”

Tarımsal fiyatların ve üretimin dış etkilere ve spekülasyona açık hale gelmesi nedeniyle son günlerde gündemi temel gıda ürünlerindeki fiyat artışının işgal ettiğini belirten Necati Gül, bu durumun tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlayacak politikaların önemini de bir kez daha gözler önüne serdiğini dile getirdi.

Yılların birikimi olan olumsuzlukların, birincil üretimle uğraşan çiftçiyi, üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını belirten Gül, “Bizim olmayan mutfaklarda ideolojik saiklerle hazırlanan politikalarının tarımı getirdiği nokta; kırsal ve kentsel hayatta yoksulluk artmış, üretici tarımsal üretimden vazgeçerek şehirlere göç etmiştir” dedi.

Bugün üreticinin de tüketicinin de memnun olmadığını belirten Gül, son rakamlara göre temel gıda fiyatlarının % 100`e yakın arttığını, enflasyondaki artışın tek sorumlusunun TUİK tarafından tescillendiğini, lakin bu artıştan üretici yani çiftçinin nasibini alamadığını kaydetti.

Makam ve mevkilerini korumak adına yaptığı rakam cambazlığını hükümete sunanların ülke tarımını getirdiği noktanın belli olduğunu söyleyen Gül, “Alanda memnun değil, satan da.

Duvara tosladık! Öyleyse; Cambazlık yapan bu kişi ile kurulların makam, işlev ve yetkileri, kesinlikle bir prensip dahilinde gözden geçirilmeli, tarımsal politika üretmek yerine cambazlık peşinde koşanlardan tez elden kurtularak, geçmişten ders alıp tarımın daha hızlı gelişmesini, biyoçeşitliliğin korunmasını ve katma değerli ürünlerin imalatını, yatırımını ve ihracatını artırmak ve tarım ekonomisinde sıçrama sağlayacak, sektörünün talebine cevap verecek ve bilgilerini sahaya aktarabilecek donanımda olan yeni bir kadro ile dışa bağımlı kaynaklarda rasyonel ve rekabetçi; doğal ve yerli kaynaklarda ise milli ve destekleyici; kurumsallaşmasında ve toplum tarafından benimsenmesinde; yeniliğin- değişimin getireceğini avantaj ve dezavantajlarını erken uyarı mekanizması olarak hisseden ve toplumun sinir uçları olan paydaş STK’lardan da etkin yararlanarak Tarım Stratejisi oluşturmalıyız.

Oluşturulan bu strateji hükümet politikası şeklinde olmayıp devlet politikasına dönüştürülmeli, uygulamalardan asla taviz vermemeliyiz” dedi. (Haber Merkezi)