Süleyman Koca: “Eczacı tahsildarlıktan kurtarılmalı”

45. Bölge Çorum Eczacı Odası Başkanı Ecz. Süleyman Koca, hasta katılım paylarının eksiksiz tahsil edilmesi, muayene ücretlerinin kaynağından alınması ve eczacının tahsildarlıktan kurtarılması gerektiğini dile getirdi.

Süleyman Koca: “Eczacı tahsildarlıktan kurtarılmalı”

45. Bölge Çorum Eczacı Odası Başkanı Ecz. Süleyman Koca, hasta katılım paylarının eksiksiz tahsil edilmesi, muayene ücretlerinin kaynağından alınması ve eczacının tahsildarlıktan kurtarılması gerektiğini dile getirdi.

13 Mayıs 2014 Salı 00:09
Süleyman Koca: “Eczacı tahsildarlıktan kurtarılmalı”

45. Bölge Çorum Eczacı Odası Başkanı Ecz. Süleyman Koca, hasta katılım paylarının eksiksiz tahsil edilmesi, muayene ücretlerinin kaynağından alınması ve eczacının tahsildarlıktan kurtarılması gerektiğini dile getirdi.

Bilimsel Eczacılığın 175’inci yıldönümü ve 14 Mayıs Eczacılık Bayramı nedeniyle Anitta Otel’de düzenlenen programda bir konuşma yapan Eczacılar Odası Başkanı Ecz. Süleyman Koca, eczacılık mesleğinin köklü bir mirasa sahip olduğunu belirterek, “İnsanlık tarihi ile başlayıp eski Mısır'dan ilimiz sınırları dâhilindeki Hitit uygarlığına, ‘eczacılığın babası’ olarak bilinen Bergamalı Galenos'a, Anadolu'da Selçuklu döneminde kurulan ilk eczanelerden, Türkiye'de açılan Eczane-i Hamidiye’ye kadar eczacılık muazzam bir tarihe tanıklık etmiştir” dedi.

Eczacılık mesleğinin tüm bu geçmişi ile sağlık hizmetleri içerisinde tarihi ve birikimiyle en köklü alanlardan birisi olduğunu ifade eden Koca, “Eczacılar, yüzyıllardır gelenek, değer ve gelişen bilim dünyasının sunduklarıyla toplumun ve bireylerin sağlığı için çok değerli bir misyonu devam ettirmektedirler. Eczacılık, bu anlamda insanlık tarihi boyunca varlığını ve işlevselliğini korumuştur. Eczacı meslektaşlarım, günümüzde de insan vücudundaki kılcal damarlar gibi ülkemizin en uç noktalarına kadar ulaşarak, ilaç ve sağlık hizmeti götürmekte, toplumsal hayat içerisindeki önemlerini sürdürmektedirler” şeklinde konuştu.

Çorum Eczacı Odası’nın 2003 yılında 45. Bölge Çorum Eczacı Odası kimliği ile müstakil bir oda haline geldiğini anlatan Koca, kuruldukları günden bu yana, meslektaşlarının kaygılarının giderilmesi, mesleki yeterliliklerinin ve hizmetlerinin iyileştirilmesi, sağlık sistemi ve toplum içinde hak ettikleri itibarın sağlamlaştırılması için var gücüyle çalıştıklarını dile getirdi.

YAZ-KIŞ, YAĞMUR-ÇAMUR DEMEDEN HALKIMIZ İÇİN ÇALIŞIYORUZ
Rutin oda hizmetleri ve sosyal faaliyetlerin yanında; cezaevi, huzurevleri, diyaliz merkezleri, engelsiz yaşam merkezi, kız yurdu, yetiştirme yurduna, eczanesi olmayan 57 adet yerleşim birimine yaz-kış, yağmur-çamur demeden bütün masrafları eczacılar tarafından karşılanarak her gün ilaç ulaştırıldığını ifade eden Koca, konuşmasında şunları söyledi:

“Eczacı meslektaşlarımız, dün olduğu gibi bugün de sağlığın vazgeçilmez aktörlerinden birisidir. İlacın üretiminden, son kullanıcısına kadar yetkilendirilmiş sağlık uzmanlarıdır. Hastalıklardan korunma ve doğru tedavi yöntemleri konusunda gerekli donanıma sahip olan eczacılar, halkımızın en çok güvendiği, en kolay ulaşabildiği, en yakın sağlık danışmanlarıdır. Hem tedavinin optimizasyonu, hem de ilaç tedavisinden kaynaklı sorunları en aza indirmek açısından sağlık paydaşları arasında önemli bir konuma sahiptirler. Eczane güvenin merkezi, eczacı güvenin kendisidir.

Çünkü biz; Düvencili Ahmet dedenin romatizma ilacı, dizlerinin bağıyız.

Fatma teyzenin diyaliz solüsyonu, böbreğinin tekiyiz. Cezaevinde müsekkin, kader mahkûmlarının tesellisiyiz. Huzurevinde Hasibe ninenin spreyi, ciğerinin nefesiyiz.

Eskiceköylü Elif kızın gliserini, kulağının sesiyiz. Kırkdilimli Recep dayının damlası, gözlerinin feriyiz. Çayköylü Fadime ablanın kremi, yarasının merhemiyiz.

Engelsiz yaşam merkezinde ağrı kesici, kız yurdunda ateş düşürücü, yetiştirme yurdunda, başlarını okşayan şefkat eliyiz. Evet; biz onların hemen yanı başında hissettiği biriyiz. Çünkü biz eczacıyız; Kiminin abi kardeşi, kiminin dert ortağı, kiminin sırdaşıyız.

DİN, DİL, IRK VE SOSYAL SINIF FARKI GÖZETMEKSİZİN TÜM İNSANLIĞA HİZMET EDİYORUZ
Sadece ilacı satan, nakleden, ticaretini yapan birisi değiliz. Biz ilacın etkisini, yan etkisini, nasıl kullanılması gerektiğini bilen ve danışmanlığını sunan birisiyiz.

Hastalarımıza doğru zamanda, doğru ilacı, doğru doza ve gerektiği kadar kullanması için ona danışmanlık yaparız. Meslek yaşamımızın ana hedefi doğruluk bilimsellik ve insan sevgisi olduğunun bilincindeyiz. Biz eczacıyız, kazandığımız bilgi ve becerileri din, dil, ırk ve sosyal sınıf farkı gözetmeksizin tüm insanların hizmetine sunarız.

"İnsana değer, her şeye değer" anlayışı ve büyük bir özveri ile kesintisiz ilaç ve eczacılık hizmeti veren eczacılar, gelecek kaygısı taşımamalıdır.

HER GEÇEN GÜN EKONOMİK OLARAK ÇÖKÜNTÜYE UĞRUYORUZ
On yıl önce başlayan, hasta, hekim ve eczacı üçgeninde yoğunlaşan sağlıkta dönüşüm programı ile ciddi iyileştirmeler getirildiği inkar edilemez. Tüm fertlerin genel sağlık sigortası kapsamına alınması, reçete ve raporların yazımında bilgi işlem ve elektronik sisteme geçilmesi, geri ödeme sisteminin bir takvime bağlanması, kurumların sosyal güvenlik kurumu şemsiyesi altında birleşmesi, eczanelerin tüm halkımızın hizmetine açılması, özel hastanelerin yaygınlaştırılması ve faydalanma dairesinin genişletilmesi, ilaç takip sisteminin hayata geçirilmesi, sadece kimlik numarası ile sağlık bilgilerine ulaşılması, kare barkot sisteminin gelmesiyle ilaç kutularından kupür kesiminin kaldırılması gibi uygulamalar halkımızın ve sağlık sektörünün bu yöndeki beklentilerini büyük ölçüde karşılamıştır. Sağlıkta Dönüşüm Programının, sağlıklı ve güvenli bir şekilde yerleşmesinde eczacıların çok büyük katkıları ve emeği vardır.

ECZACILAR HER GEÇEN GÜN EKONOMİK OLARAK ÇÖKÜNTÜYE UĞRUYOR
Sağlıkta dönüşüm programı, ilaç ve eczacılık sektöründe, bazı fırsatlar oluştursa da eczacıların sürekli yükü artmaktadır. Eczacılar her geçen gün ekonomik olarak çöküntüye uğramaktadır. Ülke ekonomisinde tasarrufun sağlıktan yapılması ve sağlıktan yapılacak tasarrufun sadece ilaçtan yapılması gerektiği algısı yanlış bir algıdır. Eczacıyı hak etmediği halde cendereye sıkıştıran mekanizmaların dişlilerini gevşetme zamanı gelmiş ve geçmektedir.

Eczacıların 14 Mayıs Eczacılık Günlerinin gerçekten bayram havasında geçebilmesi için:

İlaç fiyatlarının sürekli düşmesinden kaynaklanan stok zararı telafi edilmeli. Kamu kurum ıskontoları eczacının üzerinden kaldırılmalı. Kamu kurum ıskontolarından kaynaklanan taşıma zararı telafi edilmeli. Veteriner ilaçları ve tarım ilaçları gibi ilaç adı taşıyan her ürün eczanede satılmalı ve özel uzmanlık gerektirmeyen ilaçların eczanede eczacı tarafından reçetesiz satılmasının önündeki engeller kaldırılmalı. Toplum sağlığını tehdit eden sahte sağlık ürünlerinin reklamlarına ve satışına engel olunmalı. Hasta katılım payları eksiksiz tahsil edilmeli, muayene ücretleri kaynağından alınmalı ve eczacı tahsildarlıktan kurtarılmalıdır. Sağlık uygulama tebliği sık sık değişikliğe uğramamalı, yoruma ihtiyaç duymayacak şekilde anlaşılır olmalıdır. Eczacılık fakültelerinin ve kontenjanlarının ülkemiz ihtiyacından fazla artırılmaması, eczacı istihdamının artırılması ve meslek hakkı ödenmesi gibi taleplerinin karşılanmasını ve sorunlarının acilen çözülmesini istemekte ve beklemektedirler.”
(Taner ŞİMŞEK)

Son Güncelleme: 13.05.2014 00:12