Soner Buğdaylı: “MEB, müdür katliamına hazırlanıyor”

Türk Eğitim-Sen Mevzuat Sekreteri Soner Buğdaylı, AKP hükümetinin çıraklık döneminden sonra uyguladığı ‘önce toplumun reaksiyon reflekslerini etkisizleştirme ve sonrasında da medya yolu ile halkı gına getirme politikasını’ dershanelerin dönüştürülmesi konusunda da ustaca işlediğini ifade etti.

Soner Buğdaylı: “MEB, müdür katliamına hazırlanıyor”

Türk Eğitim-Sen Mevzuat Sekreteri Soner Buğdaylı, AKP hükümetinin çıraklık döneminden sonra uyguladığı ‘önce toplumun reaksiyon reflekslerini etkisizleştirme ve sonrasında da medya yolu ile halkı gına getirme politikasını’ dershanelerin dönüştürülmesi konusunda da ustaca işlediğini ifade etti.

12 Şubat 2014 Çarşamba 22:03
Soner Buğdaylı: “MEB, müdür katliamına hazırlanıyor”
‘Dershane dönüşümü’ diye başlayan kavgayı hayretle izlediklerini belirten Buğdaylı, “Kanunun büyük bir kısmını dershaneler değil diğer kanunlar oluşturuyor.

MEB her yeni bir iş yaptığında eskiyi düzeltmek yerine daha beterini yaparak biz eğitim çalışanlarını daha büyük çıkmazlara sürüklüyor” diyerek, bu seferki çıkmazın MEB’in “müdür katliamı” olduğunu kaydetti.

MEB’in yeni yasa taslağına göre, bakanlığın merkez ve taşra teşkilatındaki tüm yöneticileri ile okul müdür ve müdür yardımcılarının “başka bir işleme gerek kalmaksızın” görevden alınmış sayılacağını vurgulayan Buğdaylı, şu açıklamayı yaptı:

“Yani bir il müdürü kanunun çıktığı gün norm fazlası sayılacak, bir okula öğretmen olarak tayin edilip ders başı edecek. Şimdi diğer kurumlara uyarlayalım meseleyi; TSK hakkında bir kanun yapılıyor; tüm generaller bir anda astsubay oluveriyor. Daha dün bir tümeni idare eden adama diyorlar ki; yarın gidip 3. Bölük’te tüfeksiz hareketleri yaptıracaksın. Bu normal karşılanıyorsa, MEB’in yaptığı da normaldir.

Doğada her şeyin bir sebebinin var olması gerektiğini biliyoruz. Sonuçta “sebepsiz kuş uçmaz” diyen de bizleriz. Ama MEB’de sebepsiz çok şey olur. MEB’de olmayacak şey yoktur. MEB fizik kanunlarının üstünde, kuantum fiziğiyle yönetilen bir kurumdur. Bu yeni taslakta da bu olağanüstülüğü görebiliyoruz. Çünkü sebepsiz bir taslakla karşı karşıyayız yine. Bir kurumdaki tüm yöneticileri, ta okul müdür yardımcısına kadar görevden almak, kime nasıl bir yarar sağlar, Türk eğitim sistemine nasıl bir katkıda bulunur, anlamak mümkün değil. Müsteşar Bey, “ben hariç, herkes dahil” ilkesiyle kendisi dışındaki herkesi def etmeye çalışarak eğitimin kalitesini mi yükseltecek acaba?

Öngörülen yeni sisteme göre müdürü vali, müdür yardımcısını okul müdürü seçecek. Vali, okul müdürünü tanımayacağına göre bu işi parti ve yandaş, sarı sendikanın ilçe başkanları yapacak gibi duruyor. Böylece okul müdürü olmak için siyasete bulaşma şartı getiriliyor demektir. Müdürler il siyasetinin, müdür yardımcıları müdürün kuması olacağına göre evlere şenlik okullar bizi bekliyor demektir.”
(Taner ŞİMŞEK)

Son Güncelleme: 12.02.2014 22:03