Simitçi çocuklara sorarsanız Ramazan’ın eski havası yok!

Ramazan ayıyla birlikte daha fazla yaşayan bir şehir oldu Çorum… İftar saatinin yaklaşmasıyla boşalan cadde ve sokaklar, oruçlarını açan insanların çıkmasıyla yeniden hareketleniyor. Özellikle teravih namazı kılındıktan sonra kente bambaşka bir canlılık geliyor. İşte bu canlılığın önemli bir parçasını da simit fırınları ve “akşam simitçisi çocuklar” oluşturuyor…

Simitçi çocuklara sorarsanız Ramazan’ın eski havası yok!

Ramazan ayıyla birlikte daha fazla yaşayan bir şehir oldu Çorum… İftar saatinin yaklaşmasıyla boşalan cadde ve sokaklar, oruçlarını açan insanların çıkmasıyla yeniden hareketleniyor. Özellikle teravih namazı kılındıktan sonra kente bambaşka bir canlılık geliyor. İşte bu canlılığın önemli bir parçasını da simit fırınları ve “akşam simitçisi çocuklar” oluşturuyor…

01 Temmuz 2016 Cuma 01:30
Simitçi çocuklara sorarsanız Ramazan’ın eski havası yok!
“Nerde o eski Ramazanlar?” diye kalıplaşmış bir cümle vardır ya… Ramazan’ın önemli bir figürü durumundaki simitçiler de işte bu yıl; iftar ve sahur arasındaki sürenin kısa olması, aşırı sıcaklar ve tabii ki ülkenin içinde bulunduğu genel siyasî ve ekonomik karamsarlıktan ötürü eski yıllardaki kadar satış yapamamaktan yakınıyorlar.
Öte yandan okul harçlığını çıkarmak, hayâl ettiği akülü motosiklete kavuşmak ya da sırf “keyif olsun” diye simit satan çocukların hikâyeleri de oldukça etkileyici… Evet, belki eski Ramazanlar’ın tadı, havası yok ama bugünün çocuklarının da gelecek zamanlarda “Nerde o eski Ramazanlar?” diye anlatacakları öyküleri var şimdiden…

BİRİ “KEYFİ” İÇİN, DİĞERİ İSE “HEDEFİ” İÇİN SİMİT SATIYOR
Kunduzhan Caddesi, 23 numaradaki yani Paşa Hamamı’nın biraz aşağısındaki Yıldız Simit Cafe’den simit almak için sıra bekleyen satıcı çocuklarla konuşmadan olmaz…
Önce Muhammed Mandacı ile tanışıyoruz. Mehmet Akif Ortaokulu öğrencisi olan 13 yaşındaki Muhammed, bu yıl 7’yi bitirip 8. sınıfa geçmiş…
Birkaç yıldır simit satarak harçlığını çıkarıyor.
“Ben bu işi zevk için yapıyorum ağabey. Bisikletime atlayıp geze geze simit satmak bana müthiş keyif veriyor. Üstelik harçlığımı da çıkarmış oluyorum.” diye anlatıyor.
18 yaşındaki Hasan Can Akdaş ise 6 yıldan bu yana simit sattığını belirterek hikâyesini şöyle aktarıyor:
“Ben bu işe önce bisikletle başladım. 6 senedir her Ramazan ayında bu fırından simit alırım. Günlük 50 ile 100 adet arasında simit satarak para biriktirdim. Çünkü benim bir hedefim vardı. Simitten kazandığım parayla dördüncü yılımda kendime elektrikli bisiklet aldım. Şimdiki hedefim ise akülü motosiklet sahibi olmak… Bu hedefimi gerçekleştirmek için de benim için en kolay yol, simit satmak…”


Son Güncelleme: 01.07.2016 01:31
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251