“Şeyh Sadi-i Şirazî” anlatıldı

Hitit Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü tarafından “Doğumunun 830. Yılında Şeyh Sadi-i Şirazî Paneli” düzenlendi.

Güncel 31.03.2014, 00:52 31.03.2014, 01:53
1250
“Şeyh Sadi-i Şirazî” anlatıldı

Hitit Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü tarafından “Doğumunun 830. Yılında Şeyh Sadi-i Şirazî Paneli” düzenlendi.

Üniversite Rektörü Prof. Dr. Reha Metin Alkan’ın katılımıyla, Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panele, Yeditepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Mehmet Kanar ve Prof. Dr. Naci Tokmak konuşmacı olarak katıldı.

Rektör Alkan, üniversite olarak toplumsal fayda sağlayacak sosyal ve kültürel etkinlikleri çok önemsediklerini ve yapılan çalışmalarla şehrin paydaşlarına hizmet etme bilinci taşıdıklarını ifade ederek Şeyh Sadi için düzenlenen etkinliğin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Acem edebiyatının dünyaca tanınan ediplerinden Şeyh Sadi’nin eserlerinin insanın yüzüne yumruk gibi inen bir etki yarattığını ve bu gücü insana dair çok gerçekçi hikâyeler olmalarından kaynaklandığını vurgulayan Prof. Dr. Alkan, öğrencilere seslenerek Şeyh Sadi’nin hayatından ibret almaları gerektiğini söyledi.

Hayatının 30 yılını gezip dolaşarak geçiren şairin birikim edindiğini ve bu sayede Bostan ve Gülistan gibi iki şaheser ortaya koyabildiğini ifade eden Rektör Alkan, bu örnekten ders alarak öğrencilerin de Mevlana ve Erasmus programları aracılığıyla bilgi ve deneyimlerini arttırabilecekleri öğüdünde bulundu.

Moderatörlüğünü Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Meral Demiryürek’in yaptığı panelin başlangıcında Mehmet Akif Ersoy, Ziya Paşa ve Sünbülzade Vehbi gibi Türk şairlerinin Şeyh Sadi’den etkilenmeleri üzerine kısa bir sunum yapıldı.

İlk konuşmacı olan Prof. Dr. Naci Tokmak, Şeyh Sadi ve onun Bostan adlı eserinden söz etti. Kendisinin eseri manzum olarak tercüme ettiğini ve eserin isminin “Bûstan” şeklinde okunmasının daha doğru olacağını, çünkü Bostan deyince akla zerzevat yetiştirilen bahçe geldiğini, halbuki Bûstan dendiğinde güzel konuların olduğu yer anlamını kazandığını açıklayarak sözlerine başladı.

1257 yılında yazılan eserin bölümleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Tokmak, Şeyh Sadi’nin dinî konulara çok hâkim olduğunu ve her beytinde ayet ya da hadislere telmihte bulunduğunu vurguladı ve Sadi’nin “Hey kervancı” diye başlayan bir şiirini Farsça orijinalinden ve Türkçe çevirisinden okuyarak konuşmasını tamamladı.



Prof. Dr. Mehmet Kanar ise Türkçeye çevirdiği Şeyh Sadi’nin “Gülistan” adlı eserinden söz etti. Kur’an-ı Kerim ve Mevlana’nın Mesnevisinden sonra en çok okunan üçüncü kitap olan Gülistan’ı Mesnevi ile karşılaştıran Kanar, Gülistan’ın birçok yönden çok daha üstün olduğunun altını çizdi. Yüzde yüz orijinal bir eser olan Gülistan’da Sadi’nin gördüklerini duyduklarını anlattığını, eserin sehli mümteni özellikleri taşıdığını ve içinde hikmetli sözler olduğunu belirtti. Konuşmasının sonunda ise Türk Dili ve Edebiyatı sahasında çalışmak isteyen öğrencilere Türk edebiyatı ile Doğu edebiyatlarını karşılaştırmalı olarak inceleyecek çalışmalar yapmaları tavsiyesinde bulundu.
(Volkan SINAYUÇ)


Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
14°
açık
banner303
banner364
Namaz Vakti 05 Ağustos 2020
İmsak 03:52
Güneş 05:33
Öğle 12:51
İkindi 16:44
Akşam 19:59
Yatsı 21:34

Gelişmelerden Haberdar Olun

@