“Savaşsız, sömürüsüz bir ülke, özgür toplu sözleşme istiyoruz”

Kocatüfek, AKP iktidarının uyguladığı neoliberal politikalar sonucunda piyasalaştırılmış sağlık ve sosyal hizmetler ile köleleştirilmeye çalışılan sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin taleplerini ancak örgütlü güçleri ile elde edilebileceklerini dile getirdi.

“Savaşsız, sömürüsüz bir ülke, özgür toplu sözleşme istiyoruz”

Kocatüfek, AKP iktidarının uyguladığı neoliberal politikalar sonucunda piyasalaştırılmış sağlık ve sosyal hizmetler ile köleleştirilmeye çalışılan sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin taleplerini ancak örgütlü güçleri ile elde edilebileceklerini dile getirdi.

31 Temmuz 2015 Cuma 01:06
“Savaşsız, sömürüsüz bir ülke, özgür toplu sözleşme istiyoruz”

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Çorum Şube Başkanı Merter Kocatüfek, tüm kamu sağlık ve sosyal hizmet kurumlarında çalışanların talepleri için toplu sözleşme masaları kuracaklarını ifade ederek, “Toplu sözleşme görüşmelerinin başlayacağı 3 Ağustos 2015 Pazartesi günü de taleplerimiz için illerden gelen arkadaşlarımızla birlikte Çalışma Bakanlığı önünde olacağız” dedi.
7 Haziran seçimleri ile birlikte sokakta ve sandıkta gerileyen AKP’nin gerilimi arttırarak kaos ortamı yaratma ve bu ortamda erken seçime gitme hesapları yaptığını vurgulayan Kocatüfek, kamu emekçileri olarak savaşsız ve sömürüsüz bir ülkede özgür bir toplu sözleşme istediklerini dile getirdi.
Kocatüfek, açıklamasında şunları bildirdi:
“Kendi elleri ile besleyip büyüttükleri IŞİD çetesi bahane edilerek içeride ve dışarıda savaş rejimini hayata geçiren AKP iktidarı, toplumsal muhalefete ve muhalif basına dönük saldırıların artarak devam ettiği, doğanın katledildiği, yargısız infazların yaşandığı, sokağın terörize edildiği, sokağa çıkan herkesin şiddete uğradığı ve gözaltına alınıp tutuklandığı bir süreçte toplu sözleşme görüşmelerini başlatacak.
Bu toplantılara geçici hükümet adına milletvekili bile olmayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik başkanlık edecek ve kamu emekçileri adına ise 2 yıl önce satış sözleşmesine imza atarak kamu emekçileri tarafından meşru olmayan, emekçilerin hak ve çıkarlarını değil, emekçileri daha da yoksullaştıracak AKP’nin savaş politikalarını destekleyen Memur-Sen katılacaktır.
İşte böylesi bir masada kamu emekçilerinin ve yoksul emekçi halkın talepleri 2 yıl önceki süreçte de yaşadığımız gibi görmezden gelinip, yok sayılacaktır.
Bu nedenle, AKP iktidarının uyguladığı neoliberal politikalar sonucunda piyasalaştırılmış sağlık ve sosyal hizmetler ile köleleştirilmeye çalışılan sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin talepleri ancak ve ancak örgütlü güçleri ile SES’lendiklerinde elde edilebilecektir.
Genel Merkezimiz, işyerlerinden başlayarak oluşturduğumuz taleplerimizi içeren bir mektupu geçtiğimiz günlerde 550 milletvekili ile paylaşmıştı. Şimdi de kamuoyu ile paylaşacağız.
Sağlıkta dönüşüm programı ve sosyal hizmetler alanında mevcut iktidarın politik ihtiyaçlarını gidermek üzere sürdürülen yeniden yapılandırma programının iptal edilmesini,
Bugün itibariyle en düşük maaş alan kamu emekçisi (13. Derecenin 1. Kademesindeki hizmetli), maaş + eködeme olarak toplam 2323 TL almaktadır. Konfederasyonumuz KESK’in hesaplamalarına göre Temmuz 2015 itibariyle kira, yakıt, çocuk ve aile yardımı hariç bu miktar 2900 TL’ye yükseltilmelidir. 2900 TL, AKP İktidarı boyunca en düşük maaş alan kamu emekçisinin reel kayıpları ve enflasyon karşısındaki maaşının erimesine denk gelen %25 artışa karşılık gelmektedir. Bununla birlikte kamu emekçilerine kira yardımı olarak aylık 395 TL, aile/eş yardımı 290 TL, çocuk yardımı 232 TL, asgari ücret tutarında yılda iki ikramiye ve ulaşım için aylık abonman bilet ücreti ödenmelidir.
Nitelikli sağlık hizmeti verilebilmesi bakımından sağlık alanında katkı payı başta olmak üzere tüm ilave ödemelerin kaldırılmasını,
Sağlık ve sosyal hizmetlerin herkese eşit, ücretsiz nitelikli ve anadilinde verilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılmasını
Taşeron şirketler aracılığıyla mal ve hizmet alımının sonlandırılarak taşeron işçilerin kadroya alınmasını,
Sağlık emekçilerine yönelik şiddetin sonlandırılması için emek ve meslek örgütleri ile birlikte etkili bir eylem programının çıkarılmasını,
İş barışına ve kamu hizmetinin niteliğine zarar veren performansa dayalı ücret sistemine son verilmesini, asgari ücretin iki katına çıkarılmasını ve ek ödemelerin 2 katına çıkarılarak emekliliğe yansıtılmasını,
Gece gündüz demeden, günün 24 saati kesintisiz hizmet verilen sağlık ve sosyal hizmet kurumlarında 24 saat açık, parasız ve anadilinde kreş imkânının sağlanmasını,
Tehlikeli işler kapsamında yer alan sağlık ve sosyal hizmetlerde çalışan tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine fiili hizmet zammı verilmesini,
Sağlık ve sosyal hizmet alanında emekçilerin her kademedeki yöneticileri seçebileceği demokratik bir seçim sisteminin oluşturulması ve seçilen yöneticilerin belirli bir süre sınırı ile seçilip yine sağlık ve sosyal hizmet emekçileri tarafından geri çağrılabileceği, sendika, dernek ve odalardan temsilcilerinin sürece dâhil olacağı mekanizmaların oluşturulması,
Sağlık ve sosyal hizmet alanı toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en yoğun yaşandığı alanlardan bir tanesidir. TÜİK verilerine göre çalışanların %67’sinin kadın olduğu ve kadın emeğinin bu kadar yoğun olduğu bir alan olmasına rağmen toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir yansıması olarak kadın emeği bakım hizmetlerine sıkıştırılmış ve karar verme süreçlerinde yok sayılmıştır. Bu nedenle yönetim kademeleri için pozitif ayrımcılık ilkesi gözetilerek kadın kotaları getirilmelidir.
Türkiye’nin de taraf olduğu ancak gereklerini yerine getirmediği Uluslararası Çalışma Örgütü’nün örgütlenme özgürlüğü ve grev hakkını düzenleyen 87 ve 98 nolu sözleşmeleri başta olmak üzere ifade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki tüm engellerin ortadan kaldırılarak özgür toplu pazarlık ve grev hakkının tanınmasını talep etmekteyiz.
Bu hedeflere ulaşabilmek için, sağlık, sosyal hizmet ve sosyal güvenlik alanının daha eşitlikçi, adil olması, ayrımcılık ve dışlama içermeyen mekanizmalarla düzenlenmesi adına mücadelemiz durmaksızın devam edecektir.
Bugünden başlayarak tüm kamu sağlık ve sosyal hizmet kurumlarında taleplerimiz için toplu sözleşme masaları kuracağız, Toplu sözleşme görüşmelerinin başlayacağı 3 Ağustos 2015 Pazartesi günü de taleplerimiz için illerden gelen arkadaşlarımızla birlikte Çalışma Bakanlığı önünde olacağız.
Halkın ve sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin sağlığı için taleplerimizde ısrarcı olacağımızı ve elde edene kadar mücadele edeceğimizi kamuoyuna saygı ile duyururuz.”
(Haber Merkezi)

Son Güncelleme: 31.07.2015 01:07