Osmancık DED’de Avustralya yerlilerine yapılanlar anlatıldı

Dil ve Edebiyat Derneği (DED) Osmancık Şubesi'nin periyodik olarak düzenlediği Çarşamba Düşünce Seminerleri'nin bu haftaki konuğu Dr. Mehmet Elvan Kalem oldu. Kalem, Eser Coşkun'un “İnsanın Yaşayan Geçmişi- Avustralya Yerlileri” adlı kitabını tanıttı.

Osmancık DED’de Avustralya yerlilerine yapılanlar anlatıldı

Dil ve Edebiyat Derneği (DED) Osmancık Şubesi'nin periyodik olarak düzenlediği Çarşamba Düşünce Seminerleri'nin bu haftaki konuğu Dr. Mehmet Elvan Kalem oldu. Kalem, Eser Coşkun'un “İnsanın Yaşayan Geçmişi- Avustralya Yerlileri” adlı kitabını tanıttı.

10 Nisan 2014 Perşembe 23:39
Osmancık DED’de Avustralya yerlilerine yapılanlar anlatıldı

Dil ve Edebiyat Derneği (DED) Osmancık Şubesi'nin periyodik olarak düzenlediği Çarşamba Düşünce Seminerleri'nin bu haftaki konuğu Dr. Mehmet Elvan Kalem oldu. Kalem, Eser Coşkun'un “İnsanın Yaşayan Geçmişi- Avustralya Yerlileri” adlı kitabını tanıttı.

“Dünyanın yaşayan bu en eski insan topluluğunun yaşam şekillerinin, geleneklerinin sömürülmelerinin ve yaşadıkları zorlukları öğrendiğimiz zaman günümüzde yaşananlara da farklı bir gözle bakacağız” sözleriyle eserin içeriğindeki bilgileri dinleyicilerine aktaran Mehmet Elvan Kalem “Tarihe tanıklık etmenin ve insanların hayatlarının çalınmasının ne anlama geldiğini çok daha derinden duyacaksınız" diyerek konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Umutları, hayalleri, geçmişleri çalınan bir milletin dramını konu edinen aborjinlerin hayatını işlediğimiz insanın yaşayan geçmişi adlı kitabı mutlaka okumalıyız. Bizden olmayan bir ırkın nasıl bizden olabileceğini, zulmün ve mazlumun bugün de aynı şekilde devam ettiği görülmüş oldu.

Sömürgecilik denilen kavramın kırbin yıllık saf bir olguyu kısa sürede nasıl tahrip ettiğini bir nesli kısa sürede mahvettiği anlaşıldı. Sömürülmemek için köklere bağlı kalmakla birlikte modern teknolojiden uzak durmamak gerektiği ve iki olgunun birlikte varolması gerekliliğinin önemi yadsınamaz.

İnsanın aynasının insan olduğunu çevrenize yabancılaşmaya başladığınızda bir başkasının oyuncağı olabileceğimizi anlamalıyız. İnsanlığın çoktan yitirdiği geçmişini bu kitabı okuyunca bulabileceğini, içsel ruhunu bulabileceğini diğer canlılarla ilişkilerin, diğer canlılarla ilgili farkındalıklarının ne kadar derin ve anlamlı olduğu çok önemlidir.

Farklı kültürlerle karşılaşıldığında o kültürü tamamen kabul etmeden önce şüphe, sorgu ve olaylar arasında bağlantı kurmanın gerekliliği, herkesten ve her şeyden öğreneceğimiz bir şeylerin olduğu, varolmak için ahlakın bir zorunluluk olduğu aborjinlerin dilinden anlaşılmış oldu.”
(Taner ŞİMŞEK)

Son Güncelleme: 10.04.2014 23:40