“Örgütlü saldırılara sessiz kalmayalım”

Eğitim İş Şube Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada; iktidarın arkasına gizlenen Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarının, bir özgürlük gibi cumhuriyet değerlerine hakaret etmeye devam ettiği ifade edildi.

“Örgütlü saldırılara sessiz kalmayalım”

Eğitim İş Şube Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada; iktidarın arkasına gizlenen Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarının, bir özgürlük gibi cumhuriyet değerlerine hakaret etmeye devam ettiği ifade edildi.

03 Eylül 2019 Salı 22:40
“Örgütlü saldırılara sessiz kalmayalım”

Eğitim İş Şube Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada; iktidarın arkasına gizlenen Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarının, bir özgürlük gibi cumhuriyet değerlerine hakaret etmeye devam ettiği ifade edildi.

Son olarak laik cumhuriyet ve Kemalistlere karşı içindeki kini kusanın Çorum Belediyesi AKP Meclis Üyesi Reşit Keleş olduğunun belirtildiği açıklamada, toplumu parçalamak, ötekileştirmek ve birbirine düşürmekten başka amacı olamayacak bu kişinin kınandığı ifade edildi.

Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet’e, o Cumhuriyet’in tüm nimetlerinden yararlanırken hakaret etme seviyesizliğinin bu kadar yaygınlaşmasında bu hareketlerin cezasız kalmasının payının büyük olduğunun ifade edildiği açıklamada, “Eğitim İş olarak cevap değil, ceza hak edenlerin arkalarındaki karanlığı görüyoruz. Laiklik ile bilim ile aydınlanma ile çağdaşlık ile sorunları olan bu insanların, cesaretlerini nereden aldıklarını sormaya bile gerek görmüyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk’e ve cumhuriyet değerlerine hakaretler edenlerin cezasız kalmasının bunlar için teşvik olduğunu çok iyi biliyoruz. Unutulmasın ki: Atamızın aziz hatırası olan bu Cumhuriyet, sahipsiz değildir. Bu yalanlar, gerçeğin parlaklığında yok olacaktır.

Kamuoyuna da çağrımızdır: Sessiz kalmayalım! Bu örgütlü saldırılara karşı birlikte tepki gösterelim.

Kaldı ki mesleğine: "Türkiye Cumhuriyeti anayasasına, Atatürk inkılâp ve ilkelerine, anayasada ifadesini bulan Türk milliyetçiliğine sadakatle bağlı kalacağıma;

Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma;
Türk milletinin millî, ahlâkî, insanî, manevî ve kültürel değerlerini benimseyip, koruyup, bunları geliştirmek için çalışacağıma;

 İnsan haklarına ve anayasanın temel ilkelerine dayanan millî, demokratik, lâik bir hukuk devleti olan
Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı görev ve sorumluluklarımı bilerek, bunları davranış halinde göstereceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim."  
yeminiyle başlayan hiçbir eğitimcinin bu demokratik, çağdaş, laik cumhuriyete karşı saldırılar karşısında sessiz kalabileceğine inanmıyoruz.

Sendikamız Eğitim-İş’in tüzüğünde de belirtildiği üzere, Atatürk ilke ve devrimleri ile Türkiye Cumhuriyeti’nin laiklik ilkesi üzerinde yükseldiğinin bilinciyle, laiklik ilkesinin korunmasına bizim için çok tartışmasızdır, öğretmenlik mesleği yapan her bireyin görevidir ve bu hakaret hepimizedir.

Cumhuriyetimizin kazanımlarına, ülke bütünlüğüne, laik, bilimsel, demokratik, eşitlikçi ve parasız eğitime sahip çıkmaya devam ederken; laik, çağdaş Atatürk Cumhuriyetinin korunması ilkesinden asla vazgeçmeyeceğiz.

Şehrimizin belediye meclis üyesi olan ve üstlendiği görev gereği toplumun her kesimine hizmet götürmesi gereken bireylerin, toplumda böylesi ötekileştirmeler ve bölmeler üzerine kurulu bir zihin yapısı ile toplumun tüm kesimlerine eşit mesafede durması mümkün değildir, öncelikle belediye meclisinden uzaklaştırılmalıdır. Kişilerin bu zihin yapısı ile laikliği anlayabilmesi de mümkün değildir.

Adı geçen şahsın öncelikle görevinden uzaklaştırılması ve ardından da savcıların görevini yapmasını bekliyoruz.

Kullanılan dil bir ‘eleştiri’ değil açık hakarettir” denildi. (Haber Merkezi)

Son Güncelleme: 03.09.2019 22:42