“Öğretmenlerin sorunu daha da derinleşti”

Eğitim-İş Çorum Şube Başkanı İlhan Yaşar, Cumhuriyet’in ilk yıllarında ekonomik ve sosyal statüsü en üst sıralarda olan öğretmenlerin AKP iktidarı döneminde açlık sınırına yakın bir ücrete mahkûm edilerek itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını bildirdi.

“Öğretmenlerin sorunu daha da derinleşti”

Eğitim-İş Çorum Şube Başkanı İlhan Yaşar, Cumhuriyet’in ilk yıllarında ekonomik ve sosyal statüsü en üst sıralarda olan öğretmenlerin AKP iktidarı döneminde açlık sınırına yakın bir ücrete mahkûm edilerek itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını bildirdi.

24 Kasım 2017 Cuma 21:35
“Öğretmenlerin sorunu daha da derinleşti”

Türkiye’de çalışan öğretmenlerin OECD ülkeleri içinde en çok çalışan, en düşük maaş alan öğretmenler arasında yer aldığını belirten Yaşar, “Eğitime Bir Bakış 2017” raporuna göre yıllık kazançları açısından Türkiye’deki öğretmenlerin OECD ülkeleri arasında ilk ve ortaokulda 21; lisedeyse 23’üncü sırada bulunduğunu kaydetti.

Yaşar, açıklamasında şunları dile getirdi:

“Eğitim sisteminde yaşanan köklü değişiklikler, 4+4+4 gerici eğitim yasasıyla Öğretim Birliği’ne vurulan darbe, okul dönüşümleri, siyasi kadrolaşma, yandaş yönetici atama gayreti, eğitimin dini referanslara göre şekillendirilmek istenmesi, ihraçlar ve açığa almalar, sürgünler, sözleşmeli ve güvencesiz istihdam uygulamalarıyla öğretmenlerin yaşadığı sorunlar daha da derinleştirmiştir.

Tamamen yandaşlarını kayırma amacını taşıyan, değerlendirme ölçütleri belli olmayan bir mülakat yöntemiyle yöneticiler kıyıma uğratılmıştır. Çağdaş, ilerici, devrimci, Atatürkçü yöneticiler tasfiye edilerek AKP’nin kapıkulu zihniyetine uygun yöneticiler atanmıştır.

İktidar, 15 Temmuz’da gerçekleşen FETÖ darbe girişimini fırsat görerek bir tasfiye süreci başlatmıştır. FETÖ’cü öğretmenleri temizleme gerekçesiyle uygulanan ihraç ve açığa almalar, muhalifleri yok etme girişimlerine dönüşmüş, böylece var olan öğretmen açığı daha da artmıştır.

Öğretmen açığına rağmen kadrolu öğretmen atamasından vazgeçerek “doğrudan torpil” anlamına gelen mülakata dayalı sözleşmeli öğretmen sistemini getiren Bakanlık, yaklaşık 450 bin ataması yapılmayan öğretmen varken bu eğitim-öğretim yılında öğretmen açığını ücretli öğretmenlik ile kapatmaya çalışmıştır. Bu durum eğitimin niteliğini de olumsuz yönde etkilemiştir.

Yine MEB tarafından devreye sokulan ve Eğitim-İş olarak dava konusu da yaptığımız, performans değerlendirme sistemi, öğretmenlik mesleğini değersizleştirmenin geldiği noktayı göstermektedir. MEB’in amacının eğitimde ücretli, sözleşmeli ve güvencesiz istihdamı yaygınlaştırmak olduğu herkesin malumu olmuştur.

Eğitim-İş olarak, Bakanlığın eğitimde yaşanan sorunlara kalıcı çözümler üretmek ve okullarda bilimsel, laik, ulusal, demokratik ve nitelikli bir eğitim anlayışını yerleştirmek yerine, öğretmeni itibarsızlaştıracak, iş güvencesini ortadan kaldıracak bir eğitim anlayışını yerleştirmesine izin vermeyeceğiz.”

(Haber Merkezi)

banner251