“Müzelik” zanaatların ustaları Müze’de buluştu

Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Arslan, bakırcı ve kalaycı ustalarının Müze’yi ziyaretinde yaptığı konuşmada, uygulamada 30 projelerinin olduğunu belirterek, “Yaptığımız veya restore ettiğimiz kültür mekânlarının içini de zengin eserlerle doldurmalıyız” dedi.

“Müzelik” zanaatların ustaları Müze’de buluştu

Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Arslan, bakırcı ve kalaycı ustalarının Müze’yi ziyaretinde yaptığı konuşmada, uygulamada 30 projelerinin olduğunu belirterek, “Yaptığımız veya restore ettiğimiz kültür mekânlarının içini de zengin eserlerle doldurmalıyız” dedi.

23 Mayıs 2018 Çarşamba 20:59
“Müzelik” zanaatların ustaları Müze’de buluştu

Müzeler Haftası nedeniyle, Çorum’da kaybolmaya yüz tutmuş olan bakırcılık ve kalaycılık zanaatının ustaları Çorum Müzesi’nde bir araya getirildi.

Kültür ve Turizm İl Müdürü Ömer Arslan, bakırcı ve kalaycılara hitaben yaptığı konuşmada, Anadolu coğrafyasının binlerce yıl farklı medeniyetlerin yaşadığı ve izler bıraktığı bir coğrafya olduğunu belirterek, “O nedenle Anadolu coğrafyası bir açık hava müzesidir. Yaşadığımız coğrafyanın her tarafı bizden önce yaşayan medeniyetlerin izleri ile dolu. Bazı yerler var ki oralar daha özel yerler. Tarihteki altın sayfaların yazıldığı yerler. Çorum da bunlardan biridir. Sizler bakırcılık geleneğini sonraki nesillere taşıma konusunda kendi döneminize imza attınız” dedi.

Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü olarak uygulamada 30 projelerinin olduğunu da dile getiren Ömer Arslan, “Bu projelerin tamamı kültür ve turizmle ilgili. Altyapılar 4 yıl içerisinde tamamlanacak. Bunun içerisini zenginleştirmemiz gerekiyor. Park yapıyoruz, köprü, kale restore ettiriyoruz. Bunlar hep fiziki mekanlar. Bunun içine kıymetli şeyleri koymalıyız. El sanatları, mutfağın güzelliklerini koymamız gerekiyor ki bunlar da turizmin hizmetine girsin. Sonraki nesillere aktarılması için ortaya koyulan değerin paraya dönüştürülmesi gerekiyor” diye konuştu.

Arslan’dan sonra söz alan Çorumlu Metal Sanatçısı Hasan Tuluk ise zanaatkarlardan çok şey öğrendiklerini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Söz uçar gider, kalıcı olan belgelerdir. İlkokulda babam kötü alışkanlıklardan uzak duralım diye okul tatil olunca bize bir hafta müsaade ederdi. Ondan sonra zanaatkar büyüklerimizin yanında olurduk. Saygının ne olduğunu öğrendik. Ahilik geleneğiyle büyüyen, yetişen, çırakların, kalfaların içerisinde olduk. O geleneğin güzelliklerini bünyemizde taşımaya başladık ve onu eğitim hayatımda öğrencilerime, evde aileme ve yaşadığım toplum içerisinde o güzellikleri paylaşmaya gayret ettim. Bu ülkenin geleceğine karşı sorumluluğumuz olduğu düşüncesiyle bu dünyada bir başka örneği olmayan ve dünya milletleri tarafından da sizi o değerlerinizle kabul görünen Anadolu güzelliklerini geleceğe taşıma içerisinde oldum.”

Konuşmaların ardından Arkeolog Metin Çakar, bakırcı ve kalaycı ustalarından oluşan heyeti gezdirerek eserler hakkında bilgi verdi.

(Haber Merkezi)