MUSTAFA TÜTÜNCÜ’NÜN KUT’ÜL AMARE ANILARI -19-

“Esaret müddeti uzadıkça esirlerde huzursuzluk arttı. Bazıları hasta, bazıları parasız, bazıları ise sorumsuzluk içinde her fırsattan istifade peşinde. En ufak şeyden tartışma çıkıyor, kanlı boğazlaşmalar oluyor. Kavga anında da beşyüz kişi birbirine giriyor. Neticede bir bölük süngülü İngiliz askeri geliyor, boğazlaşmayı sona erdiriyor. Geride birkaç ölü, beş-on ağır yaralı.”

Güncel 01.06.2020, 19:32
844
MUSTAFA TÜTÜNCÜ’NÜN KUT’ÜL AMARE ANILARI -19-

Bizim ahlâksızlığımızdan, içtimai hayatımızın olmadığından ve terbiyemizin bulunmadığından bahsederek meydanda bekletilmemizin sebebi olan olayı anlattı. Bu olayın faillerinin ortaya çıkarılmasını ve bilenlerin söylemesini istiyordu. Olayı kumandan anlatınca öğrendik. Kimin yaptığını nereden bilelim. Olay çirkindi. Esirlerden bir veya birkaçı İngiliz nöbetçiyle anlaşıp nöbet mahallindeki nöbetçiye fiil-i livatada bulunmuşlar. Sonra da nöbetçiyi tel örgüye bağlayıp öylece bırakıp savuşmuşlar.

Nöbetçi devriyesi nöbetçiyi o halde bulmuş. Kamp kumandanına haber vermişler. Suçlular ortaya çıkmadı.

Kumandan bizi şiddetle cezalandıracağını söyleyerek şunları söyledi:

"Onbeş gün, şeker yok, sigara yok, çay - kahve yok! Ve nöbetçi askerler değiştirilecek, yerlerine Hintli askerler getirilecek!"

Bu ceza duyurusundan sonra serbest bırakıldık.

Kamp kumandanı söylediği cezayı o günden itibaren uygulamaya başladı. Ertesi gün İngiliz nöbetçi askerlerinin yerlerini Hindu (Hintli) askerler aldı.

Hintli nöbetçiler nöbet mahallerine geldikleri zaman tel örgünün belli yerine bir yakınlığına kadar müsaade ederler, bir adım daha atılmasına katiyen müsaade etmiyorlardı. Birkaç defa biz bunları tecrübe ettik. Hakikaten Hintlilerin hiç şakası yok. Derhal silahı bize karşı üzerimize çevirip ateş etme vaziyeti alıyorlar. Ne konuşuyorlar, ne de yüzümüze bakıyorlar.

On beş gün bize söylediklerini vermediler.

Biz de sonradan bu işi yapanları anlamış isek de, ne çare ki bir şey söyleyemedik. Şu var ki kampta giderek ahlâksızlık artıyordu. Kavgalar, gürültüler içimizde eksik olmuyordu. Kampta bulunan bütün esirler taraf taraf oldular. Biri diğerine muhasım (hasım) bir vaziyet takındılar. Her esirde bir bıçak ve bir şiş vesaire gibi kesici aletler bulunmaktaydı. Bu bıçakları taşlara, kamışlara sürte sürte aynen bıçak haline getiriyorlar, kemikten veya demirhindi ağacından sap takıyorlar, Sivas bıçakları gibi bıçak yapıyorlar.

Kamp dahilinde tespihler, tavla, kaşık, ağızlık ve saire gibi şeyler de yapılıyordu.

Esaret müddeti uzadıkça esirlerde huzur ve rahat, salim akıl kalmamaya başladı. Çünkü bazıları hasta, bazıları parasız, bazıları ise sorumsuzluk içinde her fırsattan istifade peşinde.

Kampın içinde ve esirler arasında birbirlerine karşı husumet ve adavet (hasımlık ve düşmanlık), emniyetsizlik (güvensizlik) baş göstermeye başladı. En ufak bir şeyden büyük tartışmalar çıkardı. Bu tartışmalar büyük kavgalara ve hatta kanlı boğazlaşmalara sebebiyet verirdi.

Kampta kavga olmaya başladığı zaman beş yüz kişi birbirine girer, bıçaklar çekilir, herkes birer cephe kahramanı gibi birbirine saldırır. Neticede bir bölük süngülü İngiliz askeri gelir, onların müdahalesiyle bu boğazlaşma nihayete erer. Taraflar yerlerine çekilince meydanda birkaç ölü ve beş-on ağır yaralı bulunurdu. Ağır yaralılar sedyelerle hastaneye götürülür ve tedavi altına alınırdı.

İngilizler bizi yoklama meydanına çıkarırlar ve müsebbipleri tecziye (cezalandırma) etmek için çalışırlar ve aldıkları suçluları üç beş gün mahpushanede tutarlar, sonra yine kampa getirirlerdi.

Sözün kısası kampta huzur ve sükun artık hiç yok gibiydi. Esirlik müddeti üç seneyi bulmuş, bazılarınınki daha fazla. Belli bir yerde, hiçbir değişiklik olmadan ve aynı hali her gün yaşayan, hastalık ve giderek zayıflamaktan ve tükenen metanetten dolayı her bir esir büyük bir bunalım içinde. Serbestlik yok. İnsanlar biraz serbest bırakılsalar herkes kendisiyle ilgilenir. Ama en küçük bir müsamaha yok. Kamp dışına kimse bırakılmıyor.

Dizanteriden fazlaca zayıf düştüm. Olanca şiddetiyle ishal ve ağrılar devam etmekteydi. Nihayet hastaneye gitmeye ve yatmaya mecbur oldum.

Hastane kampın haricinde ve bir kilometreden uzak bir yerde. Hastanede karyola ve Hindistan cevizi lifinden yataklar vardı. Mümkün mertebe iyi, dikkatli bakıyorlardı. Hastanenin hizmetine yine Türk sıhhiye neferleri ayırmışlar. Arada sırada İngiliz doktorlar da geliyorlar. Bir sene kadar hastanede yatmış isem de tedavi edilemedim. Hastalık devam ediyordu. Hastaneden çıkmaya karar verdim.

Hastanede Doktor Mehmet Bey isminde bir zata hastanede bana bir hizmet verilmesini kendisinden rica ettim. Kabul ettiler ve benim koluma kırmızı bir şerit bağladılar. Bana da bir paso verdiler. Kasabaya gitmemek şartıyla civar mahallerde gezebilecek idim.

Hakikaten bu serbestlik çok işime yaradı. Türk hastanesinden başka, yakında İngiliz hastanesi vardı. Her gün oraya üç- beş defa vazifeten giderdim.

Kolumda kırmızı şerit olduğundan herkes benim İngilizler tarafından müsaadeli olduğumu bilirlerdi.

Bu suretle hareketimize kadar bu hizmette kaldık. Bu durum esaret günleri içinde bir esirin ulaşacağı en iyi vaziyetti.

Bir gün İngilizler Bulgarların terk-i silah (silah bırakmak) ettiklerini söylediler. Bir müddet sonra da Almanların isyanından bahsettiler. Türklerin de silah bırakıp mütareke yapacağını konuşmaya başladılar.

Biz bu sözlerden hem müteessir oluyor ve hem de memleketlerimize dönebileceğimizi düşünerek seviniyorduk. Aradan bir müddet daha geçtikten sonra Kamptan 1500 kişi kadar sevkiyat yapıldı. Bu giden kafileden sonra sıranın geride kalanlara geleceğini ve bu azaptan kurtulacağımıza seviniyoruz. Lakin sevkiyat durdu. Aradan altı ay daha geçti. Yeniden posta posta sevkiyat başladı. Bize de sıra gelmesini bekliyoruz.

Mevcudumuz epeyce azaldı. Hastanede ve kampta toplam 1800 kişi kadar kaldık.

Bizim de sevk edileceğimiz duyuruldu. Dünyalar bizim. Seviniyoruz.

(SÜRECEK)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
26°
parçalı az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 08 Temmuz 2020
İmsak 03:15
Güneş 05:10
Öğle 12:50
İkindi 16:48
Akşam 20:20
Yatsı 22:07
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 30 63
2. Trabzonspor 30 61
3. Sivasspor 30 54
4. Galatasaray 30 52
5. Beşiktaş 30 50
6. Fenerbahçe 30 49
7. Alanyaspor 30 48
8. Göztepe 30 38
9. Gaziantep FK 30 38
10. Antalyaspor 30 37
11. Kasımpaşa 30 36
12. Gençlerbirliği 30 32
13. Denizlispor 30 32
14. Kayserispor 30 31
15. Konyaspor 30 30
16. Malatyaspor 30 29
17. Çaykur Rizespor 30 29
18. Ankaragücü 30 25
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 33 89
2. Man City 33 66
3. Leicester City 33 58
4. Chelsea 33 57
5. M. United 33 55
6. Wolverhampton 33 52
7. Arsenal 33 49
8. Sheffield United 33 48
9. Burnley 33 46
10. Tottenham 32 45
11. Everton 32 44
12. Newcastle 33 43
13. Southampton 33 43
14. Crystal Palace 33 42
15. Brighton 33 36
16. West Ham 33 31
17. Watford 33 28
18. Aston Villa 33 27
19. Bournemouth 33 27
20. Norwich City 33 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 34 77
2. Barcelona 34 73
3. Atletico Madrid 34 62
4. Sevilla 33 57
5. Villarreal 34 54
6. Getafe 34 53
7. Real Sociedad 34 51
8. Athletic Bilbao 34 48
9. Valencia 34 47
10. Granada 34 47
11. Osasuna 34 45
12. Levante 34 43
13. Real Valladolid 34 39
14. Real Betis 34 38
15. Deportivo Alaves 34 35
16. Eibar 33 35
17. Celta de Vigo 34 35
18. Mallorca 34 29
19. Leganés 34 28
20. Espanyol 34 24

Gelişmelerden Haberdar Olun

@