“Mikrofonda maç anlatmaya daha 6 yaşımdayken başladım”

Ekranların sevilen spor sunucusu Emre Tilev, bu mesleğin çocukluğundan beri hayallerini süslediğini ve daha 6 yaşındayken arkadaşlarına mikrofonda maç anlattığını belirterek, “Herkese söylüyorum, sevdiğiniz işi yapın!” dedi.

Güncel 23.03.2017, 01:13 23.03.2017, 01:18
1315
“Mikrofonda maç anlatmaya daha 6 yaşımdayken başladım”

Esra ESEN

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın düzenlediği ‘Sporun Mutfağındakiler’ adlı konferansa konuk olarak gelen Emre Tilev’i Çorum Haber Gazetesi adına yakından takip ettik.

Bunun nedenlerinden biri ve en başta geleni, 20 yıllık spor sunuculuğu deneyimine sahip Tilev’i, okurlarımıza farklı yönleriyle tanıtma isteğiydi.

Kendisi İzmirli…CNN Türk Sphor Servisi’nde spiker. Gıda mühendisi ve akademisyen…Deyim yerindeyse Formula 1 ondan soruluyor.

Yaşı mı? Çok genç gösteriyor, o kadarını söyleyelim.

Kendisini dinledik, tanıdık ve gördük ki, samimiyetiyle, yaşanmışlıklarıyla, hayalleriyle, hayata bakışıyla, işine aşkla bağlı oluşuyla çevresindekileri mest eden,  “harikulade” bir adam…

Televizyonda nasıl görüyorsanız öyle…

Gol...gol…gol… diye bağırarak ülkeyi coşturan adamı bir de bizim gördüğümüz açıdan, güler yüzlü, duygusal, bir o kadar da centilmen halini görün istedik…

Konferans sonrasında o kadar yoğun anı fotoğrafı çektirme isteğiyle karşılaştı ki, masaya oturtup konuşma fırsatını zor yakaladık. Zira, fotoğraf çektirmek isteyen bir kişiyi bile reddetmeyecek kadar beyefendi bir insandı…

“ÇORUM’DA TRAFİK KAZASI YAPTIM”

Öncelikle hoş geldiniz, nasılsınız?

İyiyiz çok güzel.

Çoruma ilk gelişiniz mi?

Yok hayır ilk gelişim değil. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde idim, Gıda Mühendisliği bölümünde. Altı ay sonra bizi Samsun’a attılar. Samsun’un ilk gıda mühendislerindenim. Samsun’da okuduğum için Çorum’dan çok geçtim. Hatta trafik kazası yaptım burada.

“KELEBEĞİN KANATLARINI ÇIRPIŞINDAN BİLE KEYİF ALIYORUM”

Umarım ağır bir kaza değildir. Şimdi size sormak istediğim şey sizi spor adamı ve kişisel gelişimci olarak dinledik, peki Emre Tilev kendi için yaşamın güzelliklerini ararmış, öyle mi?

Evet öyle. Yaşamın güzelliklerini üç şeyde buluyorum ben. Önce Allah, ikincisi oğlum, o benim için çok değerli. Üçüncüsü ise yaşamın içine baktığımızda çiçeğe dokunmam, ya da bir köpeğin kafasını okşamam, yeni biri ile tanışıyor olmam bana büyük heyecan verir. Yani yaşamın içerisindeki her şey beni umutlandırır. Yani akla gelebilen her şey, bir kelebeğin kanatlarını çırpışından bile keyif alıyorum.

“DELİKANLI RUHUMU ORTAYA KOYUYORUM MAÇ ANLATIRKEN”

Benim Türkiye’de spor spikeri dediğimde aklıma iki isim geliyor. Bir Emre Tilev, iki Erhan Barış Karakuş. Karakuş’un muhteşem bir sesi var benim gözümde. Emre Tilev denilince aklıma ‘öptüm..öptüm..alnından öptüm..kocaman öptüm’ replikleri bilinçaltımda sesleniyor. O nasıl bir atmosferdi? Neler hissettiniz?

Şöyle söyleyeyim biz duyguları ile yaşayan insanlarız. Ben bir İngiliz spiker gibi maç anlatamam, öyle anlatmak istemiyorum. Akdeniz Coğrafyası’ndayız. Buraya Ay Coğrafyası diyorlar. Bakın bir Yunanlı’yı filozof olarak görebilirsiniz, ya da bir İrlandalı’nın hayata bakış şeklini filozofik anlayış şeklinde görebilirsiniz, ama bu coğrafyanın insanlarının bu toprağı kanla beslediği için savaşçı mantığı içerisinde görürsünüz. Ve bu Ay Coğrafyası’nı ayakta tutan en büyük etmenlerden biri biliyorsun, delikanlılığımız. Her anlamda. Bu bağlamda ben birazcık delikanlı ruhumu ortaya koyuyorum maç anlatırken. Sıra dışı olan..Kişinin aklından geçeni maça aktarıyorum. Stoke City maçında top direkten döndüğünde ‘kim koydu o direği oraya’ diyor birisi ve ben onu yayında diyorum. ‘’Vay! Adam bunu dedi’’ diyor ve bu ilgi çekiyor. Ya da ‘’Bobo çok babasın’’ diyorum, ya da ‘’her yerinden öptük’’ diyorum, aslında bunların hepsini burada oturan Ali, Ayşe, Fatma düşünüyor. Hiçbir farkımız yok birbirimizden ben sadece onların duygu ve düşüncelerinin şanslı tarafındayım, ekranda söylüyorum.

“BURBERRY’NİN ORİJİNALİNİ ALACAK KADAR ZENGİN DEĞİLİM”

Emre Tilev’i spor dışında da tanıtmak istediğim için, ayakkabı ve çanta takıntınız olduğunu biliyorum. Hatta demiştiniz ki ‘’Burberry’nin çakmasını alırım, ama orijinaline 5.000 dolar vermem’’

(Gülüyor) Vermem, neden vermem? Bu ülkede 1.440 lira asgari ücretle çalışan var. Yukarıda da Allahu Tala var. Ben ona 5.000 dolar verirsem Allah der ki, biz bu adamı iyice azdırmışız, otursun oturduğu yerde, ben ona yapacağım şeyi biliyorum. Ha çakma Burberry alırım, o da benim içimdeki dürtüleri örseler. Fiyatları çok bilmezdim, çünkü genelde takım elbise giyiyorum. Ne zaman kendime bir şeyler aldım ‘ya bunlar bu kadar pahalı mı?’ demeye başladım. O yüzden biraz daha çakmasından yana tercihimi kullanıyorum. Orijinalini alacak kadar zengin değilim.

“DENİZİN İÇİNDE ÖLMEK İSTİYORUM, ÇÜNKÜ…”

Peki, siz Egeli’siniz ve ‘ben denizde öleceğim dediniz. Bu duygusal boşlukta söylenen bir şey miydi? Denizde ölmek..Çok derin..

Hayır tamamen bilerek isteyerek söylenmiş bir şey. Şöyle anlatayım, kimin nerde ne zaman öleceğini bilemeyiz ama, benim babam opera sanatçısı idi. Mersin’de bir etkinliğe katılmak  için uçağa binecektim, babam aradı. Baba uçağa biniyorum inince arayacağım dedim, tamam oğlum gözlerinden öpüyorum dedi. Uçaktan indim 17 cevapsız arama, babam. Aradım kuzenim çıktı, babanı kaybettik dedi.

Dedim ki nasıl kaybederiz ya ben telefonla konuşacağım onla dedim. Yok artık öyle bir şansın dedi…

Bu yüzden hayatta hiç keşkelerim olmadı. Hiç pişman olmadım. Her şeyi bilerek, isteyerek, arzulayarak yaptım. O lafı da bile isteye dedim. Denizin içinde ölmek istiyorum, çünkü ben hayatımın her aşamasını çok seviyorum. Her aşaması benim için çok keyifli. Allah nasip ederse 65 yaşında falan küçük bir tekne alıp açılıp bütün dünyayı gezmek istiyorum. Dünyanın hangi noktasında olursam olayım, mesela Bahama  Adaları’na gittim, ya da Zambi Adası’ndayım, orda birine yardımcı olmak istiyorum. Çünkü en azından ben öldükten sonra biri şunu demeli, ‘ya bir adam vardı tekneyle geldi, biraz manyaktı ama güzel şeyler bıraktı hafızamda. Ona bir dua okuyayım’’ …Yani insan biriktirmek istiyorum. Eğer insan biriktirebiliyorsanız dünyanın en zengin adamısınız. Boş verin öbürlerini..

“YAVAŞÇA MİKROFONU TUTUŞTURDUM VE SEN DEVAM ET DEDİM”

Çok şanslı bir aileniz var, çok şanslılar çevrenizdeki insanlar. Şuna değinmek istiyorum, bir canlı yayın sırasında mikrofonu konuşmacının eline verdiniz ve kaçtınız.

(Gülüyor) Kaçmadım. Hikaye şu. Arkada bir açıklama yapacaklardı, o açıklamayı da İl Müdürüme çok benzeyen Mehmet Ali Aydınlar yapacaktı. O zaman TFF başkanıydı. Aydınlar açıklama yapacak ama tek mikrofon ve tek ben geldim, doğal olarak arkada bir hareketlilik görünce bugün Haber Türk’ün yazarı olan Atilla Türker’in eline yavaşça mikrofonu tutuşturdum ve sen devam et dedim. Orada kameraman arkadaş zoomu iyi yapsaydı benim kaçışım belli olmayacaktı, ama Atilla’nın ne kadar muhteşem olduğunu gördük orada,  ben hiçbir şeyim. Atilla’nın eline mikrofonu tutuşturmama rağmen halen anlatmaya devam etmesi müthişti.

“EĞER BİR ŞEYİ SEVİYORSAM, BU SEVGİ KARŞILIKLI OLMALI”

Göztepe taraftarısınız, peki Göztepe’nin ne gibi eksikleri var? Sahayı kaosa çevirdikleri görüntüler vardı. O hafta yaptığınız feryat yüreğimize yüreğimize dokunmuştu…

İyi bir Göztepe ve Liverpool taraftarıyım.. (Gülüyor)  Valla Okan Buruk’u gönderdiler. Eğer bir şeyi gerçekten seviyor iseniz zarar vermeyin. Bakın Türkiye’de kadın cinayetlerinin % 80’inde cinayeti işleyen adam(!),  karımı çok seviyordum diyor. Ya insan sevdiği bir şeye zarar verebilir mi? Ya mümkün mü böyle bir şey? Yani bakın eğer bir çiçeği seviyorsanız bu çiçeği burada değil saksıda ya da bahçede durması size keyif verir. Eğer bir kuşu çok seviyorsanız, o kuşu evinizde sizin kurduğunuz bir kafesin içinde değil doğada özgür olması hoşunuza gider. Eğer ben bir şeyi seviyorsam bu sevgi karşılıklı olmalı. Ben hep mesnevi düşünceye inandım, hayatım boyunca da bunu savundum. Yaradanın neyi yaratmış olursa olsun hep sevgiyi hak eden bir şey ortaya koyduğunu gördüm. O yüzden yaradandan dolayı yaradılan her şeyi çok seviyorum. Ama o beni sevmiyorsa beni sevmesi adına şiddet uygulamıyorum. Bu yaşanabilecek en büyük talihsizliklerden biri. Ne yazık ki biz burada bir kopma yaşıyoruz. Maalesef şiddet bizi bilinmez bir kaotik ortama sürüklüyor. İşte gidiyorsunuz eşinize, sevdiğinize çocuğunuza zarar veriyorsunuz. Olmayacak işler yapıyorsunuz. O yüzden sevgi çok kıymetli bir şey ama yerinde ve dozunda.

“6 YAŞIMDAN BERİ MİKROFONUN ÖNÜNDE MAÇ ANLATIYORUM”

Kendim de hissettiğim için soruyorum…Her sabah CNN Türk’ün kapısından her girişinizde kalp ritminiz değişiyor mu?

Evet değişiyor. Arkadaşlara da söyledim, sevdiğiniz işi yapın. Bakın, çok güzel bir hikaye çok severim bunu. Bir oduncu arıyormuş bir Hattat.  İyi bir Hattat olduğunu söylüyormuş. Karısı da baskı yaptırıyormuş odunları kestirmesi için. Hattat da bir türlü bulamamış oduncu. Artık akşam saati, odunlar kesilemeyecek.

70 yaşında bir adam görmüş, demiş ki’ Ya bu bizim odunları kesebilir mi?’ ’ Bir deneyeyim’ demiş adam, çağırmış yanına. Demiş ki ‘Dayı keser misin?’,  o da demiş ’Keserim ama 4 akçeye’.  Adam demiş ‘Herkes iki akçeye kesiyor’ , ama demiş’ Herkes üç saate kesiyor ben bir saatte 4 akçeye keserim’ demiş. ‘Meraktan yaptıracaksın’ demiş Hattat.  Oduncu,  büyük bir özenle baltasını çıkarmış, bileylemiş ve her oduna darbeyi vurduğunda ikiye ayrılmış .(Çok güzel bir beden dili ile anlatıyor) Özenle dizmiş, ve 50.dakikada bütün odunları kesmiş. Hattat demiş ki ‘Bunun sırrı ne?’ Oduncu,’ya o kadar  ucuz değil, ver bakalım bir 5 akçe daha’. Hattat,  eve gitmiş hemen 10 akçe getirmiş ‘al’ demiş. Oduncu ’ Sen ne cömert adamsın demiş’  Hattatı, ‘ Sen hiç mim çizdin mi?’ demiş, ‘ Vav çizdin mi rüyanda?’ oduncu,  ‘manyak mıyım ben neden çizeyim’ demiş. Ve demiş adam ‘ne zaman rüyanda mim çizersin, o zaman Hattat olursun’’

Ben rüyamda 6 yaşımdan beri bu mikrofonun önünde maç anlatıyorum. (Hikaye arasında bana da soru yöneltiyor, ‘hiç rüyanda kendini CNN’den içeri girerken görüyor musun?’ Evet, evet hayalim dedim ve devam ediyoruz)

“BENİMLE DALGA GEÇERLER, TABAĞI BULAŞIK MAKİNESİNDEN ÖNCE TEMİZLİYORSUN DİYE”

Emre Bey mutlu musunuz?

Evet, çok. Ben her şeyden mutluyum ama mutsuz olduğum tek bir şey dünyanın içerisinde yaşanan hadiseler, onlar bazen insanları kırıyor, üzüyor. Ben bunlar için ne yapabilirimi düşünüyorum.  Anneannem öğretmişti, ben hiç tabağımda yemek bırakmam. Yiyeceğim kadar isterim, hocam da şahittir. Ve onu sonuna kadar bitiririm. Benimle dalga geçerler, tabağı bulaşık makinesinden önce temizliyorsun diye. Çünkü o kırıntıya ihtiyaç duyan insanlar var hayatta…

VE YAZILIKAYA...

Size bir hediye vermek istiyorum. Çorum Haber Gazetesi 32 yıllık bir gazete ve aylık kültür sanat eki olan Yazılıkaya’yı yeniden hayata geçirdi. Şu ana kadar üç sayısı çıktı ve okumayı çok sevdiğinizi bildiğim için, size dergiyi takdim etmek istiyorum.

Süper. Ben üç sayısını da almış oldum. Çok teşekkür ediyorum, minnettarım. Umarım tekrar geliriz, herkes pırıl pırıl burada. Çok güzel vakit geçirdik, her şey gönlünüzce olsun…

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
16°
açık
banner303
Namaz Vakti 14 Temmuz 2020
İmsak 03:22
Güneş 05:15
Öğle 12:51
İkindi 16:48
Akşam 20:18
Yatsı 22:02
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 32 66
2. Trabzonspor 32 62
3. Sivasspor 32 57
4. Beşiktaş 32 56
5. Galatasaray 32 52
6. Alanyaspor 32 51
7. Fenerbahçe 32 50
8. Gaziantep FK 32 42
9. Antalyaspor 32 41
10. Göztepe 32 39
11. Kasımpaşa 32 39
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Denizlispor 32 35
14. Konyaspor 32 33
15. Malatyaspor 32 32
16. Çaykur Rizespor 32 32
17. Kayserispor 32 32
18. Ankaragücü 32 29
Takımlar O P
1. Hatayspor 33 63
2. Erzurum BB 33 59
3. Adana Demirspor 33 58
4. Akhisar Bld.Spor 33 57
5. Bursaspor 33 56
6. Fatih Karagümrük 33 53
7. Altay 33 51
8. Keçiörengücü 33 47
9. Ümraniye 33 44
10. Giresunspor 33 44
11. Menemen Belediyespor 33 43
12. İstanbulspor 33 40
13. Balıkesirspor 33 38
14. Altınordu 33 36
15. Boluspor 33 30
16. Osmanlıspor 33 27
17. Adanaspor 33 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 35 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 35 55
7. Sheffield United 35 54
8. Tottenham 35 52
9. Arsenal 35 50
10. Burnley 35 50
11. Everton 35 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 35 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 35 31
19. Aston Villa 35 30
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 36 66
5. Villarreal 36 57
6. Getafe 36 54
7. Real Sociedad 36 54
8. Athletic Bilbao 36 51
9. Valencia 36 50
10. Granada 35 50
11. Osasuna 36 48
12. Levante 36 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 36 39
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 36 36
18. Leganés 36 32
19. Mallorca 36 32
20. Espanyol 36 24

Gelişmelerden Haberdar Olun

@