Merter Kocatüfek: “Hemşireler, ağır iş yükü altında eziliyor”

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Çorum Şube Başkanı Merter Kocatüfek, kamu hastane birlikleri uygulamasıyla hastanelerin şantiyeye dönüştüğünü, kâr için poliklinik ve hasta odası elde etmek adına hemşirelerin giyinme odalarının ellerinden alındığını, tedavi odalarının ise kullanılamayacak kadar daraltıldığını bildirdi.

Merter Kocatüfek: “Hemşireler, ağır iş yükü altında eziliyor”

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Çorum Şube Başkanı Merter Kocatüfek, kamu hastane birlikleri uygulamasıyla hastanelerin şantiyeye dönüştüğünü, kâr için poliklinik ve hasta odası elde etmek adına hemşirelerin giyinme odalarının ellerinden alındığını, tedavi odalarının ise kullanılamayacak kadar daraltıldığını bildirdi.

11 Mayıs 2014 Pazar 21:41
Merter Kocatüfek: “Hemşireler, ağır iş yükü altında eziliyor”

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Çorum Şube Başkanı Merter Kocatüfek, kamu hastane birlikleri uygulamasıyla hastanelerin şantiyeye dönüştüğünü, kâr için poliklinik ve hasta odası elde etmek adına hemşirelerin giyinme odalarının ellerinden alındığını, tedavi odalarının ise kullanılamayacak kadar daraltıldığını bildirdi.

Hemşireler Günü nedeniyle bir açıklama yapan Kocatüfek, “Verimlilik ve kâr adına birlik içinde personel hareketleri yoğun bir biçimde yaşanmaya başlamıştır. Bundan en çok hemşireler etkilenmiş, hastanelerde servisler arasında ve birlik içindeki hastaneler arasında görevlendirmelerle işyeri güvencesi ortadan kaldırılmıştır” ifadelerini kullandı.

Performansa göre çalışma ve ücretlendirmenin iflas ettiğini kaydeden Kocatüfek, açıklamasına şu şekilde devam etti:

“Hemşireler güvencesiz ve emekliliğe yansımayan ek ödemeleri alamaz duruma gelmiştir. Riskli birimlerde çalışan sağlık emekçilerine sabit ek ödeme dışında herhangi bir ödeme yapılmamaktadır.

Günlük 8 saat mesai 24 saatlik nöbet dönemi sona ermiş 7/24 saat esnek kuralsız çalışma dönemine geçilmiştir. Bu uygulamadan en çok etkilenen meslek gurubu ebe ve hemşireler olmuştur. Hemşirelerin haftalık ortalama çalışma süresi 56 saate çıkarılarak görev tanımından söz etmek artık mümkün değildir. Dolayısıyla, herkes her işi yapar anlayışı egemen hale getirilmektedir.

Sağlıktaki ticarileşmeye bağlı olarak servisten ameliyathaneye, acilden polikliniklere, laboratuarlardan görüntüleme merkezlerine kadar her kademede yoğun bir hizmet talebi ile karşı karşıyayız. Bu yoğunluktan ebe ve hemşireler de payına düşeni almakta, ağır bir iş yükü altında giderek tükenmektedirler.

Bu kadar ağır iş yükü performans baskısı iş yeri ve gelecek güvencesinin ortadan kalktığı bir ortamda sözlü taciz ve fiziksel şiddete bağlı can güvencesi de ortadan kalkmıştır. Bütün bunlar sağlıkta dönüşüm programı ve onun uygulaması olan KHK düzenlemesi ile sağlığın piyasalaştırılması ve ticarileştirilmesinin sonuçlarıdır.

Toplam Kalite Uygulamaları hemşirelerin yükünü daha da arttırmıştır. Çünkü toplam kalite yönetimi; çalışanları denetler, iş sürelerini arttırır, teknoloji kullanımıyla sömürüyü gizler, cazip kılar, yalnızlaştırır, sendikasızlaştırır, ispiyon mekanizmasını geliştirir, iş yükünü ve stresi arttırır. Hemşireler için angaryayı, iş ve kağıt yükünü arttırır, dayanışmayı azaltır. Tüm bunlar sağlık kurumlarında yaşanmaktadır

Sustukça, korktukça, yandaş ve etkisiz sendikalara üye oldukça geleceğimizin kararacağı açıktır. O sebeple iş yerlerimizde sağlığın bir ekip işi olduğu gerçeğiyle; tekrar ekip ruhunu canlandırarak, dayanışma ruhuyla başta iş güvencemiz ve ücret güvencemiz olmak üzere tüm haklarımız için mücadelemizi ısrarla büyütüp genişletmeliyiz.”
(Taner ŞİMŞEK)

Son Güncelleme: 11.05.2014 21:19