Mehmet Öztürk: “Memleket AKP’nin çiftliği değil”

“Herkese nitelikli, kamusal hizmet için”, “Dershanelerin de özel okulların da kapatılması için”, “Sözleşmeli, ücretli değil; kadrolu çalışma, güvenli gelecek için” grevde olacaklarını vurgulayan Öztürk, “Kamunun tasfiyesine, eğitim hakkının tırpanlanmasına, kamu kaynaklarının ve halkın parasının sermayeye aktarılmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

Güncel 25.02.2014, 23:04 25.02.2014, 23:05
849
Mehmet Öztürk: “Memleket AKP’nin çiftliği değil”
Eğitim Sen Çorum Şube Başkanı Mehmet Öztürk, eğitim alanını tasfiye edecek olan yasaya karşı, Türkiye’yi eylem alanına çevireceklerini söyledi.

Bütün eğitim ve bilim emekçilerini, bütün kamu çalışanlarını, bütün velilerimizi bu tarihi eyleme davet eden Öztürk, “AKP’nin hakkımızda çıkardığı fermanı tanımıyoruz. Ferman onlarınsa Türkiye bizimdir” dedi.

“Herkese nitelikli, kamusal hizmet için”, “Dershanelerin de özel okulların da kapatılması için”, “Sözleşmeli, ücretli değil; kadrolu çalışma, güvenli gelecek için” grevde olacaklarını vurgulayan Öztürk, “Kamunun tasfiyesine, eğitim hakkının tırpanlanmasına, kamu kaynaklarının ve halkın parasının sermayeye aktarılmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Öztürk, konuşmasına şu şekilde devam etti:

“AKP bu tasarı ile kendi döneminden önce ve kendi döneminde atanan tüm yöneticilere görevden el çektirmekte ve yeni yönetim kadrolarını, kendi siyasi çizgisindeki valiler aracılığıyla Bakanlığa bağlı okul ve kurumlarda görevlendirmek için kapsamlı bir değişiklik yapmak istemektedir.

Eğitim sistemini yap-boz tahtasına çeviren, daha sonra 4+4+4 dayatması ile eğitime felç geçirten siyasal iktidarın bu tasfiye operasyonunu kabul etmek mümkün değildir.

HALKIN PARASI ÖZEL OKULLARA AKTARILAMAZ
Getirilmek istenen düzenleme ile özel okula dönüşme taahhüdünde bulunan dershanelere Hazine taşınmazları üzerinde eğitim tesisi yapmaları için kamu arazilerini 25 yıllığına bedelsiz kullanma hakkı verilecek.

Velilerden temizlik, spor vb. adlarla birçok kalemde para toplanıp eğitimin tüm yükü velilerin sırtına yüklenirken, kamusal eğitime ayrılması gereken kaynakların, özel okullara aktarılamaz.

EĞİTİM YÖNETİCİLERİNİN VALİLER
TARAFINDAN ATANMASI KABUL EDİLEMEZ
Kanun yürürlüğe girdiği tarihte, 4 yıl ve üzeri sürelerle okul müdür ve yardımcısı olarak görev yapanların görevleri "hiçbir işleme gerek kalmaksızın" sona erecek.

Düzenleme ile eğitim yöneticileri atamasında tek kriter hükümetin çizgisinde olmak olacak ve bütün atamalarda "siyasi torpil" temel belirleyen haline gelecek.

Bizler yıllardır eğitimde yaşanan siyasi kadrolaşma girişimlerine dikkat çekerek eğitim yöneticilerinin okullarda ya da işyerlerinde gerçekleştirilecek demokratik seçimlerle belirlenmesini ve yönetici atamalarında liyakat ve yeterlilik kriterlerinin temel alınmasını savunuyor.

Taslakta ayrıca 1926 yılından bu yana ders kitaplarının eğitim ve öğretime uygun olup olmadığına karar veren Talim Terbiye Kurulu yalnızca bilimsel danışma ve inceleme organı haline getirilecek.

DERSHANE ÖĞRETMENLERİNİN
SORUNLARI ÇÖZÜLMÜYOR
Milli Eğitim Bakanlığı’nın çözüm olarak sunduğu 6 yıl dershane öğretmenliği yapmış olanların sözlü sınavla kamuya alınması yaklaşımı, sorunu çözmekten uzak bir yaklaşım. 52 bin dershane öğretmeni içinde bu koşulları taşıyanların sayısı 10 bini geçmiyor. Geriye kalan 40 bini aşkın öğretmen ve 50 binden fazla dershanede çalışan eğitim emekçisi hükümetin plansız uygulamaları nedeniyle işsiz kalma riskiyle karşı karşıya bırakılıyor.

Eğitim fakültelerinden mezun olan tüm öğretmenler koşulsuz, şartsız, sınavsız, mülakatsız kadrolu atanmalı, herkese kadrolu ve güvenceli istihdam sağlanmalıdır.

ADAY ÖĞRETMENLERİN İŞ GÜVENCESİ KALDIRILIYOR
Aday öğretmenler bir yıl fiilen çalıştıktan sonra performans değerlendirmesinde başarılı olmak ve disiplin cezası almamak koşuluyla asaleten atanmak için yazılı veya sözlü sınava girmek zorunda kalacak. İlk sınavda başarılı olamayanlar başka bir il ya da ilçeye sürgün edilecekler ve ikinci sınavda da başarılı olamazlarsa memuriyetle ilişikleri kesilecek. Adaylıktan asil kadroya geçiş koşulu sınav odaklı ve birilerinin iki dudağı arasında değil; uygulama ve süreç odaklı olmak zorundadır.

Sonuç olarak bu yasa taslağı ile eğitimde yaşanan "piyasa merkezli" ve "siyasal kadrolaşmaya" dayalı dönüşümün son halkalarından birisi daha gerçekleştirilecektir. Bütün bu yaşananlara karşı sessiz kalmayacağız. 26 Şubat günü üretimden gelen gücümüzü kullanarak haklarımıza, geleceğimize sahip çıkacağız.”
(Taner ŞİMŞEK)
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 05 Haziran 2020
İmsak 03:08
Güneş 05:03
Öğle 12:44
İkindi 16:42
Akşam 20:14
Yatsı 22:01

Gelişmelerden Haberdar Olun

@