Mehmet Öztürk: “Emekçiler, savaştan yana olamaz”

KESK’e bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Çorum Şube Başkanı Mehmet Öztürk, AKP Hükûmeti’nin sürdürdüğü politikalar nedeniyle geriye dönülemez tahribatlar oluştuğunu belirterek, “AKP’nin savaş politikaları çıkarılan savaş tezkeresi ile birlikte tehlikeli bir tırmanışa geçti. Her geçen gün geriye dönülemez tahribatlar oluşturmaya başladı. Bu politikaların, emekçilere, insanlığa ve halklarımıza hiçbir yararı yoktur.” dedi.

Güncel 09.10.2014, 01:44 09.10.2014, 02:45
508
Mehmet Öztürk: “Emekçiler, savaştan yana olamaz”
KESK’e bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Çorum Şube Başkanı Mehmet Öztürk, AKP Hükûmeti’nin sürdürdüğü politikalar nedeniyle geriye dönülemez tahribatlar oluştuğunu belirterek, “AKP’nin savaş politikaları çıkarılan savaş tezkeresi ile birlikte tehlikeli bir tırmanışa geçti. Her geçen gün geriye dönülemez tahribatlar oluşturmaya başladı. Bu politikaların, emekçilere, insanlığa ve halklarımıza hiçbir yararı yoktur.” dedi.

Eğitim-Sen Şube Başkanı Mehmet Öztürk, IŞİD’in Kobani kuşatması ve Türkiye’de yaşanan protesto eylemlerine karşı güvenlik güçlerinin müdahalesi nedeniyle dün gerçekleştirilen iş bırakma ve oturma eyleminde bir basın açıklaması yaptı.

Mehmet Öztürk açıklamasında şu görüşleri dile getirdi:

“IŞİD, günlerdir Kobani’ye tanklar, füzeler ve ağır silahlarla saldırmaktadır. Bugün ağır bir saldırı altındaki Kobani’yi savunmak, sadece Ortaçağ karanlığını temsil eden IŞİD barbarlığına karşı olmayı değil; aynı zamanda emperyalist güçlerin savaş ve işgal planlarına karşı, halkların kardeşliğini ve demokratik geleceğini savunmak anlamına gelmektedir. Bölgede yıllardır sürdürülen ayrımcı ve mezhepçi politikalardan güç alan IŞİD çetelerinin herhangi bir dış destek almadan bu kadar hızlı ilerlemesi, Türkiye sınırlarına dayanması mümkün değildir. Bugüne kadar katliamcı IŞİD çetelerini besleyip, destekleyenlerin, Ortadoğu’da yaşanan ve önümüzdeki günlerde yaşanması muhtemel katliamların ve acıların bir numaralı sorumlusu olduğu açıktır. Türkiye’de günlerdir emek ve demokrasi güçleri Kobani’de yaşanan insanlık dramına dikkati çekmeye çalışmakta, kamuoyunu yeni bir katliama karşı uyarmaktadır. AKP Hükümeti’nin bütün dünya tarafından bilinen IŞİD’e desteği ve sempatisi, son birkaç gün içinde ülke çapında yapılan IŞİD protestolarına yönelik şiddet ile bir kez daha onaylanmıştır. Polis, faşist güçler, Hizbullah ve IŞİD yandaşları, dün Türkiye’nin dört bir yanında Kobani direnişine sahip çıkan halka silahlarla, satırlarla ve gaz bombaları ile saldırarak 14 kişinin ölümüne, yüzlerce kişinin yaralanmasına neden olmuştur. AKP hükümeti, IŞİD çetelerinin katliamlarına ülke içinde izlediği şiddet politikalarına göz yummaktadır. Türkiye’de 1990’lı yıllardan bu yana ilk kez 4 ilde ve onlarca ilçede sokağa çıkma yasağı ilan edilerek, yeni bir Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamasına gidilmiştir. Gezi’den Lice’ye Lice’den Kobani’ye halka reva görülen yine şiddet, zor ve baskı olmuştur. Demokratik tepkilere yönelik en yetkili ağızlardan çıkan ‘misliyle karşılık verilecektir’ ifadeleri, siyasi iktidarın kendi halkına karşı resmen savaş ilân etmesi anlamına gelmektedir. Kürt sorununun demokratik ve barışçı yöntemlerle çözümündeki umutlar, Türkiye’nin Kobani politikası ile tamamen bitirilmek istenmektedir. Bunun anlamı Türkiye’nin siyasi iktidar eliyle yeni bir kaos ortamına sürüklenmek istenmesidir. Bu kaostan en çok zarar görecek olanlar Türkiye’deki emekçiler, halklar ve tüm ezilenler olacaktır. IŞİD saldırıları ve katliamları karşısında tüm insanlık yeni bir sınavla karşı karşıyadır. Günlerdir insanlık için, halkların geleceği için direnen Kobani halkı, hepimiz için, tüm insanlık için direnmektedir. Kobani’nin savunulması, aynı zamanda insanlığın en temel değerlerinin, eşitlik, özgürlük, barış ve kardeşliğin savunulması demektir. Emekçilerin savaştan çıkarı yoktur. Emekçiler, savaş politikalarından yana olamaz. Eğitim ve bilim emekçileri olarak Kobani’de yaşanan insanlık dramı karşısında sessiz ve tepkisiz kalmamız mümkün değildir. Sadece Kobani’yi değil, insanlığın en temel değerlerini savunduğumuzu göstermek için, bir kez daha savaş politikalarının ağır bedelini ödememek için 8-9 Ekim tarihlerinde iki gün tüm Türkiye çapında iş bırakıyoruz. IŞİD barbarlığına ve emperyalist planlara karşı tüm eğitim ve bilim emekçilerini, halkların kardeşliği ve dayanışması için seferberlik ruhuyla birlikte mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz. Bir savaşta sadece insanlar ölmez, insanlık da ölür. Sessizlik saf tutmaktır, bizim safımız insanlıktır.”
(Recep SERBES)
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
33°
az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 27 Eylül 2020
İmsak 05:02
Güneş 06:26
Öğle 12:36
İkindi 15:57
Akşam 18:37
Yatsı 19:55

Gelişmelerden Haberdar Olun

@