Mehmet Öztürk: “Demokratik hakkı kullanmanın cezası sürgün oldu”

Eğitim Sen üyesi ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Halil Top’un Gezi eylemlerine katıldığı gerekçesiyle Erzurum’a sürgün edilmesi protesto edildi. Gezi eylemlerine katıldığı için Erzurum’a sürgün edilen Halil Top için, Eğitim-Sen tarafından Çorum Valiliği önünde bir basın açıklaması yapıldı.

Mehmet Öztürk: “Demokratik hakkı kullanmanın cezası sürgün oldu”

Eğitim Sen üyesi ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Halil Top’un Gezi eylemlerine katıldığı gerekçesiyle Erzurum’a sürgün edilmesi protesto edildi. Gezi eylemlerine katıldığı için Erzurum’a sürgün edilen Halil Top için, Eğitim-Sen tarafından Çorum Valiliği önünde bir basın açıklaması yapıldı.

13 Aralık 2013 Cuma 03:54
Mehmet Öztürk: “Demokratik hakkı kullanmanın cezası sürgün oldu”

“Her yer Taksim, her yer direniş” sloganını atan Eğitim Sen üyeleri, “Biz de Gezi eylemlerindeydik, savcılık bizim hakkımızda da soruşturma açsın” diyerek, sürgünlere ve baskılara boyun eğmeyeceklerini ifade ettiler.
Valilik önünde düzenlenen basın açıklamasında bir konuşma yapan Eğitim Sen Çorum Şube Başkanı Mehmet Öztürk, “Binlerce yıllık insanlık tarihinde antik dönemden bugüne; düşünen, üreten, itiraz eden insanlar üzerinde bir baskı ve yıldırma aracına dönen sürgün hâlâ bu ülke topraklarında varlığını sürdürmektedir” dedi.
Antik çağda sürgünün, egemenlerin zulmüne uğrayan Odysseus, Ortaçağ’da Galileo ve Brono gibi aydınlar, İkinci Dünya savaşında Nazi faşizmine uğrayan Adorno, Rusya’da çarın uygulamalarını eleştiren Gorki, Tolstoy olduğunu belirten Öztürk, “Ülkemizde Nazım Hikmet’tir, Yılmaz Güney’dir, Ahmet Kaya’dır. 1950-1960 döneminde Demokratik Parti’nin zulmüne uğrayan yüzlerce TÖS’lüdür. Sendikal haklar ve özgürlükler mücadelesinde bedel ödeyen yüzlerce KESK’lidir, Gezi eylemlerine katılıp sürgün edilen Eskişehir Şube Başkanı iken şimdi MYK üyesi olan Ali Paşa Şanlıdır. Adana ESM Şube Başkanı Cem Eren’dir. Şimdi ise Eğitim Sen Çorum Şube üyesi Halil Top’tur” şeklinde konuştu.
Öztürk, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:
“Son dönemde ülke genelinde demokratik haklarını kullanan kesimlere yönelik giderek artan anti-demokratik uygulamalar, yüzlerce kişiye peş peşe açılan davalara paralel olarak, Eğitim Sen`in yönetici ve üyelerine yönelik hukuk dışı uygulamalar, soruşturma, sürgün ve cezalandırmalar tüm hızıyla sürdürülmektedir. Bunun en son örneği, Çorum Şube üyemiz ve Çorum Pir Sultan Abdal Dernek Başkanı Halil Top’un Çorum’dan Erzurum iline sürgün edilmesiyle devam ettirilmiştir.
Talimat ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı müfettişlere yaptırılan incelemeler sonucu Halil Top’un Gezi eylemlerine katıldığını gerekçe gösterilerek "il dışına tayin" cezasının verilmesi istemiştir. Ne garipse bu durumdan kendilerine vazife çıkaran İl Disiplin Kurulu üyeleri Milli Eğitim Bakanlığı’na “il dışı sürgün” önerisinde bulunmuşlardır. İl Disiplin Kurulu’nda yer alan sendika temsilcimizin itirazları kabul edilmemiştir. Aldıkları çoğunluk kararı ile bakanlığa “adı görev yeri değişikliği” kendisi “sürgün” olan kararı bakanlık hızla onaylamıştır. Demokratik bir hakkı kullanmanın cezası sürgün olmuştur. Bizler yasal dayanaktan yoksun bu sürgün kararını kabul etmiyoruz.
Bu kararın altında imzası olanların Gezi eylemlerine katılmayı peşinen suç sayması büyük bir skandaldır. Demokratik haklarını kullanarak Gezi eylemine katılmanın suç olarak kabul edilmesi durumunda bizler de Çorum’da on binlerce insan, ülke genelinde ise milyonlarca insanın adli soruşturmaya tutulması ve yargılanması gerekmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı, diğer kararlarında olduğu gibi tamamen siyasi gerekçelerle hukuku çiğneyerek sürgün kararı vermiştir. Verilen bu sürgün kararı ile demokratik haklarını kullananların sindirilmek amacıyla cezalandırılmak istendiği anlaşılmaktadır. Ne siyasi iktidar temsilcilerinin tehditleri, ne de MEB`in soruşturma ve sürgünleri bizleri ilke ve değerlerimizden asla geri döndüremeyecektir.
Sendika üyelerinin en demokratik haklarının bile soruşturma ve sürgün nedeni sayıldığı bir ülkede demokrasiden, düşence ve ifade özgürlüğünden, örgütlenme özgürlüğünden bahsedilmesi mümkün değildir. Milli Eğitim Bakanlığı`nın Eğitim Sen üyesi emekçilere karşı son dönemde yeniden artarak uygulamaya koyduğu hukuk dışı, anti demokratik baskıların artmış olması dikkat çekicidir.
Eğitim Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığı`nı yönetici ve üyelerimize yönelik baskı, sürgün ve cezalandırma uygulamalarından derhal vazgeçmeye, sürgün edilen Çorum Şube üyemiz Halil Top’un sürgün kararını geri almaya, Eğitim Sen üyelerine uygulanan baskı ve cezalandırma politikalarından vazgeçmeye çağırıyoruz. Bizler bu sürgün kararının hukuksuzluğunu en kısa sürede yargıya taşıyacağız. Bilinmelidir ki, sendikamız Eğitim Sen`in tarihi zulmün ve zorbalığın karşısında omuz omuza yürütülen mücadelenin tarihidir. Sürgünü ceza olarak görenler unutmasınlar ki, özgürlük bizim içimizde saklıdır ve her neredeysek bizimle birlikte orada yeşerecektir.” (Taner ŞİMŞEK)

Son Güncelleme: 13.12.2013 03:55