“Köy Enstitüleri uygar bir Türkiye yaratma projesiydi”

Eğitim-İş Çorum Şube Örgütlenme Sekreteri Duran İrdeli, Köy Enstitüleri’nin kuruluşunun 78’inci yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, “Köy Enstitüleri’yle birlikte ekonomik ve toplumsal kalkınma hedeflenmiştir. Çünkü okuryazar olmayan bir toplum ile Atatürk Cumhuriyetinin hedefi olan çağdaş uygarlığa ulaşılamazdı. İşte Köy Enstitüleri ile bu eksiklik giderilmeye çalışılmıştır” dedi.

Güncel 16.04.2018, 22:22
479
“Köy Enstitüleri uygar bir Türkiye yaratma projesiydi”

İrdeli, Köy Enstitüleri’nin Anadolu’nun aydınlanma meşaleleri olarak “köylere öğretmen ve köylere yararlı diğer meslek erbabını” yetiştirmek üzere 1937 yılında açılmaya başlandığını, 17 Nisan 1940 yılında da 3083 sayılı yasayla, Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı yaptığı dönemde ve İsmail Hakkı Tonguç’un önderliğinde kurulduğunu söyledi.

Köy Enstitüleri’nin kurulduğu dönemde Türkiye’nin eğitim düzeyi düşük, sanayisi cılız, nüfusunun yüzde 80’i köyde yaşayan bir ülke olduğunu kaydeden İrdeli, “Bu yıllarda ülkede okuryazarlık düzeyi yüzde 25 civarındaydı. Nüfusu 18 milyona yaklaşan Türkiye’de 1939-40 ders yılında ortaokul öğrencilerinin sayısında ve lise öğrencilerinin sayısında önceki yıllara kıyasla büyük bir artış göstermiştir.

Köy Enstitüleri, savaştan çıkmış, viraneye dönmüş, yanmış, yakılmış Anadolu ile yoksullukla, cehaletle boğuşan Anadolu insanını uyandırma, ayağa kaldırma, uygar bir Türkiye yaratma projesiydi. Öğrenciler; öğreniyor, öğrendiklerini uyguluyor ve üretiyordu. Bu dönemde köy çocukları eğitildikten sonra köylerine tarımda, sanatta, zanaatta ve sağlık alanlarında öğretmen olarak geri gönderilmiştir. Köy Enstitülerinin başlıca amacı kırsal alanı kalkındırmak, köylüyü eğitmek ve eğitmenlerle köylüyü üretici duruma getirmekti” dedi.

Bugün öğretmen yetiştirmeden başlayarak eğitim sisteminin yaşadığı pek çok sorunun kaynağında Köy Enstitüleri’nin kapatılmasının yattığını söyleyen İrdeli, açıklamasına şu şekilde devam etti:

“Bugün Köy Enstitüsü ruhunu yeniden yakalamak ancak çağdaş, üretken ve demokratik eğitim yöntemini ulusal eğitim sistemimizin her aşamasına uygulayarak; eleştiren, sorgulayan çağdaş bireyler yetiştirmekle olur. Üretken ve yaratıcılığın desteklendiği eğitim anlayışı bugün yaşadığımız eğitim sorunlarının da çözümü olarak görülmelidir. İşte o zaman Atatürk’ün ve cumhuriyetin öğretmenlerden istediği ‘Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ nesilleri yetiştirebiliriz.” (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
açık
banner303
Namaz Vakti 23 Ekim 2020
İmsak 05:29
Güneş 06:53
Öğle 12:30
İkindi 15:27
Akşam 17:56
Yatsı 19:15

Gelişmelerden Haberdar Olun

@