'Katliamların durması yaptırımlara bağlı'

Anadolu Gençlik Derneği Çorum Şubesi tarafından sivil toplum kuruluşlarının da desteği ile ümmet Yürüyüşü gerçekleştirildi.

'Katliamların durması yaptırımlara bağlı'

Anadolu Gençlik Derneği Çorum Şubesi tarafından sivil toplum kuruluşlarının da desteği ile ümmet Yürüyüşü gerçekleştirildi.

08 Ağustos 2014 Cuma 21:29
'Katliamların durması yaptırımlara bağlı'
Anadolu Gençlik Derneği Çorum Şubesi tarafından sivil toplum kuruluşlarının da desteği ile ümmet Yürüyüşü gerçekleştirildi.

Dr.Turhan Kılıçcıoğlu stadından önceki akşam saat 18.00’da bir araya gelen vatandaşlar İsrail’i lanetleyen sloganlar eşliğinde PTT önüne kadar yürüdü.

Yürüyenler adına konuşan Anadolu Gençlik Derneği Başkanı Bekir Uyanık, küresel terör örgütü İsrail’i kısa vadede durdurmanın yolunun başta Türkiye olmak üzere tüm İslam ülkelerinin uygulayacağı yaptırımlardan geçtiğini belirterek, İsrail ile olan tüm ticari, askeri ve sosyal-kültürel anlaşmaların bitirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ramazan ayı ve Ramazan Bayramı’nın neredeyse tüm İslam coğrafyasında kan ve gözyaşı içinde geride bırakıldığını belirten Uyanık, Birleşmiş Milletler’de veto gücü olan beşli çetenin mensuplarından Çin’in, Doğu Türkistan’da her gün Müslüman kanı akıtmaya devam ettiğini, Doğu Türkistan’da yaşayan 45 milyon Müslüman’ın, sadece Müslüman oldukları için Çin hükümeti tarafından tamamen yok edilmek istendiğini anlattı.

Doğu Türkistan’da yapılan katliamların ve işlenen cinayetlerin haber ve görüntülerinin dünyaya ulaşmaması için her türlü bilgi akışının da engellemeye çalışıldığını söyleyen Bekir Uyanık

“Suriye ve Irak’ta tamamen ABD ve İsrail hesabına çalışan birtakım örgütlerin vahşeti sürüyor. Başta Türkmenler olmak üzere bölgedeki tüm gruplar bu örgütlerin tehdidi altında yaşam mücadelesi veriyor. Mezhep ya da yöntem farklılıklarını bahane ederek Müslüman kanı dökmekten çekinmeyen bu örgütlerin İsrail’e karşı tek bir hamle yapmamaları hangi güçler tarafından finanse edildiklerini göstermektedir” dedi.

Diğer taraftan İsrail’in, toprak işgaline ve vahşete devam ettiğini kaydeden Uyanık, İsrail’in 8 Temmuz’dan itibaren şiddetini artırarak sürdürdüğü saldırılarda şehit olan Müslümanların sayısının iki bine yaklaştığını. Yaralıların sayısının ise on bin civarında olduğunu vurguladı. Bekir Uyanık, “Şehitlerin ve yaralıların çoğunu çocuklar ve kadınlar teşkil ediyor. Öte yandan küresel terör örgütü İsrail, sağlık merkezlerini, ambulansları, okulları ve camileri vurmayı da sürdürüyor. Binlerce ev bombardımanla yerle bir edilmişken otuz binden fazla ev de hasarlı vazıyette.

Kurulduğu günden bu zamana işgali ve vahşeti politik bir tarz haline getirmiş olan küresel terör örgütü İsrail’in kınama, lanetleme ve gösterilerden ötürü en ufak bir endişeye kapılmadığı ve de en küçük bir geri adam atmadığı açıktır. Küresel terör örgütü İsrail’in bu kendinden emin oluşunda uluslararası kuruluşların tutumlarının nasıl olacağının bizzat İsrail tarafından bilinmesinin payı vardır. İsrail ile olan ilişkilerde, hükümetlerin ve resmi yetkilerin yapabileceklerinin sınırları daha önceden belirlenmiş gibidir” dedi.

İSRAİL’LE İLİŞKİLER KESİLMELİ
İslam ülkelerinde iktidarların küresel terör örgütü İsrail’i lanetlemeyi bir seçim stratejisine ya da halk desteğini koruma stratejisine dönüştürmelerinin kabul edilemeyeceğini anlatan Uyanık, “Bu işgal ve vahşeti onaylamanın en kirli yoludur. Böyle bir stratejinin olmadığının ispatı ise sembolik tutum ve davranışlardan değil daha etkin yaptırımlardan geçer.

Küresel terör örgütü İsrail’i kısa vadede durdurmanın yolu başta Türkiye olmak üzere tüm İslam ülkelerinin uygulayacağı yaptırımlardan geçmektedir. Bunun için; İsrail ile olan tüm ticari anlaşmalar bitirilmelidir. İsrail’e petrol ve doğal gaz sevkıyatı durdurulmalıdır. İsrail ile bütün stratejik anlaşmalar sona erdirilmelidir. İsrail’e güven telkin veren bütün uluslararası askeri üsler kaldırılmalıdır. İşgal ettiği toprakları boşaltıncaya ve vahşetini durduruncaya kadar İsrail’e ekonomik ambargo uygulanmalıdır.

Filistinli Müslümanların olmadığı hiçbir platformda İsrailli yetkililerle görüşülmemelidir.

İsrail’e küresel bir terör örgütüne yapılacak muamelenin aynısı yapılmalıdır.

Uluslararası her platform, İsrail’in suç işlediğine dair karar almaya zorlanılmalıdır,

Gazze’ye yönelik uygulanan ambargo delinmelidir ve her türlü yardım direkt Gazze’ye ulaştırılmalıdır.

Kızılay, İsrail üzerinden yardım götürmemelidir.

İsrail’e yapılan tüm uçuşlar durdurulmalıdır. İsrail uçaklarının Türkiye hava sahasını kullanmasına izin verilememelidir. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası kuruluşların ve ülkelerin yapılan katliamla ilgili olarak “İsrail’in savunma hakkı” tabirini kullanmasına en sert biçimde tepki gösterilmelidir.

İsrail’in katılacağı her türlü uluslararası etkinlik Türkiye tarafından boykot edilmelidir.

Biz inanıyoruz ki Ramazan’ı ve bayramı kana bulayan İsrail, en kısa zamanda hem tarihten hem de haritadan sökülüp atılacaktır.”
(Erkan BAYATLI)

Son Güncelleme: 08.08.2014 21:41