“Kaşıkla verdiklerini kepçeyle geri alıyorlar”

Büro Emekçileri Sendikası (BES) Çorum Şube Başkanı Ertuğrul Alper, hükümetin kaşıkla verdiğini kepçeyle geri aldığını belirterek, “Kamu emekçisine ve emeklilere maaş artışlarında cimri davranan, %4’ü, %3’ü layık gören iktidar, kendi gelir ve alacaklarına yapılacak zamda oldukça bonkör davranmaktadır” dedi.

“Kaşıkla verdiklerini kepçeyle geri alıyorlar”

Büro Emekçileri Sendikası (BES) Çorum Şube Başkanı Ertuğrul Alper, hükümetin kaşıkla verdiğini kepçeyle geri aldığını belirterek, “Kamu emekçisine ve emeklilere maaş artışlarında cimri davranan, %4’ü, %3’ü layık gören iktidar, kendi gelir ve alacaklarına yapılacak zamda oldukça bonkör davranmaktadır” dedi.

17 Kasım 2019 Pazar 20:48
“Kaşıkla verdiklerini kepçeyle geri alıyorlar”

“Şayet enflasyon hükümetin beklediği gibi %12 olarak öngörülüyorsa neden devlet alacaklarına %22,58 zam yapılıyor? Yani verirken %4, alırken %22.58” diyen Eğtuğrul Alper, haksızlığın giderilmesini istedi.

Alper, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Gittikçe ağırlaşan yaşam koşulları üstümüze bir karabasan gibi çöktü. Art arda gelen zamlar, adını ilk defa duyduğumuz vergiler, kış koşulları, enflasyon karşısında gün geçtikçe eriyen maaşlarımız bizleri çok da iyi günlerin beklemediğini göstermektedir.

Bu ay aldığımız maaşımızdan, temmuzda verdikleri zammı daha cebimize bile girmeden, vergi dilimi denilen soygunla geri alıyorlar. Vergi reformu yasa tasarısında ağır vergiler altında ezilen emekçi kesimini gözeten hiçbir düzenleme bulunmamaktadır. Tek derdi daha fazla vergi geliri elde etmek olan iktidarın, bu vergileri kimlerden, nerelerden toplayacağına ilişkin tahmin yapmak için kâhin olmaya gerek yok. Hala sermayeyi koruyan kollayan düzenlemeleri hayata geçirme derdinde olan iktidar, kurumlar vergisini %22 den % 18’e indiriyor. Hazineyi doldurmak için bulduğu tek çare, ücretlilerden daha çok gelir vergisi kesintisi yapmak, dolaylı vergileri daha da çok arttırmak.”

“ARTIK YETER”

“Biz kamu emekçileri bu ağır vergi düzenine itiraz ediyoruz. Açlık sınırı olan rakamdan vergi dâhil hiç bir kesinti yapılmamalı, birinci vergi dilimi %15 ten % 10’a düşürülerek, yoksulluk sınırına kadar olan ücretler birinci vergi diliminde sabitlenmelidir.

Devletin tekelinde olan elektriğe, doğalgaza, akaryakıta, çaya ve şekere yapılan fahiş zamları enflasyona yansıtmayan, gözümüze baka baka türlü oyunlar çevirenlerin, memura, emekçiye, asgari ücretliye gelince, IMF’nin bilinen taktikleri doğrultusunda “öngörülen enflasyon” oranında düşük zam yapmasını kabul etmiyoruz.

Bıçak kemiğe dayandı. Hep birlikte yoksullaşmaya hayır diyelim. Orta oyununu andıran bir gösteri ile tek taraflı olarak kamu hakem kurulu tarafından onaylanan toplu sözleşme hükümsüzdür.

Açlık sınırına yakın maaş alan kamu emekçisinin maaşındaki erime hemen karşılanmalıdır. Bütçe kanununa eklenecek bir madde ile kamu emekçisine ve emeklisine ek zam verilsin.

Sendikamız emekten, barıştan ve demokrasiden yanadır. Kaynakların savaş ve rant için değil halk için, barış ve demokrasi için kullanılması, emekçilerin insanca yaşam taleplerini içermesi için mücadele kararlılığımızı sürdüreceğiz.

Tüm emekçileri ve halkımızı ağırlaşan yaşam koşullarına, hayat pahalılığına, insafsız vergi düzenine ve yoksullaşmaya karşı demokratik ve adil bir ülke için birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.” (Haber Merkezi)