“Karma eğitimden vazgeçilemez”

CHP Çorum İl Başkanı Hasan Eray Tüfekçi, karma eğitime karşı çıkmanın bilime karşı çıkmak olduğunu söyledi.

“Karma eğitimden vazgeçilemez”

CHP Çorum İl Başkanı Hasan Eray Tüfekçi, karma eğitime karşı çıkmanın bilime karşı çıkmak olduğunu söyledi.

19 Eylül 2018 Çarşamba 00:36
“Karma eğitimden vazgeçilemez”

CHP Çorum İl Başkanı Hasan Eray Tüfekçi, karma eğitime karşı çıkmanın bilime karşı çıkmak olduğunu söyledi.

2018-2019 eğitim ve öğretim yılının başlaması nedeniyle bir açıklama yayınlayan Eray Tüfekçi, “2018-2019 eğitim ve öğretim yılı “karma eğitimi” tartışmaya açma çabalarıyla başladı. Cemaat ve tarikatların talepleri ve baskıları doğrultusunda karma eğitime ilişkin düzenlemeler yönetmelikten çıkartıldı. FETÖ’den ders almayanların “ahmakça” çabaları geleceğimizi tehdit etmeye devam ediyor” dedi.

Tüfekçi açıklamasının devamında şunları kaydetti:

“Karma eğitime karşı çıkan zihniyetin gerekçesi ne, daha iyi bir eğitim mi?

Kadın erkek eşitliği mi? Kız çocuklarının okutulması mı? Kadın hakları mı? Hayır!

Bu zihniyet kadının okumasına da, çalışmasına da, eğlenmesine de karşıdır…

Kadını hep cinsel obje olarak görürler! Sokakta yürümesini dahi istemezler… Kadın düşmanıdırlar!

Bu zihniyet hayatın hiçbir alanında kadın ve erkeği eşit görmemiştir! Kadın ve erkeğin aynı sınıflarda okumasına karşı oldukları gibi, medeni kanuna da karşıdırlar. Kadına mirastan daha az pay verilmesini savunurlar.

Bu nedenledir ki, kadınları özgürleştiren, eğitim hakkını, seçme ve seçilme hakkını veren en büyük kadın hakları savunucusu, Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimlerini ortadan kaldırma gafleti içindedirler.

Karma eğitimin zorunluluğu, Anayasa ve Milli Eğitim Temel Kanununda yer almaktadır. Yönetmeliklerle değiştirilemez! Çünkü “Anayasa”, “Yasa”, ”Tüzük ve “Yönetmelik” hiyerarşisine aykırı düzenleme yapılamaz. Yönetmelikler; kanuna aykırı düzenlenemez, kanun maddesini ortadan kaldıramaz, kanunu değiştiremez. Bunu yapmaya çalışanlar kafalarını kuma gömenlerdir.

Kaldı ki karma eğitim sistemi hayatın doğal akışının bir sonucudur. Hiçbir kanun maddesiyle kaldırılması söz konusu değildir. Eğitimde seçme hakkı değil, pedagojik olarak doğru olanın uygulanması esastır.

Karma eğitimden vazgeçmek, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini yıkmak demektir. Cumhuriyet değerlerinden vazgeçmek demektir!

 “EĞİTİMDE FIRSAT-İMKÂN EŞİTLİĞİ SAĞLANMALIDIR”

Okullar açılmadan önce, devlet okullarında okuyan her çocuğa, eğitime katkı payı olarak 500 TL verilmelidir. Özel okuldaki çocuğumuza 5000-TL verildiğine göre bu da verilebilir. Taşımalı eğitime son verilmelidir. İkili eğitim sistemi kaldırılarak, tam gün eğitim sistemine geçilmelidir. Birleştirilmiş sınıf uygulaması sonlandırılmalıdır. Her okulda öğle yemeği ücretsiz verilmelidir. Velilerden kayıt parası ve okul masrafları alınmamalıdır.

“ÜLKEMİZİN KIT KAYNAKLARINI BETONA

DEĞİL BEYNE KANALİZE ETMELİYİZ”

Tasarruf tedbirleri kapsamında Milli Eğitime ayrılan bütçeden kesinti yapıldı. Hiçbir medeni ülkede eğitim bütçesinden kısılarak tasarrufa gidilemez. Ülkenin can damarları kesilerek tasarruf yapılamaz...

Aksine krizlerin pençesinden kurtulmak için eğitime daha fazla bütçe ayırmak gerekir. Çünkü eğitime ayrılan pay geleceğe yapılan yatırımdır.

SEKA’yı özelleştirip kâğıt ihtiyacımızı dışarıdan karşılamaya başladık. Şimdi çocuklarımızın kitaplarını basacak kâğıt sıkıntısı yaşıyoruz.

Laik, bilimsel, demokratik ve herkese parasız eğitim verilmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı tarikat ve cemaatlerin eğitimle olan ilişkisini kesmeli, kimi vakıf ve derneklerle yaptığı protokolleri derhal iptal etmelidir.

“EĞİTİMDE PARADİGMA DEĞİŞİKLİĞİNE İHTİYAÇ VARDIR”

Sadece piyasacı, pragmatik ve çağ dışı eğitime dayalı öğretim programı anlayışı ile öğrenci yetiştirilemez. Eğitim felsefemiz çağdaş eğitim anlayışına dayanmalıdır. Çocuklarımızı geleceğe hazırlayan, geleceğin dünyası ile buluşturan, çağdaş, demokratik, laik ve bilimsel öğretim programları oluşturulmalıdır.

“EĞİTİMDE DÖNÜŞÜM YAPARKEN

PARTİZANCA DAVRANMAMALIYIZ”

Eğitim sisteminin siyasallaşmasının önüne geçilmelidir. Talimatla değil liyakat esasına göre atama yapılmalıdır. Mülakat sistemine son verilerek, hak edenlerin ataması yapılmalıdır. KPSS’de yüksek puan alıp atamaya hak kazanan, ancak mülakatta çok düşük puan verilerek elenen öğretmenlerin haklarının iadesi yoluna gidilmelidir. Okul türleri Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre belirlenmelidir. Talep edilmeyen çok az sayıda öğrencisi olan okul türleri, talep fazlası olan okul türlerine dönüştürerek sorun çözülmelidir.

“EĞİTİM SİYASETİNİZİN UYGULAMA ALANI DEĞİLDİR”

Siyaset sokulmamalıdır. Siyasetin etkisindeki eğitim bilimsellikten uzaklaşır. Kadrolaşmayı hedefleyen atamalar sonlandırılmalıdır. AKP'li eski milletvekillerinin Rektör olarak atanmaları kamu vicdanını yaralamıştır. Rektörlük için 3 yıl profesörlük şartının kaldırılarak, kişiye özel atama yapılması kabul edilemez. Üniversitelerin siyasallaşması yanlıştır. Üniversiteler özgür üretim ortamları olmalıdır. Rektör ve dekanlar atamayla değil, öğretim üyeleri tarafından seçimle belirlenmelidir.

“SINAV ODAKLI EĞİTİM DERHAL TERK EDİLMELİDİR”

Yeteneklerini ve ilgi alanlarını ortaya çıkartacak eğitim modellerinin hayata geçirilmesi gerekir. Ezberci ve sınav odaklı eğitimden vazgeçilmelidir. Çocuklarımızı istemedikleri okul türlerinde okumaya zorlayan LGS sistemi kaldırılmalıdır. Çocuklarımız ilgi alanlarına ve yeteneklerine göre yönlendirilerek, istedikleri lise türünde okumaları sağlanmalıdır. Başarının sırrı, öğrencilerin ilgi alanlarının ve yeteneklerinin tespit edilerek o alana yönlendirilmesinde gizlidir.

1739 sayılı kanunda tanımlanmış olan karma eğitim Cemaat, tarikat ve kimi oluşumların baskısıyla Kurum Açma Kapatma Yönetmeliğinden çıkarılarak tartışmaya açılmıştır. Anayasa ve Milli Eğitim Temel Kanunu’ndaki “karma eğitim” zorunluluğunu görmezden gelenler, kafalarını kuma gömüyorlar. Milli Eğitim Bakanlığı karma eğitimden vazgeçilemeyeceğini, Cumhurbaşkanlığı ise karma eğitiminde esneklik sinyalleri veriyor. Eğitimde çocuklarımızın üstün yararı söz konusudur. Pedagojik olarak doğru olan karma eğitim uygulamasıdır. Bunu da en iyi Milli Eğitim Bakanı bilir.” (Haber Merkezi)

Son Güncelleme: 19.09.2018 01:01