“Kamu emekçileri ilk defa Temmuz ayında zam alamadı”

KESK’e bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BES) Çorum Şubesi, Vergi Dairesi önünde basın açıklaması yaptı.

“Kamu emekçileri ilk defa Temmuz ayında zam alamadı”

KESK’e bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BES) Çorum Şubesi, Vergi Dairesi önünde basın açıklaması yaptı.

15 Temmuz 2014 Salı 22:08
“Kamu emekçileri ilk defa Temmuz ayında zam alamadı”
KESK’e bağlı Büro Emekçileri Sendikası (BES) Çorum Şubesi, Vergi Dairesi önünde basın açıklaması yaptı.

Eğitim Sen, SES ve Emek Partisi’nin de destek verdiği eylemde, “Temmuz zamlarımızı ve enflasyon farklarımızı toplu sözleşmeye imza atanlar ödesin” yazılı dövizler açılırken, “Ücrette adalet istiyoruz” şeklinde slogan atıldı.

Geçtiğimiz yıl 7 Ağustos tarihinde AKP’nin iktidarda olduğu 12 yıl boyunca hormonlu bir şekilde büyütülen Memur Sen’le AKP arasında tarihe bir ibret vesikası olarak geçen bir toplusözleşme imzalandığını ifade eden BES Şube Başkanı Ertuğrul Alper, “Bizzat Başbakan’ın talimatı ile bayram öncesi memurlara müjde olarak sunulan toplu sözleşme, tarihimiz açısından ilklerin yaşandığı bir süreci de beraberinde getirmiştir” dedi.

İmzalanan toplu sözleşmenin iki yılı kapsadığını ve enflasyon farkı ödenmesinin ise mutabakatta yer almadığını belirten Alper, “2014 yılı için seyyanen 123 TL zam yapıldığından ilk defa kamu emekçileri 2014 Temmuz ayında zam alamamaktadır. 2015 yılında verilecek yüzde 3+3 zammın bu yılın enflasyon farkını bile karşılamayacağı ortadadır. Yine iki yıl için imzalanan toplu sözleşmede kamu emekçilerinin maaş artışı dışında hiçbir sorunu ve talebi gündeme bile getirilmemiştir. Memur Sen hükümetin teklif ettiği artışın daha da altında bir artışa imza atarak sendikal mücadelede kara bir leke olarak tarihteki yerini almıştır” dedi.

Oldu-bittiye getirilerek imzalan toplu sözleşmeye karşı KESK’in öncülüğünde “İnsanca Yaşam Demokratik Türkiye” talebi ile 4 koldan başlattıkları Ankara yürüyüşünün Ankara sokaklarında emniyet güçlerinin tazyikli su ve gazlı saldırısı ile boğulmak istendiğini kaydeden Alper, açıklamasına şu şekilde devam etti:

“Her fırsatta tekli iş sözleşmesi ve satış sözleşmesi olarak ifade ettiğimiz toplu sözleşme sürecine karşı 19 Aralık 2013 tarihinde “Satış Sözleşmesini Kabul Etmiyor, Bütçeden Hakkımızı İstiyoruz” talebi ile yüz binlerin katıldığı grevi hayata geçirdik. Devam eden süreçlerde bordro yakma eylemleri, basın açıklamaları v.b etkinliklerle tepkimizi ve taleplerimizi hep sıcak tutmaya çalıştık.

“AKP VE ONUN MEMUR KOLLARININ EMEK
DÜŞMANI POLİTİKALARINA DİRENECEĞİZ”
Türkiye bu gün bir ilki yaşıyor, evet tarihte ilk defa temmuz ayında kamu emekçilerine zam yok! Kamu emekçilerine 2014 yılı için verilen 123 TL seyyanen zam yılın ilk altı ayında enflasyonunun altında kalmasına rağmen enflasyon farkı da yok. Enflasyon hesaplamalarının emekçilerin hayatının gerçekleri ile örtüşmediği ve vergi adaletsizliğinden kaynaklı gelir kayıplarımızı da göz önüne aldığımızda kamu emekçilerinin gelir kayıplarının görünenden daha çok, daha fazla olduğu gün gibi ortadadır.

“İNSANCA YAŞAM, GÜVENCELİ İŞ, GÜVENLİ
GELECEK TALEBİMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”
Gelir düzeyimizin yoksulluk sınırının altında yer aldığı bir süreçte AKP iktidarı tahammül sınırlarımızı zorlamaya devam etmektedir. Bugün TBMM genel kurulunda görüşülen adı torba içeriği zorba olan yasa ile ülkemiz bir bütün taşeron cumhuriyetine dönüştürülmekte, doğanın talan edilmesinin önü açılmakta, özelleştirme uygulamalarının önündeki yargı engelleri ortadan kaldırılmaktadır. Cumhurbaşkanlığı seçimi ile de Türkiye hızla tek adam rejimine doğru sürüklenmektedir.

Kamu hizmetlerinin hızla piyasalaştığı, sosyal devletin yerini, hayırsever devletin aldığı ve toplumun kutuplaştırıldığı bir süreçte kamu emekçileri olarak sadaka değil insanca yaşanabilecek bir ücret ve iş güvencesi talebimizi bir kez daha ifade ediyoruz.

“SERMAYEYE KIYAK EMEKÇİYE İŞ YÜKÜ VE ANGARYA”
Zorba yasa ile özellikle vergi ve SSK primlerine yönelik çıkartılacak afla AKP hükümeti sermeye kesimlerine ve yandaşlarına birçok imtiyaz ve mali menfaat getirirken, büro işkolunda birçok kurumumuzu 3 yıl sürecek yoğun bir ilave iş yükünün altına sokmaktadır. 2012 yılında çıkarılan 666 sayılı KHK ile ortaya çıkan gelir kayıplarımız ortadadır. Kayıplarımıza ilişkin Anayasa Mahkemesi kararları dâhil yargı kararlarını uygulamamakta, direnen siyasi iktidar, iş yandaşlarına ve sermaye kesimlerine gelince torba dolusu yasayı çıkartmaktan geri durmamaktadır.

Bugün büro emekçileri olarak tüm illerde alanlara çıktık, AKP’nin 12 yıllık iktidarında kamuda yarattığı eşitsizliklere, ayrımcılığa, kadrolaşmaya, güvencesizliğe, hak kayıplarına, istihdam belirsizliğine, baskı, sürgün ve cezalara bir kez daha hayır demek için alanlardayız.”
(Taner ŞİMŞEK)
Son Güncelleme: 15.07.2014 22:09

banner155