“Kadına yönelik şiddet artarak devam ediyor”

Çorum Barosu Kadın ve Çocuk Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Gülhan Keleş, kadınlara uygulanan şiddetin bir insan hakkı ihlali olduğunu belirterek, “Demokrasinin yolu cinsiyet eşitliğinden geçer. Kadınların şiddet yaşadığı, hak ve fırsat eşitliğinden yararlanamadığı toplumlarda kalkınmadan söz edilemez” dedi.

“Kadına yönelik şiddet artarak devam ediyor”

Çorum Barosu Kadın ve Çocuk Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Gülhan Keleş, kadınlara uygulanan şiddetin bir insan hakkı ihlali olduğunu belirterek, “Demokrasinin yolu cinsiyet eşitliğinden geçer. Kadınların şiddet yaşadığı, hak ve fırsat eşitliğinden yararlanamadığı toplumlarda kalkınmadan söz edilemez” dedi.

25 Kasım 2017 Cumartesi 09:10
“Kadına yönelik şiddet artarak devam ediyor”

25 Kasım 1960’ta Dominik’te diktatörlüğe karşı mücadele eden üç kadının (Mirabal kardeşler) tecavüz edilerek vahşice öldürülmesinin ardından 1999’da Birleşmiş Milletler tarafından 25 Kasım’ın “Uluslararası Kadına Karşı Şiddete Hayır Günü” olarak ilan edilmesi nedeniyle Çorum Barosu’nda bir basın toplantısı düzenlendi.

Basın toplantısında konuşan Kadın ve Çocuk Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Gülhan Keleş, aradan geçen onca zamana rağmen kadına yönelik şiddette hiçbir şeyin değişmediğini dile getirdi.

Türkiye’de kadına yönelik şiddetin çarpıcı bir şekilde artış gösterdiğini kaydeden Keleş, açıklamasına şu şekilde devam etti:

“Kadına yönelik şiddetle mücadele için ulusal eylem planları yapılmasına rağmen, ülkemizde kadına yönelik şiddetin arttığı görülmektedir.

Öncelikle kadına yönelik şiddetin kadının sosyal hayata katılımını engelleyen sosyal bir olgu olduğunun kabulüyle; mücadeleyi şiddet uygulandıktan sonraki mücadele yerine şiddetin uygulanmasının önüne geçilmesi yönündeki mücadele yöntemlerine ağırlık vermemiz gerekmektedir. Bu nedenle kadına yönelik şiddetin önlenmesi için devletin çok yönlü, bütüncül politikalar üretmesi yanında; bu mücadelenin toplumsal düzeyde ortak ve kararlı bir şekilde yürütülmesi, her şeyden önce kadının birey olduğunun kabulünü sağlayacak toplumsal zihniyet dönüşümünün sağlanması zorunludur. Kadınlara yönelik şiddeti doğuran ve sürekli hale getiren olumsuz tutum ve davranışları ortadan kaldırmak için cinsiyet eşitliği ve kadına yönelik şiddetle ilgili sosyal farkındalık yaratmak, zihniyet değişikliği yaratarak bireylerin ve toplumun kadına bakış açısını dönüştürmek zorunluluktur.

Cumhuriyetle kazandığımız kadın haklarımızın ortadan kaldırılmasına yol açacak yasal değişikliklerin yapılması, laik eğitimden uzaklaştırılması, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı kurumlarda kullanılan dilin ve açıklamaların kadın haklarına aykırı olması, kadının her şeyden önce birey olduğunun kabul edilmemesi yönündeki beyan ve tutumlar kadının insan haklarının ihlalinin artmasına yol açmakta ve yapılan mücadeleyi engellemektedir. Bu nedenle kadına yönelik şiddetle mücadele alanında karar alma sürecinin kapsayıcı bir süreç olması ve tüm paydaşların rol oynamasının sağlanması gerekmektedir. Kadın alanında çalışan sivil toplum örgütlerinin karar alma sürecine katılımı mutlaka sağlanmalı, kadın örgütlerine danışılmalı, dinlenmeli ve destek olunmalıdır. Karar alma mekanizmasında insan hakları ön planda yer almalı, kadına yönelik şiddet bireysel kadın hakları ihlali olarak kabul edilmelidir.”

(Taner ŞİMŞEK)

banner251