İranlı mülteci Hamit Babaki: “Atatürk’e çok şey borçlusunuz”

Ülkesinde Ziraat Mühendisi olmuş, ama babasının siyasi sabıkasından dolayı ne kamuda,nede özel sektörde iş bulabilmiş. Bu yüzden sığınmacı olarak Batı’ya gidebilmek izin Birleşmiş Milletler’e başvurmuş.

Güncel 18.12.2014, 00:54 18.12.2014, 00:54
1378
İranlı mülteci Hamit Babaki: “Atatürk’e çok şey borçlusunuz”
Siyasi, etnik veya dini sebeplerden dolayı ülkelerini terk etmek zorunda kalan ve Birleşmiş Milletler Örgütü’ne sığınma talebinde bulunarak ülkemize misafir olarak gelen binlerce mülteciden sadece biri o: Hamit Babaki.
1980 yılında İran’ın Meşhed kentinde doğan Babaki, Tahran Üniversitesi Ziraat Fakültesi’ni derece ile bitirmesine rağmen çok sevdiği mesleğini yapamadı. Ziraat mühendisi olmasına karşın, babasının siyasi sabıkasından dolayı kamu ya da özel kurumlarda kendisine iş bulamayan Hamit Babaki, çareyi “vatanım” dediği topraklardan göç etmekte buldu.

ÇORUM’DA BEDEN İŞÇİLİĞİ
2009 yılında Birleşmiş Milletler’in mülteci sığınma programı kapsamında Türkiye’ye gelen Babaki, bir arkadaşı aracılığı ile Çorum’a yerleşti.
Ailesinden binlerce kilometre uzakta, doğup büyüdüğü topraklardan ayrı ve tek başına yabancı bir ülkede yaşamanın çok zor olduğunu ifade eden Babaki, 5 yıl içerisinde hem dil öğrendi, hem de kendisine yeni bir hayat kurdu.
Tarla-tapan, marangozluk, lokanta, bağ-bahçe işleri gibi beden gücü isteyen çeşitli sektörlerde çalışan Hamit Babaki, Türkiye’nin dili, tarihi ve kültürü ile İran coğrafyasına benzediğini, tek farkın demokrasi ve özgürlükler olduğunu belirtti.
Babaki ile yaptığımız sohbette mültecilerin yaşadığı zorluklardan ülkemiz hakkındaki düşüncelerine kadar birçok konuyu ele aldık. İşte o sohbetten satır başları…

“TÜRKÇE ÖĞRENENE KADAR ÇOK ZORLANDIM”
Ne siyasi, ne de adli hiçbir suçu olmamasına karşın, sırf babasının sabıkasından dolayı İran’da mesleğini icra edemediğini belirten Babaki, “Avrupa ülkelerine gidebilmek için Birleşmiş Milletler’e başvuruda bulundum. BM kur’a usulü bizleri sığınmacı olarak Kastamonu, Ağrı, Eskişehir ve Çorum başta olmak üzere Türkiye’nin çeşitli illerine gönderdi. Ben de bir tanıdığım vasıtasıyla Çorum’u tercih ettim. Annem babam, kardeşlerim ve akrabalarım İran’da yaşıyorlar. Yılda birkaç kez ziyaretime geliyorlar” dedi.

“LATİN ALFABESİNİ İRAN’DA ÖĞRENMİŞTİM”
İnsanlar arası sıcak diyalog ve samimiyetten dolayı çok çabuk çevre edindiğini ifade eden Hamit Babaki, “Latin alfabesini İran’da üniversite yıllarımdan biliyordum. Fakat dil öğrenene kadar ilk 6 ay çok zorlandım. Emekli bir öğretmenden boş vakitlerimde Türkçe dersleri alarak okuma ve yazmayı kısa sürede öğrendim. Esnaf arkadaşlarla muhabbet ederek Türkçemi geliştirdim. Biz Türkiye’ye mülteci olarak girdik. Türk vatandaşı olmadığım için mühendislik diplomam burada geçerli olmadı. Ancak 5 yıl ikamet ettikten sonra vatandaşlık için başvuruda bulunabiliyorum. Ayrıca Türk vatandaşlığı için birtakım kriterler arıyorlar. Bunların başında ise evlilik geliyor” şeklinde konuştu.

“TOPRAK SEVDALISIYIM”
Memleketinde köyde doğup büyüdüğünü ve çocukluk yıllarından beri toprakla iç içe olduğunu belirten Babaki, “Mesleğimi yapamasam da toprak sevdamdan vazgeçmedim. Hafta sonları ve tatil günlerinde arkadaşlarım beni köylerine götürüyorlar. Bağ bahçe işleri ile ilgileniyor, meyve ağaçlarına aşılama ve budama yapıyorum. Elimden her iş gelir. Mesela dedem İran’da marangozdu. Çocukluk yıllarımda dedem ile birlikte atölyede çalışırdım. Çorum’a geldiğim ilk yıllarda marangozluk da yaptım. Daha sonra 4 yıl lokantada çalıştım. Halen de devam ediyorum” dedi.

“ÇALIŞMAYA MECBURUZ”
Birleşmiş Milletler’in Türkiye’de ikamet eden İranlı mültecilere senede 3 kez 150 lira maaş verdiğini, Iraklı mültecilere ise ülkelerinde savaş olduğundan dolayı daha fazla para verildiğini anlatan Hamit Babaki, “Bu para değil bir ailenin, bir insanın bile temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmez. Bu yüzden yiyecek, giyecek, barınma ihtiyaçlarımızı karşılayabilmek için çalışmak zorundayız” ifadesini kullandı.

“TÜRKİYE ARTIK BENİM DE MEMLEKETİM”
İran’da idam cezasının olmasından ve Türkiye’de mültecilerin çok fazla bekletilmesinden yakınan Babaki, İran’da baskıların ve cezaların çok ağır olduğunu, bu yüzden pek çok insanın kurtuluşu Birleşmiş Milletler’de aradığını anlatarak, mültecilerin Avrupa’ya gönderilmek üzere bir süre Türkiye’de bekletildiklerini, dosyasına göre kiminin birkaç haftada Kanada, Amerika, Norveç gibi ülkelere gönderildiğini, kendisi gibi herhangi bir suçu olmayanların ise yıllarca burada kalabildiğini, uzun kalınca da burasını ikinci memleket gibi benimsediğini söyledi.

“EVLENİRSEM ÇORUM’DA KALIRIM”
Evlendiği takdirde Çorum’da kalmayı düşündüğünü söyleyen Babaki, “Biz İranlılar Arap değiliz, Acemiz. Bizim kültürümüz ve tarihimiz Türk kültürüne çok yakın. Türkçe’ de geçen Arapça kelimeler bizim dilimizle aynı. Tandır, mangal, kebap, maşa, şeker, baba, anne, pencere, televizyon, dolap, şişe gibi… Ayrıca Türk halkı sevecen ve çok cana yakın insanlar. Özellikle Çorum’u çok sevdim. Daha önce hiç evlilik yapmadım. Evlenirsem Türk vatandaşı olup hayatımın kalan kısmını Çorum’da geçirmeyi düşünüyorum” dedi.

“ÖZGÜRLÜKLERİ ATATÜRK’E BORÇLUSUNUZ”
İran’ın demokratik ve laik bir ülke olmadığına değinen Hamit Babaki, Türkiye’nin demokratikleşmesinde ise Atatürk’ün katkısının büyük olduğunu belirtti. Babaki, “İran İslami geleneklere göre, şeriatla yönetilen bir ülke” dedi ve ekledi: “Bizim tarih kitaplarında Atatürk’ün hayatından çokça bahsediliyor ve İran halkı Atatürk’ü çok seviyor. 1900’lü yılların başlarında Atatürk ile İran lideri Rıza Şah Pehlevi çok iyi arkadaşlardı. Aynı dönemde hükümet kurdular. Türkiye de Müslüman bir ülke, İran da. Atatürk Türkiye’yi Cumhuriyet rejimi ile birlikte demokratik laik bir ülke haline getirdi. Şah Rıza ise İslami geleneği devam ettirdi. Türkiye demokratik ve laik bir ülkeyse bunu Atatürk’e borçlusunuz.”
Babaki, “Her ne kadar demokratik bir ülkede yaşasa da insan sadece kendi topraklarında özgürdür” sözü ile İran’a olan sevgisini ve hasretini ifade etti.
(Onur MÜLAZIM)
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
17°
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 01 Ekim 2020
İmsak 05:05
Güneş 06:29
Öğle 12:35
İkindi 15:53
Akşam 18:32
Yatsı 19:50

Gelişmelerden Haberdar Olun

@