“İnsan haklarının savunulması ekmek ve namus savunmasıdır”

CHP İl Başkan Yardımcısı Av. Sadık Eral, 10 Aralık “İnsan Hakları Günü” nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, uluslararası insan hakları kuruluşları tarafından Türkiye’nin “son 10 yılda özgürlüklerin baskı altına alındığı ülke” olarak tanımlanmasının üzücü olduğunu belirterek, şiddet batağının ve artan kadın cinayetlerinin acı bir gösterge olduğunu söyledi. Sadık Eral’ın açıklaması şöyle:

“İnsan haklarının savunulması ekmek ve namus savunmasıdır”

CHP İl Başkan Yardımcısı Av. Sadık Eral, 10 Aralık “İnsan Hakları Günü” nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, uluslararası insan hakları kuruluşları tarafından Türkiye’nin “son 10 yılda özgürlüklerin baskı altına alındığı ülke” olarak tanımlanmasının üzücü olduğunu belirterek, şiddet batağının ve artan kadın cinayetlerinin acı bir gösterge olduğunu söyledi. Sadık Eral’ın açıklaması şöyle:

09 Aralık 2019 Pazartesi 23:57
“İnsan haklarının savunulması ekmek ve namus savunmasıdır”

“İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edildiği gün olan (1948) Dünya İnsan Hakları Gününü, ülke olarak, insan hak ve özgürlükleri için gerekli yasal güvencelerden uzak kutluyor olmanın burukluğu içindeyiz.

Ülkemizi, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün hedef olarak gösterdiği çağdaş medeniyetler düzeyine çıkartabilmenin yegane ölçüsü demokrasi ve insan haklarıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi demokrasi ve insan haklarının kararlı ve ısrarlı yılmaz savunucusudur. İnsan hak ve özgürlükleri sadece demokrasilerde hayat bulur.

Demokrasi yoksa insan hakları yoktur. Demokrasi yoksa açlık vardır. İşsizlik vardır, yolsuzluk ve yoksulluk vardır. İnsanlar açlık ve sefalet içinde fuhuşun ve uyuşturucunun bataklığına düşerler.

Bu nedenle insan hakları ve demokrasiyi savunmak ekmeğimizi namusumuzu savunmaktır.

Türk halkı, menfur 15 Temmuz darbe girişiminde demokrasiye sahip çıkarak onurlu bir duruş sergilemiştir. Ancak ülkemizin uluslar arası İnsan Hakları Kuruluşları tarafından son 10 yılda özgürlüklerin azaldığı ülke olarak tanımlanması oldukça üzücüdür. Özelikle, ifade basın özgürlükleri sıkıntıları yanında ülkemizin içinde bulunduğu şiddet batağı ve her geçen gün hızla artan kadın cinayetleri insan hakları konusunda ne durumda olduğumuzun birer acı göstergesidir.

Cumhuriyet Halk Partisi geçmişte olduğu gibi bundan sonra da, insan hakları ve demokrasinin yılmaz bekçisi olmaya devam edecektir.”

(Haber Merkezi)