“İnşaat sektörü düzelmezse Çorum ekonomisi de çöker”

“İmar yönünden gelen kambur, artan maliyetleri daha da katmerli hale getirdi. Şehrimizde faaliyet gösteren kayıtlı müteahhit sayısı 400 civarında iken, faal durumda sadece onlarla ifade edilen sayıda müteahhit kaldı. Şehrimize tanımlanmış yapı denetim şirketi sayısı da 19’dan 7 faal şirkete geriledi.”

“İnşaat sektörü düzelmezse Çorum ekonomisi de çöker”

“İmar yönünden gelen kambur, artan maliyetleri daha da katmerli hale getirdi. Şehrimizde faaliyet gösteren kayıtlı müteahhit sayısı 400 civarında iken, faal durumda sadece onlarla ifade edilen sayıda müteahhit kaldı. Şehrimize tanımlanmış yapı denetim şirketi sayısı da 19’dan 7 faal şirkete geriledi.”

26 Nisan 2019 Cuma 00:57
“İnşaat sektörü düzelmezse Çorum ekonomisi de çöker”

“Belediyemiz vahametin farkında mıdır, bilemiyorum, ama Belediye’nin yeni yönetiminin acilen bu konuya müdahil olması gerekir. Uyarıyorum ve buradan sesleniyorum: Kimse yok mu? Sesimizi duyan yok mu?”

31 Mart 2019 yerel seçimlerinde MHP’nin Çorum Belediye Başkan Adayı olan İnş.Müh. Kenan Şahin, inşaat sektörünün büyük bir darboğazdan geçmekte iken, inşaat alanını “net”ten “brüt”e çeviren Danıştay kararının yeni ve büyük bir kambur daha oluşturduğunu belirterek, inşaat sektörü darboğazdan çıkamadığı takdirde Çorum ekonomisinin de çökeceği uyarısında bulundu.

Kenan Şahin, “Uyarıyorum” başlığı altında yaptığı değerlendirmede şöyle dedi:

“Bir inşaat mühendisi, bir inşaat emekçisi olarak uyarıyorum. Şehrimizi ve camiamızı bekleyen yakın gelecekteki en büyük tehdit işsizliktir. Öyle böyle değil, çok vahim, çok trajik bir şekilde inşaat camiasını büyük bir işsizlik sezonu beklemekte.

Ülkemizin ve aynı zamanda şehrimizin lokomotif sektörünü büyük bir kriz beklemekte. Şehrimizde yaklaşık onbin kişiye dolaylı ya da doğrudan istihdam sağlayan sektörümüz, son yıllarda artan maliyetler, artan faiz oranları yüzünden zaten can çekişmektedir. Sizlere birkaç sayısal bilgi verirsek durumun vehametini daha iyi anlayacaksınız.

2017 yılında ülkemizde toplam 281 milyon m2 inşaat yapı ruhsatı verilmiştir.

2018 yılında bu rakam %50 küçülmeyle 140 milyon m2’dir.

2019 beklentisi ise 100 milyon m2’nin de altına inerek son onbeş yılın en düşük seviyesine gerilemesidir.

Konut satışları ise şehrimizde; 2019 yılının 1.ayında bir önceki yılın 1.ayına göre %35 düşmüş, 2.ayı yine bir önceki yılın 2.ayına göre %25 düşmüş, 3.ayda ise bu düşüş %15 olmuştur.

İnşaat sektörü böylesine bir dar boğazdan geçerken üstüne bir de imar değişiklikleri ile birlikte ek kamburlar yüklenmiş, artan maliyetler katmerli bir hal almıştır. Şehrimizde faaliyet gösteren kayıtlı müteahhit sayısı 400 civarında iken faal durumda sadece onlarla ifade edilen sayıda müteahhit kalmıştır.

Şehrimize tanımlanmış yapı denetim şirketi sayısı ondokuz iken faal durumda sadece 7 civarında şirket vardır. İşsizlik, sektörde okumuş-okumamış ayırmaksızın herkesi dolayısı ile şehrimizi etkilemektedir.

Her şey zaten yeterince kötü iken Danıştay kararı ile imar planlarındaki net-brüt ifadesinde yani emsal hesaplamalarında iptale gidilmiş inşaat sektörüne resmen el freni çektirilmiştir.

Danıştayın iptali ile her inşaatta %30 inşaat alanı küçültülmüştür, bir nevi devalüasyon yaşanmış, insanların ellerindeki mal varlığı %30 azalmıştır.. Bu haliyle arsa sahipleri ne yapacaklarını bilmemekte, müteahhitler şaşkın haldedir. Sanki bir anda bütün arsalar küçülmüştür.

Size yine bir sayısal bilgi vereyim. 2018 yılının ilk 3 ayında alınan yeni yapı ruhsatı sayısı 130 civarında iken , 2019 yılının ilk 3 ayında alınan yeni yapı ruhsatı 22’dir. Küçülme %80’dir. 2019 yılının nisan ayında alınan yeni yapı ruhsatı sayısı ise sıfırdır. Evet yanlış duymadınız sıfır.

Belediyemiz vahametin farkında mıdır, bilmem, ama şunu biliyorum ki, bu konuyla ilgili hiçbir şey yapmamakta- yapamamaktadır. Belediyenin yeni yönetiminin acilen bu konuya müdahil olması gereklidir.

Uyarıyorum, bu sezon bizi, yani inşaat sektörünü işsizlik-çaresizlik-iflaslar ve sosyal patlamalar beklemektedir. Şunu da gözden kaçırmayalım ki inşaat sektörü bu darboğazdan acilen çıkamazsa sadece sektör değil şehrin ekonomisi de çöker.

Uyarıyorum biz batarsak, mühendis-mimar, kalıpçı-demirci, duvarcı-sıvacı, fayansçı-boyacı, elektrikçi ya da sucu biz batarsak; vasıflı vasıfsız emekçiler batar, inşaata malzeme satan işletmeler batar, ya da imalat yapan tuğlacı-kiremitçi ya da envai çeşit imalatçı batar.

Uyarıyorum ve burdan sesleniyorum … Kimse yok mu? Sesimizi duyan yok mu?” (Haber Merkezi)