“İmar affı sürecinde mimar ve mühendisin devre dışı bırakılması çok büyük hata”

Çorum Mimarlar Odası Başkanı Ulaş Tokgöz, bürokrasiyi sadeleştirme gerekçesiyle, imar affında vatandaşın beyanına dayanılarak mühendis ve mimarların devre dışı bırakılması kadar, ruhsat alma süreçlerinden mühendis ve mimarların onaylarını kaldırmanın da bir o kadar yanlış olduğunu belirterek, bu uygulama sonunda ağır mülkiyet hakkı ihlalleriyle karşılaşılabileceğini söyledi.

“İmar affı sürecinde mimar ve mühendisin devre dışı bırakılması çok büyük hata”

Çorum Mimarlar Odası Başkanı Ulaş Tokgöz, bürokrasiyi sadeleştirme gerekçesiyle, imar affında vatandaşın beyanına dayanılarak mühendis ve mimarların devre dışı bırakılması kadar, ruhsat alma süreçlerinden mühendis ve mimarların onaylarını kaldırmanın da bir o kadar yanlış olduğunu belirterek, bu uygulama sonunda ağır mülkiyet hakkı ihlalleriyle karşılaşılabileceğini söyledi.

08 Haziran 2018 Cuma 23:22
“İmar affı sürecinde mimar ve mühendisin devre dışı bırakılması çok büyük hata”

2 Mayıs 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan yeni “Yapı Ruhsatı Formu Standardı” ile ilgili tebliğ, meslek kuruluşlarının tepkisine yolaçtı.

Çorum Mimarlar Odası Başkanı Ulaş Tokgöz, konuya ilişkin yazılı açıklamasında, değiştirilen ruhsat formunda yapı sahibinin, yapı müteahhidinin, şantiye şefinin, yapı denetçilerinin (fenni mesullerin) ve proje müelliflerin ıslak imzalarının yer aldığı hanelerin kaldırıldığını belirterek, “Yeni yapı ruhsatı standardına göre; ruhsatı düzenleyen idare yetkilileri dışında yalnızca yapı denetim şirket yetkilisinin ıslak imzası alınması yapı ruhsatı düzenlenmesi için yeterli olmaktadır. Buna karşın imza haneleri kaldırılan alanlarda sorumluların isimlerinin ve ilgili bilgilerinin kaydedilmesi uygulaması devam etmektedir.” ifadesini kullandı.

Ulaş Tokgöz, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Yapı projelerinde proje müelliflerinin imza yetkilerinin, ruhsat standardının değiştirilmesi yoluyla kaldırılması; mesleki haklarımızı yok sayan diğer düzenlemelerin de meşrulaştırma gerekçesi olarak gösterilen ‘bürokrasinin azaltılması’ söylemiyle haklı gösterilmeye çalışılması asla kabul edilemez. Bu düzenlemeyle; sahteciliğin önü açılmakta ve proje müelliflerinin eserleri üzerindeki tasarrufları yok sayılmaktadır. Getirilen bu düzenleme ile ruhsat alma süreçlerinin, projelerin sahipleri mimar ve mühendislerin bilgisi ve onayı dışında tamamlanması planlanmaktadır. Proje müelliflerinin imzaları alınmadan hazırlanacak olan yapı ruhsatlarında, ruhsat eki projelerinin ve proje tadilatlarının denetimlerinin hangi yolla yapılacağı anlaşılmamakla birlikte, bu durumun hukuki ve mesleki sorumluluğu uygulamayı yapan belediyeler ve ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarını geri dönülmez ve onarılmaz hukuki sorumluluklar altında bırakacaktır.

Yürürlüğe giren yeni yapı ruhsatı standardının Föy 2/a içindeki açıklamalarda ‘Mimari proje müellifleri diğer görevliler ile birlikte bu formun usulüne uygun doldurulmasından sorumludur’ ibaresi yer almaktadır. Mimari proje müelliflerinin imza koymadıkları, hatta belki de hiç görmeyecekleri bir belgenin düzenlenmesinde hala sorumlu tutuluyor olması kabul edilemez bir düzenlemedir.

Yapı ruhsatı düzenleyen ilgili idarelerin kurumsal yapılarındaki eksiklikler ve denetimsiz imar uygulamaları nedeniyle yaşanan sorunların ve uzayan bürokratik işlemlerin; proje müelliflerinin onay ve imzalarının alınması süreciyle bağlantılıymış gibi yansıtıldığı görülmektedir. Mesleki hak ve yetkiler, müelliflik ve telif haklarının; bürokratik işlem ve engel olarak gösterilmesi kabul edilemez. Bu hak ve yetkiler; toplumun nitelikli Mimarlık ve Mühendislik hizmetlere erişiminin ve sağlıklı bir yapılı çevre üretiminin güvencesidir. Yapı ruhsatı formlarından mimari proje müellifinin imzasının kaldırılması mimarın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunan haklarının ihlali sonucunu doğuracak ve bu anlamda pek çok uyuşmazlığın yaşanmasına yol açacaktır.

Yaşamakta olduğumuz ‘İmar Affı’ sürecindeki gibi tamamen vatandaşın beyanına dayanarak, mühendis ve mimarları devre dışı bırakmak ne kadar yanlış ise, ruhsat alma süreçlerinden mühendis ve mimarların onaylarını kaldırmak da bir o kadar yanlıştır. Bürokrasiyi sadeleştirmek adı altında mesleki haklarımızı devre dışı bırakmak amacı taşıyan bu düzenleme, meslektaşlarımızın mesleki anlamda kayıplar yaşamasına sebep olacak bir uygulamadır. Bu uygulamanın, meslek odalarının görüşleri alınmadan ve değerlendirilmeden yürürlüğe sokulması kabul edilemez. Ruhsat alma süreçleri mühendis ve mimarların gözetiminde, onların denetimde ve onayı ile yürütülmedir.

Bu vesile ile ; meslektaşlarımızın ruhsat aşamasında bilgileri dışında proje değişikliklerine karşı, projelerini Oda'da kayıt altına aldırmalarının telif hakkı ihlallerine karşı güvence sağlayacağını bir kez daha vurgulamak isteriz.

Bu tür uygulamaların doğuracağı ‘sahte’ meslek mensupları, denetimsiz yapılaşma ve yeterli koşulları taşımayan kişilerce üretilecek yapı projelerinin sebep olacağı sorunların gelecekte yaşanacak yargı süreçleriyle beraber daha büyük bürokratik engellere neden olacağı da unutulmamalıdır. Söz konusu düzenleme mesleki hakların kısıtlanması yoluyla; uzmanların sunduğu nitelikli mimarlık, mühendislik ve planlama hizmetlerinin de topluma ulaşmasını ve meslek mensuplarının yetkinliklerinin güvencesi olan meslek kuruluşlarının ve kamu kurumlarının topluma karşı sorumluluklarını yerine getirmesini engelleyecek koşullar oluşturulmaktadır.

Anılan Tebliğ ile meslektaşlarımızın ve diğer mühendislik disiplinlerinin yapı ruhsatları üzerindeki denetim yetkisinin kaldırılmasına ek olarak, yapı sahiplerinin de kendi mülkleri üzerindeki imzalı onaylarının ilga edilmesi; yapı sahibinin hangi mimari proje ile ruhsat alındığını kontrol edememesi sonucuna yol açılacak ve ağır mülkiyet hakkı ihlalleriyle karşılaşılacaktır.

Konu ile ilgili Odamızın ve TMMOB’ye bağlı diğer meslek odalarının çalışmaları devam etmekte olup, meslek haklarımıza yapılan bu saldırıya karşı mücadelemizin kararlılıkla sürdürüleceğini değerli kamuoyu ve meslektaşlarımızın bilgilerine sunarız.” (Haber Merkezi)