“Hocalı katliamı görmezden gelinmesin”

Ülkü Ocakları EKV Çorum İl Başkanı M. Yavuz Ünlü, Dağlık Karabağ Bölgesi’nin stratejik olarak en önemli noktalarından biri olan Hocalı Kasabası’nda 1992 yılının 25 Şubat gecesi tarihin 20. yüzyılın en kanlı ve en alçakça yürütülen soykırımına şahit olduğunu ifade etti.

“Hocalı katliamı görmezden gelinmesin”

Ülkü Ocakları EKV Çorum İl Başkanı M. Yavuz Ünlü, Dağlık Karabağ Bölgesi’nin stratejik olarak en önemli noktalarından biri olan Hocalı Kasabası’nda 1992 yılının 25 Şubat gecesi tarihin 20. yüzyılın en kanlı ve en alçakça yürütülen soykırımına şahit olduğunu ifade etti.

27 Şubat 2017 Pazartesi 19:27
“Hocalı katliamı görmezden gelinmesin”

Hocalı Kasabası’nın Ermeni canilerinin hedefi haline geldiğini, aylarca abluka altında tutulan kasabada elektrik ve gaz sıkıntısı baş gösterdiğini ve ulaşım imkânı kalmadığı için halkın insani ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini hatırlatan Ünlü, işgalden önce 936 km2’lik yüzölçümüne ve yaklaşık olarak 11 bin kişilik bir nüfusa sahip olan Hocalı Kasabası’nın 26 Şubat 1992 yılında tamamen yok edildiğini belirtti. Soykırımın yaşandığı gece Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’nden yardım alamayan Hocalı’nın, Ermeniler tarafından üç yönden kuşatıldığını, helikopterler ve ağır silahlarla bombardımana tabi tutulduğunu anlatan M.Yavuz Ünlü, ağır bombardımandan sonra bölgedeki 366. Rus Alayının da desteğiyle kasabanın giriş çıkışlarının kapatıldığını ve gözü dönmüş canilerin şehre girerek çocuk, yaşlı, kadın, erkek demeden yüzlerce insanı katlettiğini söyledi.

Azerbaycan resmi makamlarınca verilen bilgiye göre bu saldırıda; 83’ü çocuk, 106’sı kadın ve 70’ten fazlası yaşlı olmak üzere toplam 613 kişinin katledildiğini ifade eden Ünlü, katliamda 487 kişinin ağır yaralanırken 1275 kişinin rehin alındığını, 150 kişinin de kayıp olduğu belirtti.

Cesetler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde birçoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu, kulaklarının, burunlarının kesildiğinin görüldüğünü hatırlatan Ünlü, “Bu canavarlıktan hamile kadınlar ve çocuklar dahi payını almış, tahammül sınırlarını zorlayan işkencelere maruz kalarak can vermişlerdir.

20. yüzyılın sonlarında, bütün dünyanın gözleri önünde işlenen bu kanlı cinayet ve soykırımın müsebbipleri hak ettikleri cezayı görmemiş, kamuoyunun vicdanı rahatlamamıştır. Karabağ yıllardan beri hala Ermenilerin işgali altında, Türklüğün bağrına saplanan bir hançer, gözüne sokulan bir mil gibi gözümüzün önünde durmaktadır. Yerlerinden yurtlarından sürülen soydaşlarımız hala vatan hasretiyle yanıp kavrulmaktadır. Karabağ’dan Türk izi silinmek, Türkiye ile Türk Dünyası arasında doğal bir set oluşturulmak istenmektedir.

Ancak şunu herkes iyi bilmelidir ki; bütün dünya kör bütün vicdanlar sağır olsa da, bütün lobiler, bütün karanlık güçler Ermeni cellâtlarından yana taraf olduğun belirtse de Milliyetçi Ülkücü Hareket sarsılmaz iradesiyle daima Azerbaycan’daki soydaşlarının yanında durmuştur, durmaya da devam edecektir.

Hocalı’yı unutmak insanlık onurunu kaybetmek demektir, Hocalı’yı unutmak gözü yaşlı bir halkın çığlığını duymamak demektir. Hocalı’yı unutmak Mehmet Baydar’ı, Bahadır Demir’i, Neslihan Özmen’i unutmak demektir.

Bu acı olayın yıldönümünde, Hocalı şehitlerine ve bütün şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet diliyor, onları minnetle yad ediyorum” dedi.(Haber Merkezi)