“Her yerde sevgi ve barış dilini kullanarak, sevgiyi öğretmeliyiz”

Farklılıkların birer zenginlik olduğunu kaydeden Eral, “Ötekileştirme farklılıkları ayrıştırır, şiddet kültürü farklılıkları üzerinden çatışmalar üretir. Bu da en çok emperyalizmin işine yarar. Biliyoruz ki, geçmişi başkaları yazdı. Artık geleceğimizi biz yazalım. Bilindiği gibi savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz” dedi.

“Her yerde sevgi ve barış dilini kullanarak, sevgiyi öğretmeliyiz”

Farklılıkların birer zenginlik olduğunu kaydeden Eral, “Ötekileştirme farklılıkları ayrıştırır, şiddet kültürü farklılıkları üzerinden çatışmalar üretir. Bu da en çok emperyalizmin işine yarar. Biliyoruz ki, geçmişi başkaları yazdı. Artık geleceğimizi biz yazalım. Bilindiği gibi savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz” dedi.

04 Eylül 2019 Çarşamba 22:34
“Her yerde sevgi ve barış dilini kullanarak, sevgiyi öğretmeliyiz”

Farklılıkların birer zenginlik olduğunu kaydeden Eral, “Ötekileştirme farklılıkları ayrıştırır, şiddet kültürü farklılıkları üzerinden çatışmalar üretir. Bu da en çok emperyalizmin işine yarar. Biliyoruz ki, geçmişi başkaları yazdı. Artık geleceğimizi biz yazalım. Bilindiği gibi savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkan Yardımcısı Avukat Sadık Eral, son günlerde özelikle sosyal medyada yaşanan talihsiz ve tatsız olaylar ve bunlara bağlı olarak artış gösteren kin ve nefret söylemleri ile alakalı olarak bir basın açıklaması yaptı.

Son günlerde le sosyal medyada yaşanan talihsiz ve tatsız olaylarla kin ve nefret söyleminin zirveye ulaştığını, toplumsal barış açısından hayati tehlike arz etmeye başladığını belirten CHP İl Başkan Yardımcısı Avukat Sadık Eral, “Geçmişte yaşadığımız acı olayları bir kere daha hatırlayarak bu tehlikeli gidişe hep beraber dur demek zorundayız” ifadelerini kullandı.

“Bizler cahil insanlar değiliz” diyen Eral, açıklamasının devamında şunları dile getirdi:

“Hepimiz bilge ve aydın insanlarız. Hepimiz yaşanan bu cehalet karşısında toplumu bilgilendirmek ve aydınlatmakla yükümlüyüz.

Bilmeliyiz ki, farklılıklarımız zenginliğimizdir. Ötekileştirme farklılıkları ayrıştırır, şiddet kültürü farklılıkları üzerinden çatışmalar üretir. Bu da en çok emperyalizmin işine yarar. Biliyoruz ki, geçmişi başkaları yazdı. Artık geleceğimizi biz yazalım.

Bilindiği gibi savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz. Bizler; ‘incinsen de incitme’ diyen Hacı Bektaş Veli’nin, ‘ne olursan ol gel, bu dergâh umutsuzluk dergâhı değildir’ diyen Mevlana’nın, ‘Bir kez gönül kırdın ise, bu kıldığın namaz değil, yetmiş iki millet dahi, elin yüzün yumaz değil’ diyen Yunus Emre’nin torunlarıyız.

Bin yıldır bu topraklarda bir arada yaşayan bizler; Türküyle, kürdüyle, alevisiyle, sünnisiyle, lazıyla,çerkeziyle, hepimiz, Anadolu kiliminin birer özgün nakışlarıyız

Sevgi her şeydir. Yüce yaradan bütün evreni sevgiyle yaratmış, yaşamı sevgi üzerine kurmuştur. Cehaletin dili, öfke ve şiddet, medeniyetin dili, sevgi ve muhabbettir.

Toplumsal barışı cehaletin linç kültürüne kurban etmemek için hepimize sorumluluk düşmektedir. Her yerde sevgi ve barış dilini kullanmak, sevgiyi öğretmek zorundayız.

Bu vatanı sevmenin tek yolu; hiç kimseyi ötekileştirmeden; dil, din, ırk, mezhep, siyasi görüş ayrımı yapmadan “yaratılanı yaradandan ötürü hoş görerek” bu topraklarda yaşayan herkesle sevgiyle ve kardeşçe kucaklaşmaktan geçmektedir.” (Haber Merkezi)