“Hemşireler köle değil”

Ebe ve hemşirelerin hastanelerin ve diğer tüm sağlık kurumlarının temel direkleri olmalarına rağmen, karar alma süreçleri ve ekonomik haklar bakımından ikincil konuma itildiklerini ifade eden Kocatüfek, ebe ve hemşirelerin sağlık hizmetlerinin ticarileşmesi ve sağlık sisteminin bu dönüşüme paralel olarak yapılandırılması nedeniyle önemli sorunlar yaşadığını kaydetti.

“Hemşireler köle değil”

Ebe ve hemşirelerin hastanelerin ve diğer tüm sağlık kurumlarının temel direkleri olmalarına rağmen, karar alma süreçleri ve ekonomik haklar bakımından ikincil konuma itildiklerini ifade eden Kocatüfek, ebe ve hemşirelerin sağlık hizmetlerinin ticarileşmesi ve sağlık sisteminin bu dönüşüme paralel olarak yapılandırılması nedeniyle önemli sorunlar yaşadığını kaydetti.

12 Mayıs 2015 Salı 23:47
“Hemşireler köle değil”
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Çorum Şube Başkanı Merter Kocatüfek, Türkiye'de halka sunulan sağlık hizmetinin niteliği açısından ebe ve hemşirelerin sorunlarının göz ardı edilemeyecek bir noktaya geldiğini belirterek, “Öncelikle, sağlıkta dönüşüm programı ile yaygınlaştırılan güvencesizlik sonucunda aynı okulu bitiren, aynı işi yapan, aynı unvana sahip kişilerin farklı özlük ve mali haklara sahip olması kesinlikle kabul edilir bir durum değildir” dedi.
Yapılan iş ve üretilen hizmet karşısında verilen ücretlerin yetersiz olduğunu dile getiren Kocatüfek, açıklamasına şu şekilde devam etti:
“Neoliberal sağlık politikaları sonucunda hemşirelerin hizmetleri ihale ile alınan satılan hizmet haline gelmiştir.
2014 sonu itibariyle Türkiye’de taşeron işçi sayısı 1 milyon 482 bin 690’dır. Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere kamuya ait pek çok kurumda taşeron işçi sayısı giderek artmakta, taşeron çalıştırma yani güvencesiz çalıştırma giderek yaygınlaşmaktadır. Hükümetin taşeronu durdurmak ya da taşeron sisteminden vazgeçmek gibi bir derdi yoktur aksine hekim ve öğretmenlerin de taşeron şirketlerden karşılanması için tasarılar hazırlanmıştır. Aynı işi yapan, aynı eğitimi alan hatta aynı okuldan mezun olan arkadaşlarımız, farklı statülerde ve giderek daha çok taşeron şirketler aracılığıyla güvencesiz çalışmaya zorlanmaktadır.
Sağlık Bakanlığı bu yıl sadece 5000 hemşire alacağını belirtmiştir. Hemşirelerin mevcut çalışma koşulları ve iş yükleri düşünüldüğünde bu rakam gerçek ihtiyacı karşılamaktan oldukça uzaktır. Hemşirelik okullarında 80 bin civarında hemşirelik öğrencisi bulunurken, bakanlığın gerçekleştirmeyi planladığı hemşire görevlendirmelerinin sayısı kesinlikle kabul edilir değildir.

“HEMŞİRELER JOKER ELEMAN DEĞİL”
Hemşireler, “karmaşık ve yaşamı tehdit edici sorunları olan hastaların tanılamasını yapmak, hastaları sürekli izlemek, nitelikli yoğun bakım ve tedavi girişimleri uygulamak, hasta ve yakınları ile terapötik ilişki kurmak, koruyucu, iyileştirici ve rehabilite edici girişimleri uygulamaktan sorumlu sağlık personelidir”. Hemşirelik kanunu, iş ve meslek sınırlarını belirleyen yasalar pratikte işlememekte ve pek çok kurum ve alanda hemşirelerden sağlık sisteminin tüm boşluklarını doldurmaları tüm hatalarını göğüslemeleri beklenmektedir. Hemşirelik tanımlı bir meslektir ve çalışma alanının sınırları, hemşirelerin verdiği hizmetin değeri ve önemi göz önünde bulundurularak çizilmelidir.”
(Haber Merkezi)
Son Güncelleme: 12.05.2015 23:48