Hayati Çam: “Diri diri insan yakanların konuşmaya hakkı olamaz”

Kısa adı BASK olan Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu Çorum İl Temsilcisi Hayati Çam, Almanya Federal Parlamentosu'nun 1915 olaylarıyla ilgili Yasa Tasarısı’nın “siyasî” bir karar olduğunu belirterek, “İkinci Dünya savaşında milyonlarca Yahudiyi diri diri fırınlarda yakanların ve soykırım suçu tescillenenlerin konuşmaya ve tarihimizi yargılamaya hakkı yoktur.” dedi.

Hayati Çam: “Diri diri insan yakanların konuşmaya hakkı olamaz”

Kısa adı BASK olan Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu Çorum İl Temsilcisi Hayati Çam, Almanya Federal Parlamentosu'nun 1915 olaylarıyla ilgili Yasa Tasarısı’nın “siyasî” bir karar olduğunu belirterek, “İkinci Dünya savaşında milyonlarca Yahudiyi diri diri fırınlarda yakanların ve soykırım suçu tescillenenlerin konuşmaya ve tarihimizi yargılamaya hakkı yoktur.” dedi.

05 Haziran 2016 Pazar 23:38
Hayati Çam: “Diri diri insan yakanların konuşmaya hakkı olamaz”

BASK İl Temsilcisi Hayati Çam, Almanya’da 3 milyondan fazla Türk’ün yaşadığını anımsatarak, alınan kararın “örtülü bir savaş” niteliği taşıdığını söyledi.
Bu kararın alınmasından sonra Almanya’da yaşayan Türkler’in, Alman ırkçıları için açık bir hedef hâline geldiğini vurgulayan Hayati Çam konuya ilişkin yaptığı yazılı basın açıklamasında şu görüşleri dile getirdi:
“Bu kararla İslamofobi âdeta Türkofobi’ye dönüşmüştür. 3 milyondan fazla Türk’ün yaşadığı Almanya’da, oy birliği ile karar alınmasının başka bir izahı yoktur. Bu nedenle karar, örtülü bir savaş ilanı niteliğindedir. Şu andan itibaren Almanya’da yaşayan Türkler, Alman ırkçıları için açık bir hedeftir. Yaşanacak her acı olayın sorumlusu Alman Federal Meclisi ve Alman Hükümeti olacaktır. Türkiye, Almanya ile ilişkilerini yeniden gözden geçirme; Suriyeli mültecilerin Almanya’ya girmesini önlemeye ilişkin yapılan anlaşmayı derhal tek taraflı iptal etmelidir.
İkinci Dünya Savaşı’nda milyonlarca Yahudi’yi diri diri fırınlarda yakanların ve soykırım suçu tescillenenlerin konuşmaya ve tarihimizi yargılamaya hakkı yoktur. 20. yüzyılda iki cihan savaşı çıkararak, on milyonlarca asker ve sivilin katledilmesinden, devlet ve milletçe insanlık suçu işlenmesinden sorumlu olanların konuşmaya hakkı yoktur. Tehcir kararı kendi tarihi şartları içinde, siyasetçiler tarafından değil tarihçiler tarafından araştırılması, incelenmesi ve değerlendirilmesi gereken bir konudur. Bütün bu gerçekler ortada iken Almanya Federal Meclisi’nde alınan karar tamamıyla siyasi niteliklidir. Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne almamak için girişilen yeni bir siyasi hamledir.”
(Haber Merkezi)

Son Güncelleme: 05.06.2016 23:39

banner251