Hava soğuk, fiyatlar sıcak!

Çorum’un en büyük halk pazarlarından biri olan Çarşamba Pazarı, durgun bir hafta geçirdi. Bu durgunlukta yağışlı ve soğuk havanın yanı sıra ekonomik daralmanın da etkisi olduğu gözlendi.

Hava soğuk, fiyatlar sıcak!

Çorum’un en büyük halk pazarlarından biri olan Çarşamba Pazarı, durgun bir hafta geçirdi. Bu durgunlukta yağışlı ve soğuk havanın yanı sıra ekonomik daralmanın da etkisi olduğu gözlendi.

16 Ekim 2018 Salı 00:29
Hava soğuk, fiyatlar sıcak!

Pazarcılar, ülkenin içerisinde bulunduğu ekonomik darboğazın tüm kesimleri olumsuz etkilediğini belirterek, özellikle yurttaşların alım gücünün azalmasının işlerini bir hayli azalttığını dile getirdiler.

Öte yandan görüntü vermekten kaçınan bazı satıcılar, Belediye Başkanı Zeki Gül’ün hafta başında Pazartesi Pazarı’nda yaptığı denetimlere tepki göstererek, “Sayın Başkan, bizim kazandığımız üç kuruşu sorgulamak yerine asıl büyük tüccarları ve marketleri kontrol etsin. Bakalım, müşterilerimizin önünde bizi fırçalayan Başkan, onların karşısında da öyle yüksek sesle konuşabiliyor mu?” şeklinde görüş belirttiler.

Yağışlı ve soğuk havanın da yurttaşları pazar alışverişinden uzak tuttuğu gözlendi.

“KÖYDE BEKÂRLARA KIZ VERMEZ OLDULAR”

Güney Köyü’ndeki 4 dönümlük kendi bahçesinde ürettiği sebze ve meyveleri Çarşamba Pazarı’nda satışa sunan Ali Canik, ülkemizde tüm sektörleri etkileyen fiyat artışlarının pazara da yansıdığını belirterek, “Bu fiyat artışından esnaf olarak biz de sıkıntı ve üzüntü duyuyoruz. dedi.

Yaşanan ekonomik krizin en temel nedeni olarak, Türkiye’nin üretimden uzaklaşarak tüketim toplumu hâline dönüşmesini gösteren Ali Canik, “Biz 10 yıl öncesine kadar köyümüzde 17 nüfus, yaklaşık 200 dönüm araziyi ekip biçerek geçimimizi sağlardık. Sadece bizim ailenin 45 büyükbaş hayvanı vardı. Köyümüzde 3000 civarında küçükbaş hayvan bulunuyordu. Şimdi herkes Çorum’a göçtü. Bir ineğimiz bile kalmadı. Köylü vatandaş şehre gelince, üretici durumundan tüketici durumuna geçti. İşte memleketimizin genel durumu, bizim köyün durumundan farksız… Üretmeden tüketim olur mu? Herkes hazır tüketmeye başlarsa, sonu işte böyle ekonomik kriz olur.” şeklinde konuştu.

Kırsalda nüfusun bir hayli azaldığına ve özellikle gençlerin yaşam koşullarının giderek güçleştiğine dikkat çeken Ali Canik, “Artık köyde bekârlara kız bile vermez oldular. Ben artık 34 yaşındayım, çok şükür evlendim de paçayı kurtardım.” ifadesini kullandı.

Ali Canik, Türkiye’nin ekonomik krizden kurtulması için yeniden üreten bir ülke olması gerektiğini belirterek, “Devletin köylüyü, üreticiyi desteklemesi lâzım. Meselâ ben, sera desteği verilmesi hâlinde bir dakika bile durmam, köyüme geri dönerim. Öyle tahmin ediyorum ki benim gibi köyüne dönmek isteyen birçok insan, bu şekilde devlet teşviki bekliyor.” diye konuştu.

Güneyli Ali Canik, “Yaşadığımız ekonomik krizin asıl nedeni, üretimin bitmesi, herkesin tüketici olması” dedi.

“HALKIN ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ”

Çarşamba Pazarı’nda “Çiftlikten halka” taze yumurta satan Ali Aksungur, son günlerde artış gösteren yumurta fiyatlarının önümüzdeki birkaç hafta daha bu yükselişini koruyacağını söyledi.

Çiftlik ve kümeslerde tavuk sayısının azalmasından ötürü yumurta fiyatlarının biraz yüksek seyrettiğini belirten Aksungur Yumurta sahibi Ali Aksungur, “Kümeslerdeki civcivlerin büyümesine kadar yumurta fiyatları düşüş eğilimine kolay kolay girmez.” dedi.

Buna rağmen marketlerde satılan aynı yumurtaların pazardan daha yüksek olduğuna dikkat çeken Aksungur, “Marketlerin 18 liradan sattığı aynı yumurtayı biz 14 liradan halkımıza sunuyoruz. Bakarsanız, ikisi de aynı çiftlik yumurtası… Market fiyatlarıyla kıyasladığımız zaman aynı yumurtaların bizde yüzde 20 daha ucuz olduğunu göreceksiniz.” ifadelerini kullandı.

Yumurta fiyatlarının pahalı olmasından ötürü satışların durgun geçtiğini kaydeden Ali Aksungur, “Ekonomi iyiye gitmiyor. Vatandaşın alım gücü çok düştü. Ben yakın zamana kadar dükkânımda günlük 2500 – 3000 TL. ciro yaparken, şimdi 500 lira ciroyla yetinmek durumunda kalıyorum.” ifadesini kullandı.

Bu hafta Çarşamba Pazarı’nda yumurtanın 30’lu kolisi 10 lira ile 15 lira arasında değişti.

Ali Aksungur, “Vatandaşın alım gücünün azalması, bizim ciroya yansıdı.” dedi.

“VATANDAŞ PAZARDAN BOŞ ÇANTAYLA ÇIKIYOR”

Pazarda açtığı lahana tezgâhında müşteri bekleyen Erol Pomak da ekonominin günden güne kötüye gittiğini belirterek, “Kimi vatandaşlar alışveriş için geldiği pazardan bomboş çantayla çıkıyor.” dedi.

Geçen yıl tanesi 3 lira olan lahanayı şimdi 5 liradan satmak zorunda olduğunu söyleyen Erol Pomak, “Şu lahananın, bu tezgâha nasıl geldiğini insanlar bilmiyor. Gece uyumadan, gündüz oturmadan çalışıyoruz. Bu işin kazası var, belası var… Girdi maliyetleri çok fazla… Her şey çok pahalandı… Öyle oluyor ki vatandaş, pazardan çantası boş çıkıyor.” şeklinde konuştu.

Erol Pomak, pazara gelen bazı yurttaşların bazen hiçbir şey alamadan döndüğünü söyledi.

“ÜRETTİĞİMİZ ELİMİZDE KALIYOR”

Mısır satmak için Üyük Köyü’nden gelerek Çarşamba Pazarı’nda tezgâh açan Engin Ardıç ve Gazi Eker ise mazot ve gübre fiyatlarının yüksek olmasından yakındılar.

Girdi maliyetlerinin üreticiyi çok zorladığına dikkat çeken Engin Ardıç ve Gazi Eker, “Ürettiğimiz elimizde kalıyor. Şu mısırın 10 tanesini 5 liradan satıyoruz. Aynı mısır İstanbul’a varınca 5 tanesi 10 liradan satılıyor. Köylünün rahat nefes alması, ancak vergilerin düşürülmesiyle mümkün olur.” diye konuştular.

Engin Ardıç (Solda) ve Gazi Eker, “Vergiler düşerse, köylü nefes alır.” dediler.

“DAR GELİRLİ DE BALIK YESİN DİYE AZ KÂRLA SATIYORUZ”

Çarşamba Pazarı’nda arkadaşlarıyla birlikte balık tezgâhı açan Engin Topçu, çarşıdan daha hesaplı fiyatlarla vatandaşa balık sunduklarını söyledi.

Cuma ve Cumartesi pazarlarından sonra Çarşamba Pazarı’nda ilk kez siftah yaptıklarını belirten Engin Topçu, “Havalar böyle yağışlı giderse bizim için iyi olur. Balık, soğuk havayı sever. Cuma ve Cumartesi pazarlarında güzel iş yaptık. Bunda çarşıdaki fiyatlardan daha ucuza satmamızın da etkisi var. Biz herkes balık yiyebilsin diye az bir kârla satış yapıyoruz.” dedi.

Şimdilerde palamudun bol ve lezzetli olduğunu vurgulayan Engin Topçu, “Çarşıda 15 liradan satılan yerli palamudun tanesini 10 liradan veriyoruz. Üstelik bu seneki palamutlar oldukça iri ve besili… Hamsi ve istavritin kilosu bizde 7 lira, kefal ise 10 lira… Dar gelirli vatandaşımız da balık yesin diye fiyatlar bizde böyle…” diye konuştu.

Soldan sağa: Eyüp Kılıç, Engin Topçu, Ayhan Küyükoğlu ve Yusuf Çağırgan

“SOĞAN VE PATATES FİYATLARI OTURDU”

Sezona aşırı yüksek fiyatlarıyla giriş yaparak ekonomi gündemini epeyce meşgul eden soğan ve patates, durulmuş görünüyor.

Çarşamba Pazarı’nda patates ve soğan satan Ferhat ve Sefa Eyin kardeşler, sezon başında hastalık ve üretim azlığı nedeniyle mahsulün yetersiz kaldığını ve maliyet girdilerinin de etkisiyle her iki sebzenin sezona “hızlı” giriş yaptığını hatırlatarak, “Soğan ve patates fiyatları artık duruldu. Şu an her ikisinin de kilosunu 2 liradan satıyoruz. Bundan sonra soğan ve patates fiyatlarının artış göstereceğini sanmıyoruz.” şeklinde konuştular.

Soldan sağa: Sefa, Fatih ve Ferhat Eyin kardeşler, soğan ve patates fiyatlarının artık oturduğunu dile getirdiler.

PAZARDA BAZI ÜRÜNLERİN FİYATLARI

Yeşilbiber 3 lira, üzüm 5 lira, ayva 3 lira, domates 3-5 lira, maydanoz (tane) 1 lira, fasulye 4 lira, ıspanak 4 lira, limon 2 lira, nar 2 lira, mandalina 1,5 – 2 lira, havuç 1,5 lira, turp 2 lira, mantar 6 – 9 lira, kabak 3 lira, muz 6 lira.

(Recep SERBES)

Son Güncelleme: 16.10.2018 00:35