“Hani nerde Hz. Ömer’in adaleti?”

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi ve Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Selim Aydın, Çorum’da proje uygulanan okullara atanan idarecilerin sendikalara göre dağılımı hakkında bir açıklama yaparak, 13 okula 39 yönetici atandığını, bunlardan 34’ünün Eğitim Bir-Sen, 4’ünün Türk Eğitim-Sen üyesi, 1 kişinin de sendikasız olduğuna dikkati çekti.

“Hani nerde Hz. Ömer’in adaleti?”

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi ve Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Selim Aydın, Çorum’da proje uygulanan okullara atanan idarecilerin sendikalara göre dağılımı hakkında bir açıklama yaparak, 13 okula 39 yönetici atandığını, bunlardan 34’ünün Eğitim Bir-Sen, 4’ünün Türk Eğitim-Sen üyesi, 1 kişinin de sendikasız olduğuna dikkati çekti.

19 Eylül 2019 Perşembe 00:04
“Hani nerde Hz. Ömer’in adaleti?”

Selim Aydın, “Sizce hangi tavır daha adaletli? Eski düzen mi yeni düzen mi?” diye sordu. Aydın, “Hak ve adalet duygusuna önem veren herkesin de bu tabloyu görmesini ve ona göre işlem tesis etmelerini umuyoruz” dedi.

İlimiz merkez ve ilçelerinde proje uygulayan 13 okula atanan 39 idarecinin sendikal dağılımına ilişkin bir değerlendirme yapan Aydın, şu ifadelere yer verdi:

“Bu okullarımıza idareci teklifleri Mayıs 2019 tarihinde yapılmıştır. Sonuçlar tıpkı geçtiğimiz yıllardaki yönetici atamalarında olduğu gibi hak gaspının yaşandığı, kul hakkının yenildiği, torpillilerin, yandaşların kayırıldığı bir tabloyu ortaya çıkardı. 2014 yılında ve sonrasında siyasi saiklerle hareket edenler, kendisinden olmayanlara adeta kıyım yaptı. İlimiz proje okullarına yapılan atamalarda da durum farklı değil. Karşımıza manevi bir profil çizerek çıkan, zamanında haktan hukuktan bahsedenlerin, konuşmalarında Hz. Ömer’in adaletini ağzından düşürmeyenlerin en son hamlesini, siz değerli eğitim çalışanlarının takdirine bırakıyorum.

Türk Eğitim-Sen her zaman doğruyu takdir etmiş, yanlışın karşısında durmuştur.

Yüzlerce yıldan beri mülkün temelinin adalet olduğunu toplumun her noktasında sergilemiş olmanın onuruyla tarih sayfasında yer almış bir milletiz. Ve bu duygumuzu asla yitirmek istemiyor; Türk Eğitim-Sen olarak, verdiğimiz mücadelenin de bu noktada bir gayret olduğunun bilinmesini istiyoruz.

Hak ve adalet duygusuna önem veren herkesin de bu tabloyu görmesini ve ona göre işlem tesis etmelerini umuyoruz.

Bizim dün karşı çıktığımız bugün de karşı çıkacağımız, eğitim camiasına yaşatılan ayrımcılık ve ötekileştirme anlayışıdır. Çocuklarımızın geleceğini inşa eden eğitim hayatımızın, birilerinin pis koltuk iştahının tatmin aracı olarak görülmesinedir. Milli Eğitim Bakanımız zaman zaman konuşmalarında liyakatten, hakkaniyetten bahsediyor. Şu anda ilimizde bu hassasiyetin etkilerini görmeye başladık. Yazılı sınavlarda alınan puanın, mülakatta da aynı olduğuna şahit olduk. Bu tavır, ‘efendim siz ne dediyseniz’ anlayışının sona ermesi demektir.

Bir kez daha söz veriyoruz; nerede bir zulüm, iltimas ve hukuksuzluk varsa karşısında duracağız. Ve nerede bir iyilik, güzellik, emek ve alın teri varsa yanında olacağız. Nefesimiz tükeninceye kadar sözümüze sadık kalacağız.” (Haber Merkezi)