Halk otobüsü şoförlerinden hoşnutsuzluk doruğa ulaştı

Halk otobüslerini kullanan şoförlerin yolculara kötü muameleleri, son günlerde sık sık şikâyet konusu olmaya başladı.

Halk otobüsü şoförlerinden hoşnutsuzluk doruğa ulaştı

Halk otobüslerini kullanan şoförlerin yolculara kötü muameleleri, son günlerde sık sık şikâyet konusu olmaya başladı.

01 Ağustos 2014 Cuma 00:39
Halk otobüsü şoförlerinden hoşnutsuzluk doruğa ulaştı
Halk otobüslerini kullanan şoförlerin yolculara kötü muameleleri, son günlerde sık sık şikâyet konusu olmaya başladı.

ÇORUM HABER’in fahri yazarlarından Memduh Tuluk, geçtiğimiz günlerde iki yazı ile bu konudaki yakınmalarını Belediye Başkanı Muzaffer Külcü’ye duyurmaya çalışmıştı.

Tuluk, dün, tanık olduğu yeni bir “nezaketsizlik” örneğini kaleme aldı. Ayrıca, aynı anda bir başka okurumuzdan da, benzer bir “okuyucu mektubu” geldi.

Anlaşılan o ki, halk otobüslerini işleten şirketin yöneticileri soruna el atmak durumundalar. Belediye’nin de desteğiyle, şoförlere yönelik hizmet içi eğitim verilmesinde yarar var.

OTOBÜS ŞOFÖRÜNDEN BİR YENİ OLAY DAHA

Memduh TULUK

Halk otobüslerinde vukuat eksik olmuyor.
Gazi Caddesi’nde Sultan Lahmacun önündeki duraktan üzerinde “Buhara” yazan otobüse bindim.
Otobüs Vilayet kavşağındaki durağa yaklaştığında, yaşlı bir karı-koca yerlerinden kalktılar, iniş kapısına gelip ikaz düğmesine bastılar. Şoför önemsemedi, kapıları açmadı ve durmadı. Yaşlı adam da haklı olarak tepki gösterdi. “Neden bizi indirmedin şoför efendi? Niye kapıları açmıyorsun, niye durmuyorsun?” diye şoföre doğru yürüdü. Çok öfkeliydi.
Bense arka sıralarda oturuyorum.
Şoför hem suçlu, hem güçlü, yaşlı karı-kocaya çıkıştı: “Zamanında kalkıp ikaz düğmesine basaydınız, kapıya yaklaşıp bekleyeydiniz!”
Aslında onlar zamanında kalkmışlar, kapıya kadar gidip ikaz düğmesine basmışlardı. Bunu oturduğum yerden rahatça izlemiştim.
Tartışma devam ederken, yaşlı adam “Bizi şu durakta bari indir kardeşim!” dedi. Atatürk Lisesi’nin karşısındaki durakta otobüs durdu, kapılar açıldı…Öfkeli şekilde indiler…
Bu olaya şahit olan yolculardan bir bayan, şoföre neden zamanında kapıyı açmadığını sordu. “Bu iki insan yaşlı. Zamanında da kalkıp ikaz düğmesine bastılar. Siz hatalısınız, yanlış yaptınız!” dedi.
Şoför bu nazik çıkış karşısında da, özür dilemesi gerekirken, küstahça, “Sen onların avukatı mısın?” diye diklendi.
Böylesine kötü bir olay, bir hafta önce de benim başıma gelmişti. Bindiğim duraktan sonra ikinci durakta inmek için ikaz düğmesine bastığımda, “Hacı efendi, niye bindin niye iniyorsun? Kısacık yolu yürüsene! Oyuncak mı devletin otobüsü!” diye ağır bir hakaret işitmiştim.
Oysa protez bacağımla yürüme güçlüğüm vardı. Üstelik, nerede binip nerede ineceğime şoför ne karışırdı…
Belediye Başkanımız Muzaffer Külcü’ye açık mektup şeklinde ÇORUM HABER’de yazdım bu olayı.
Yazıdan sonra pek çok tanıdık işyerime gelerek, yaşadıkları benzer olayları anlattılar. Halk otobüslerinin şoförleri ile ilgili şikayetler çok fazlaydı.
Davranış bozuklukları, nezaketten uzak hitaplar, öfke ve küstahlıklar…Yolcuyu azarlamalar…İkinci bir yazıyla bunları da anlattım.
Karşılaştıkça, bu şoförlere görev ve sorumluluklarını anlatmaya çalışsak da, sorunun genel bir sorun haline geldiği ortada.
Sayın Başkan’ın bu soruna eğilmesi gerektiğine inanıyorum.
Ben yaşadım, gözlerimle gördüm, kulaklarımla duydum.
Araştırılsa, benzer olayları yaşamış, tanık olmuş yüzlerce insan çıkacaktır.
Otobüsler, genç, yaşlı, kadın, çocuk, hasta, özürlü binlerce insana hizmet veriyor. Kolay değil. Ama, bu hizmetin nezaketle gerçekleştirilmesi de hiç zor değil.
Bu olumsuzluğa dur demek lâzım.

-OKUYUCU MEKTUBU-

OTOBÜS ŞOFÖRÜNÜN ANNEME HAKARETİ

Yaşlı annem halk otobüsüne binip Buharaevler’e giderken, okuması yazması olmadığı için şoföre “beni cami önünde indir” diye rica etmiş...
Fakat şoför unutmuş, birçok duraktan sonra hatırlayıp bir başka şoföre telefon ederek annemi gelecek olan o otobüse yönlendirmiş.
Gelen otobüse bindiğinde, şoföre yine cami önünde ineceğini söylemiş. O şoför ise, yaşlı anneme “bilmediğiniz yerde niye otobüse biniyorsunuz” diye tepki gösterip azarlamış. 
Annemse, “okumam yazmam yok, bilemedim, ama ineceğim yeri şoföre söyledim beni indirmedi” demiş.
Şoför bununla da yetinmeyip, annemi ineceği yerde değil de bile bile başka bir durakta indirerek “işte gideceğin yer ileride” diyerek gitmiş.
Annem ise çok uzun bir mesafeyi yürümek zorunda kalmış.
Annem hem ayaklarından rahatsız, hem de şeker ve tansiyon hastası.
Halk otobüsü şoförlerinden şikâyet çok fazla.
Bu konuya Sayın Belediye Başkanımızın eğilmelerini bekliyoruz. 
Saygılarımla. 

İSMİ SAKLI BİR OKUYUCU

Son Güncelleme: 01.08.2014 00:47