“Halk ekmek” üretimi için geri sayım başladı

Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, Çorum Belediyesi’nin halk ekmek üretiminde sona doğru yaklaşıldığını dile getirdi.

“Halk ekmek” üretimi için geri sayım başladı

Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, Çorum Belediyesi’nin halk ekmek üretiminde sona doğru yaklaşıldığını dile getirdi.

29 Temmuz 2017 Cumartesi 01:44
“Halk ekmek” üretimi için geri sayım başladı

Belediye Başkan Yardımcıları Ahmet Yabacıoğlu ve Turhan Candan ile birlikte makamında bir basın toplantısı düzenleyen Külcü, halk ekmek fabrikasında gelinen son durum hakkında detaylı bir açıklama yaptı.

Organize Sanayi Bölgesi’nde 3500 metrekarelik bir fabrikanın devralındığını ve artık deneme üretimine geçildiğini ifade eden Külcü, 3 vardiya halinde günlük 75 bin ekmek üretiminin yapılacağını, iki yeni üretim bandının eklenmesi ile birlikte 1 ay içerisinde bu rakamın 200 bine çıkacağını belirterek, tüm Çorum’un ekmek ihtiyacının rahatlıkla karşılanabileceğini dile getirdi.

Kentin farklı bölgelerine kurulacak olan 35 büfeyle de bu ekmeklerin yurttaşlara ulaştırılacağının altını çizen Külcü, maliyet konusunda ise net bir açıklama yapmamasına rağmen ekmeklerin 75 veya 80 kuruştan satılabileceğini söyledi.

“DEVLETÇİ BİR ANLAYIŞA SAHİP DEĞİLİZ”

Kendilerinin devletçi bir ekonomi anlayışını benimseyen bir yönetim anlayışına sahip olmadığının altını çizerek konuşmasına başlayan Külcü, şunları söyledi:

“Mümkün olduğu kadar bunların özel sektör tarafından yapılmasını, piyasanın kendi şartları içerisinde bu işlerin içerisinde olmasını, olgunlaşmasını ve yürütülmesini benimseyen bir anlayışa sahibiz.

Ama zaman zaman bizim de çok istediğimiz halde içinde bulunduğumuz şartlardan kaynaklanan durumlar ortaya çıkıyor. Elbette böyle durumlar olduğu zaman devlet müdahalesini yaptı, gelecekte de yapmaya devam edecek.”

“BELEDİYE’NİN GEÇMİŞTE DE EKMEK ÜRETİM DENEYİMİ VAR”

“Konumuz en temel beslenme ürünü ekmek. Kişi başına ortalama 1 ekmek tüketiliyor. Şehrimizde her gün 200 binin üzerinde ekmek tüketiliyor. Dolayısıyla özellikle dar gelirli bir ailenin bütçesinin içerisinde yekûn tutan bir harcama olduğu görüyoruz. Bu da belediyeleri ekmek üretmek konusunda bazen mecbur bırakıyor bazen de sosyal ve siyasal şartlar nedeniyle arzulu olabiliyorlar. Biz bu konuda çok arzulu olan, piyasaya müdahale eden belediyelerden olmayı benimsemedik. Bugün de içimizde bulunduğumuz şartlardan dolayı böyle bir adım atmak zorunda kaldık.

Çorum Belediyesi’nin geçmişte de buna benzer tecrübesi var. 1990’lı yıllarda Ulumezar’ın yanında bir binada böyle bir teşebbüs olmuştu. Bir süre fırın da işletmişti, ekmek üretimi de yapmıştı. Ama o günkü şartlarda görüldü ki belediyenin ekmek üretimi piyasa şartlarından daha yüksek maliyetlerde mümkün olabiliyor. Bu nedenle fırıncılar ortaya bir talep koydular. Karşılıklı anlaşarak belediye ekmek üretmekten vazgeçti.

O zaman Belediye’nin fırıncılarla anlaşmış olduğu iki husus şuydu; bir ekmeğin fiyatıyla istedikleri gibi oynamayacaklar. Ekmek fiyatının belirlenmesinde belediye ile birlikte hareket edecekler. İki zaman zaman Belediye’nin ihtiyaç sahibi ailelere ekmek vermesi için her fırın Belediye’ye imkânları ölçüsünde fiş verecekti. Bu hususları sadece hafızalarda tazeleme olsun diye ifade ettim.”

“EKMEK FABRİKASI KURMAK ZORUNDA KALDIK”

“Bu noktaya nasıl geldik? Bununla ilgili iki kötü anımız var. Bunlardan birincisi 2015 yılının bahar aylarında yaşandı. 7 Haziran seçimlerinden 15-20 gün önce fırıncılar odası ekmeğin fiyatını 60 kuruştan 1 liraya çıkardı. Bu bir kere ekonomik olarak bir zorunluluk olsa bile adaba, edebe, sosyal ilişkilere aykırı bir tutumdur. Hangi partiden olduğu, hangi partiye gönül verdiğinin hiçbir önemi yok, Belediye’nin hangi partiden olduğunun da hiçbir önemi yok. Seçime 15 gün kala birisi çıkıp da eğer ekmeğin fiyatıyla oynuyorsa ve yüzde 500 oranında bir zam yapıyorsa orada iyi niyetten bahsetmek mümkün değil. Bir süre sonra kendileri yeniden ekmek fiyatını düşürdü.”

“DEVLETLE DANS EDİLMEZ”

“İkincisi ise çok daha kötü bir tecrübedir. Halk ekmek fabrikası ile ilgili bütün süreç şimdi okuyacağım bir mektupla başladı. Bu mektup bir fırıncı esnafımızdan geldi.

Mektubun ardından oda yöneticileri ile uzun uzun konuştuk. Onlara yaptıkları işlerin fevkalade yanlış olduğunu, bu işlere tevessül etmemeleri gerektiğini, eğer ekmeğe zam yapılması gerekiyorsa, zarar ediyorlarsa belediye olarak bizim de yardımımız olsun dedik. Ama bu işleri yaparken asla gayri hukuki yollara sapmamaları gerektiğini ısrarla anlattık. Oda başkanıyla beraber oda yönetiminden 3-4 kişi daha buradaydı. Israrla bize gelen bilgilerin yanlış olduğunu, böyle şeylerin olmadığını, asla normalin dışında bir hadisenin olmadığını anlatmaya çalıştılar. Ve ben onlara son cümle olarak ‘bildiğim, öğrendim ne varsa bunların hepsini belediye başkanı olarak sizlerle paylaştım, yaptığınız yanlışta ısrar ederseniz karşınızda devleti bulursunuz, devletle dans edilmez’ demiştim. Onlar yanlış bilgilendirildiğimi söyleyerek buradan çıktılar ve bir süre sonra devletle dans edilmeyeceğini gördüler. Bir taraftan hukuki süreç işledi, emniyet ve savcılık gerekli işlemleri yaptı. Biz de öbür taraftan 2015’teki olayla karşılaşmamak için üretime yönelik olarak atmamız gereken adımlar nelerse onların hazırlıklarını yaptık. Gördüler ki devlet ağır işliyor ama mutlaka işliyor. Devlet işini geç yapıyor ama mutlaka devlet işini yapıyor. Geldiğimiz noktada bunu görmüş oldular.”

“MİLLETİN EKMEĞİYLE OYNATMAYIZ”

“Lafı eğip bükmeden çok net söylüyorum, milletin ekmeğiyle oynatmayız. Bunu herkesin bilmesi lazım. Bundan sonra akıllarına estiği gibi ekmeğe zam yapmak, gramajını düşürmek gibi kararı almayacaklar, alamayacaklar. Eğer bir karar alınması gerekiyorsa bilecekler ki o kararda son sözün söylenmesi gereken yer burasıdır, Çorum Belediyesi’dir. Bunları söylerken asla bir husumet duygusu ile söylemiyoruz. Fırıncı esnafıyla asla bir rekabet duygusu içerisinde değiliz. Onlar işlerini yapmaya, fırınlarını çalıştırmaya devam etsinler. Onlar yaparken bu işleri, biz de aynı şekilde piyasayı kontrol etmek için, düzenleyici bir kurum olarak gücümüzü her an onların ensesinde hissettireceğiz. Ekmeği öldü fiyatına satmalarını beklemiyoruz. 75 kuruşa mal ediyorlarsa 70 kuruşa satmalarını da 75 kuruşa satmalarını da beklemiyoruz. İstedikleri fiyata satsınlar ama bunu yaparken gayri hukuki yollara sapmasınlar. Bizim derdimiz bu.

80 fırıncı esnafımızın her biri bizim için değerlidir. İçlerinde birilerinin yanlış yapması bizim onlarla ilgili kanaatimizi azla değiştirmez. Her fırsatta söylüyoruz esnafımız başımızın tacıdır. Ama herkesin şunu da bilmesi lazım 80 fırıncı esnafımız ve aileleri bizim için ne kadar önemliyse geriye kalan 260 bin insanımız da en az onlar kadar önemlidir. Dolayısıyla 260 bin insanın ekmeğinin fiyatını 80 kişiye, hatta 80 kişinin içerisinde de 3-5 kişinin iradesine asla terk etmeyeceğiz.”

(Taner ŞİMŞEK)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251