“Haklarımızın tırpanlanmasına sessiz ve tepkisiz kalmayacağız”

Öztürk, hükümetin meclis genel kurulunda görüşülen torba yasa tasarısıyla madencilerin çalışma koşullarını düzenleme görüntüsü altında, işçi cinayetlerini arttıracak taşeron sistemini daha da yaygınlaştırdığını ifade etti.

“Haklarımızın tırpanlanmasına sessiz ve tepkisiz kalmayacağız”

Öztürk, hükümetin meclis genel kurulunda görüşülen torba yasa tasarısıyla madencilerin çalışma koşullarını düzenleme görüntüsü altında, işçi cinayetlerini arttıracak taşeron sistemini daha da yaygınlaştırdığını ifade etti.

17 Temmuz 2014 Perşembe 22:16
“Haklarımızın tırpanlanmasına sessiz ve tepkisiz kalmayacağız”
Eğitim Sen Çorum Şubesi Başkanı Mehmet Öztürk, torba yasa ile kamu çalışanlarının haklarının tırpanlanmasına sessiz kalmayacaklarını ifade etti.

“İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun Tasarısı” adı ile anılan Torba Yasa’nın 15 Temmuz Salı gününden itibaren TBMM genel kurulunda görüşülmeye başlandığını dile getiren Öztürk, “AKP Hükümeti’nin Soma’da yaşanan işçi cinayetini istismar ederek “taşeron işçilerin sorunlarını çözme iddiası” ile gündeme getirdiği ve 30 Mayıs’ta 60 madde olarak Meclis’e sunduğu torba yasa tasarısı, komisyon aşamalarında yapılan eklemelerle 154 maddeye çıkarılmış, daha önce defalarca emekçilerin haklarını gasp eden torba yasalarda olduğu gibi; söz konusu torba yasa tarsısında da birbiri ile hiç ilgisi olmayan konular birleştirilerek, kamuoyuna “müjde” olarak sunulmuştur.

“AKP ÖĞRETMENLERİN GELECEĞİNİ
İPOTEK ALTINA ALMAK İSTİYOR”
Torba yasa tasarısının 95. maddesi ile öğretmenleri ve aday öğretmenleri yakından ilgilendiren iki önemli düzenleme yapıldığını vurgulayan Öztürk, açıklamasında şunları dile getirdi:

“Daha önce 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda yapılan değişiklikle aday öğretmenlerin asaleten atanmak için “yazılı ve sözlü sınava” tabi tutulacağı belirtilirken, torba yasa ile bir değişiklik daha yapılarak “yazılı veya sözlü sınav” ifadesi getirilmiştir. Bunun anlamı, aday öğretmenlerin sözlü sınav ile atanmasının önünün açılması, bu şekilde tıpkı eğitim yöneticilerinde olduğu gibi, öğretmen atamalarında da “siyaseten atama” döneminin başlatılmak istenmesidir.

Aday öğretmenler bir yıl fiilen çalıştıktan sonra “performans” değerlendirmesinde başarılı olmak ve “disiplin cezası almamak” koşuluyla asaleten atanmak için “yazılı veya sözlü” sınava girmek zorunda kalacaktır. İlk sınavda başarılı olamayanlar başka bir il ya da ilçeye sürgün edilecekler ve ikinci sınavda da başarılı olamazlarsa memuriyetle ilişikleri kesilecektir. İlk bakışta, bu düzenlemenin sadece aday öğretmenlere özgü olduğu düşünülse de, asıl hedef eğitim emekçilerinin iş güvencesinin altını oymaktır.

“KURTULUŞ EMEKÇİLERİN BİRLEŞİK MÜCADELESİNDEDİR”
Hangi amaçla yapılırsa yapılsın resmen “sürgün” anlamına gelen ve pek çok yönden istismar edilmesi kaçınılmaz olan “öğretmenlere zorunlu rotasyon” uygulaması asla gündeme getirilmemelidir. Öğretmenleri zorunlu rotasyona tabi tutmak yerine, gönüllülük ve tercih esasına dayalı çözümler geliştirilmeli, hiç kimse kendi isteği dışında çalıştığı okuldan, çalışma arkadaşlarından ve öğrencilerinden zorla koparılmamalıdır.

Eğitim Sen Çorum Şubesi olarak torba yasanın sermaye lehine, emekçiler aleyhine olan bütün maddelerinin geri çekilmesini talep ediyor, öğretmenlere zorunlu rotasyon anlamına gelecek her adımın karşısında duracağımızın bilinmesini istiyoruz.”
(ÇORUM HABER)

Son Güncelleme: 17.07.2014 22:17