Hacı Bektaş Vakfı’nın “Hızır Cemi” bugün

Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi ve Çorum Alevi Kültür Merkezi tarafından düzenlenen “Hızır Cemi” bugün saat18.30’da vakıf binasında gerçekleştirilecek.

Hacı Bektaş Vakfı’nın “Hızır Cemi” bugün

Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi ve Çorum Alevi Kültür Merkezi tarafından düzenlenen “Hızır Cemi” bugün saat18.30’da vakıf binasında gerçekleştirilecek.

23 Şubat 2017 Perşembe 00:22
Hacı Bektaş Vakfı’nın “Hızır Cemi” bugün

Çorum’daki dedelerin yönetiminde yapılacak olan cemden önce lokmalar yenilecek, daha sonra cem olunacak.

Duaz-ı imamların ve gülbengler okunacağı, semahların dönüleceği Hızır Cemi ile ilgili bilgi veren Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şube Başkanı Nurettin Aksoy, “Her darda ve zorda kalanlar mutlaka bir kurtuluş yolu veya kurtarıcı ararlar.

Aleviler de kendilerine bir kurtarıcı yaratmışlar ve buna da Hızır demişler” dedi.

Kimsesizlerin kimsesi, sahipsizlerin sahibi, darda, zorda, yolda kalanların, umutsuzların umudu olan Bozatlı Hızır’ın Anadolu’da farklı şekilde yaşatıldığını kaydeden Aksoy, “Kimilerine göre; darda, yolda kalanların yardımına, imdadına yetişendir. Mazlumun acısına ortak olandır. Bereket dağıtandır. Yoksulun tek umududur. Sıkışanlara yardıma koşandır, düşerken tutulan daldır. Ağlarken güldürendir. Muratları veren, hasretlikleri giderip buluşturandır.

Hızır, hastaya derman dağıtandır, derde derman olandır, merhem olandır, şifa dağıtandır. O bir haldaştır, yoldaştır” ifadelerini kullandı.

Hızır ile ilgili bilgi almak için, Anadolu Kızılbaş Alevilerin yerleşim birimlerini gezip insanlarla konuşmanın yeterli olduğunu kaydeden Aksoy, açıklamasının devamında şu bilgileri verdi:

“Hangi Alevi’ye sorsanız, ‘Hızır kimdir, ne yapar?’ diye, alacağınız cevaplar, ciltlerce kitabı dolduracak, anlam içeren deyim ve sözlerle karşılaşırsınız. Hızır her muradı veren, her haneye giren, her derde derman olan, halden anlayan, kanaatkâr olan, seven sevilen, bir damla su gibi gönüllere düşen, mum gibi yanıp aydınlatan, aşk gibi sevdalandıran, mutlulukla güldüren, yola düşüren, zoru başaran, dağları aşıran, düşmanı şaşıran, çiğ lokmayı pişiren, boşalanı dolduran, her makamda oturan, gamı kederi unutturan, abı hayat suyundan içip ebedi olan Hızır’dır.

Alevi inancında kutsal Hızır ayı, en önemli inanç günlerini içerir. Hızır ayında üç gün kimi bölgelerde yedi gün oruç tutulur. Kurban ve adaklar özelikle bu ayda yerine getirilir. Alevilerin en büyük bayram günleri bu günlerdir. Alevi yerleşim birimlerinde en hareketli ay ve insanların coşkuyla kaynaştığı günler bu aydaki Hızır günleridir. Dargınlıkların giderildiği, küskünlerin barıştığı, hak sahiplerinin haklarının verildiği, şikâyetlerin dinlendiği, sorunlara hal çaresinin mutlaka bulunduğu kutsal ay bu Hızır ayıdır.

Hızır’ın ismiyle başlanıp onun rızası için hal edilmedik bir problemin kaldığı hiç görülmemiştir ve duyulmamıştır. Pirin huzurunda bir müşkül hal edilecekse, taraflara Hızır aşkına razı olun denildi mi, akan sular durur. Hızır’a olan itikat çırası her ikrar veren Alevinin gönlünde mutlaka yanıyor. Çünkü Hızır’a olan bu yüce sevgi ve muhabbetin mayası daha beşikten itibaren aşılanıyor.

Alevi aile geleneğinde bu duygu aile bireylerine bir kilime nakış dokunur gibi sabır ve sevgiyle işleniyor. Her an ve her demde, hem söylemde hem de eylemde yalnız Hızır çağrılır.” (Taner ŞİMŞEK)