Haboğlu Ailesi’nin soyağacı kitaplaştı

Anne ve babasının vasiyetini yerine getiren İsmail Haboğlu, 16 yıllık araştırması sonunda, 1700’lü yıllara kadar inen ve 9 kuşağı kapsayan soyağacını kitap haline getirdi.

Haboğlu Ailesi’nin soyağacı kitaplaştı

Anne ve babasının vasiyetini yerine getiren İsmail Haboğlu, 16 yıllık araştırması sonunda, 1700’lü yıllara kadar inen ve 9 kuşağı kapsayan soyağacını kitap haline getirdi.

16 Mayıs 2018 Çarşamba 22:08
Haboğlu Ailesi’nin soyağacı kitaplaştı

İsmail Haboğlu, “İnsanlarımız köklerine sahip çıkmalı. Her ailenin kitaplığında, mutlaka ve mutlaka ailesi ile ilgili bir soyağacı olmalı” diyor.

Ailenin 6. Kuşak Bireyi, (Ziraat Bankası emekli müdürü ve gazetemiz köşe yazarı) İsmail Haboğlu tarafından, 16 yıllık bir araştırma ve çalışmanın sonucunda hazırlanan; 9 kuşaktan oluşan ve 1700’lü yıllara kadar uzanan, soyağacı kitap haline getirildi.

Yazarımız İsmail Haboğlu, ailesinin soyağacı ile ilgili olarak şunları anlattı:

“…. Rahmetli annem ve babam amca çocukları idi. Ailelerine ve doğduğu topraklara son derece bağlı annem ve babam; bana sürekli, ‘Sen yazmaya çizmeye yatkınsın. Biz hayattayken, atalarımızla ilgili bilgilerimizi sana aktaralım. Ailemizin soyağacını hazırlayıp, kitaplaştır…’ der, dururlardı.

Ben de (o zamanlar başımda kavak yelleri estiği için) ‘tamam, bakarız…’ der geçiştirirdim.

Babam ve annem kısa aralıklarla vefat etti. Onların vefatı sonrası, onların soyağacımızla ilgili isteklerini, onlar hayatta iken yerine getirmemiş olmak bana çok koydu. İsteklerini vasiyet kabul edip, çalışmalara başladım.

Başladım başlamasına da, rahmetlilerle birlikte atalarımızla ilgili bilgilerin büyük bölümü de yok olmuştu. O nedenle bu soyağacını hazırlarken çok zorlandım.

Dile kolay, bu konudaki çalışmalarım tam 16 yıl sürdü.

Bu süre içinde ülkemizin dört bir yanına dağılmış akrabalarımı, bulundukları kentlere bizzat giderek ziyaret ettim. Onlardan da onlarda bulunan gerekli dokümanları alıp, derleyip, toparladım.

Araştırmalarımın sonucunda gördüm ki; ülkemizin bir kaç il ve ilçesinde de aynı soyadını taşıyan aileler var. Onları da arayıp, buldum. Ancak o ailelerin hiçbiriyle kan ve akrabalık bağımızın olmadığını saptadım. Biz Çorum merkez kökenli bir aileyiz.

16 yıllık araştırmalarımın sonunda ulaşabildiğim en son ata dedemiz Nalıncızade Fetullah Efendi’yi Soyağacımızın 1. Kuşağı olarak kabul edip, soyağacımızı devam ettirdim.

Ailemiz, eşler ayrık (Birinci Kuşağımız 1; ikinci kuşağımız 2; üçüncü kuşağımız 8; dördüncü kuşağımız 28; beşinci kuşağımız 35 ; altıncı kuşağımız 66; yedinci kuşağımız 106; sekizinci kuşağımız; 51 ve dokuzuncu kuşağımız 2. olmak üzere) toplam 300 aile bireyinden oluşuyor. Bu sayı, eşlerle birlikte 460 aile bireyine kadar ulaşıyor.

Tüm aile bireylerimiz kuşaklar bazında yaş sırasına göre kodlamış durumda. Örneğin ben 6.kuşağın (doğum tarihime göre) 12. sırasında kayıtlıyım.

Soyağacı Kitabımız, aile bireylerimizin tümünün, doğum ve ölüm tarihlerini, öğrenim durumlarını, mesleklerini, kendilerine ulaşılabilecek telefon numaralarını, adreslerini içeriyor ve 216 sayfadan oluşuyor.

3. Kuşaktan itibaren tüm aile bireylerimizin resimleri elimizde olmasına rağmen mensuplarımızın bu resimlerini kitap haline getirdiğimiz Soyağacımıza (basım maliyetlerinin çok yüksek olması nedeniyle) ne yazık ki koyamadık.

Dolayısıyla aslı 600 sayfanın üzerinde olan soyağacımızı 216 sayfaya düşürmek zorunda kaldık. Bu konudaki en büyük üzüntüm bu oldu.

Bu kitabın basımıyla birlikte şu an, rahmetli anne ve babamın vasiyetlerini yerine getirmenin gururunu ve onurunu yaşıyorum.

Başta rahmetli annem ve babam olmak üzere tüm atalarımızın ruhu şad olsun…

Ayrıca böyle içerikli bir soyağacı kitabının, ülkemizde bir başka örneğinin olmadığını düşünüyorum. Bu da bana ve aileme ayrı bir gurur veriyor.

Bu noktada, buradan şöyle bir mesaj vermek istiyorum.

İnsanlarımız köklerine sahip çıkmalı. Her ailenin kitaplığında, mutlaka ve mutlaka ailesi ile ilgili bir soyağacı olmalı….”

banner155