“Gezi adaletsizliğe karşı Türkiye’nin nefes alışıdır”

Öztürk, Gezi’nin emekten yana, yoksuldan yana, doğadan yana, ezilmişten yana, ötekileştirilenden yana, kadından yana, barıştan yana her direnişin içinde yer alacağı, direnen herkesin dilinden düşürmeyeceği bir şarkı olduğunu söyledi.

“Gezi adaletsizliğe karşı Türkiye’nin nefes alışıdır”

Öztürk, Gezi’nin emekten yana, yoksuldan yana, doğadan yana, ezilmişten yana, ötekileştirilenden yana, kadından yana, barıştan yana her direnişin içinde yer alacağı, direnen herkesin dilinden düşürmeyeceği bir şarkı olduğunu söyledi.

01 Haziran 2016 Çarşamba 23:50
“Gezi adaletsizliğe karşı Türkiye’nin nefes alışıdır”

Gezi olaylarının 3. yıldönümü nedeniyle Çorum Dayanışması tarafından Pirbaba Parkı’nda bir basın açıklaması düzenlendi.
Eğitim-Sen, SES, Tüm Bel-Sen, BES, DİSK/Emekli-Sen, EMEP, Halkevleri, Hacı Bektaş Vakfı ve Çorum Alevi Kültür Merkezi Derneği yetkililerinin katıldığı basın açıklamasında sık sık “Buradayız, bir aradayız”, “Gezi şehitleri ölümsüzdür”, “Faşizme karşı omuz omuza” gibi sloganlar atıldı.
Basın açıklamasını Çorum Dayanışması adına KESK Dönem Sözcüsü Mehmet Öztürk okudu. 3 yıl önce Taksim Meydanı ve Gezi Parkı başta olmak üzere, yurttaşların yaşam alanlarına amansız ve hukuksuz bir şiddetle saldıranların karşısında omuz omuza mücadele verdiklerini belirten Öztürk, “Dayanışmamızı ve direnişimizi büyüttük. Bu onurlu direniş ve evrensel dayanışma karşısında çaresizlerin ve korkakların günden güne daha da kirlenen politikalarına, günden güne tırmandırılan şiddetine, adaletsizliğine karşı biz Gezi’nin çapulcuları onlarca ayrı dille, sesle, renkle bir arada durduk, nefes aldık” dedi.
Gezi’nin emekten yana, yoksuldan yana, doğadan yana, ezilmişten yana, ötekileştirilenden yana, kadından yana, barıştan yana her direnişin içinde yer alacağı, direnen herkesin dilinden düşürmeyeceği bir şarkı olduğunu kaydeden Öztürk, açıklamasına şu şekilde devam etti:
“Suruç’ta, Diyarbakır’da, Ankara’da, İstanbul’da, Bursa’da patlayan bombaların, yaşatılan katliamların, komşularımızla yaratılan savaş ikliminin, iş cinayetlerinin, kiralık işçiliğin, taciz ve tecavüz ortamının, kadın cinayetlerinin, ihalelerin, rüşvetlerin, komisyonların, rantın, HES’lerin, orman katliamlarının, siyasal İslam dayatmalarının, diktatörlük yöneliminin yarattığı kakafonik ortama rağmen, berrak ve duru bir sesle direnişin ve umudun şarkısı her yerden duyulmaya devam edecek. Bilinir ki, sesler ve şarkılar kaybolmaz, uzayda sonsuza kadar salınırlar. Gezinin de direnişin olduğu her yerde umudu diri tutanların dillerinden düşmeyeceğini artık herkes biliyor.
Gezi’yi karalamaya çalışanlar da kötücül bir imgeye dönüştürmeye çalışanlar da kriminalize etmeye çalışanların da tek amacı bu şarkıyı susturmak, en azından unutturmaktır.

“BERKİN’DEN ETHEM’E GEZİ DİRENİŞİNİN ÇOCUKLARI BİR UMUTTUR”
31 Mayıs 2013 günü ve sonrasında; Yani GEZİ’den ve Haziran direnişinden bu yana, Bu ülkede milyonlar önce sokakları ardından parkları doldurdu. Kimseden emir almadan, hiçbir beklentisi olmadan, kendisi için değil bu ülkenin ruhunu, kadınların, gençlerin geleceğini korumak adına kendini siper eden gençler ülke tarihine silinmeyecek bir miras bırakarak can verdi. Mehmet Ayvalıtaş, Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz, Hasan Ferit Gedik, Medeni Yıldırım, Ahmet Atakan ve Berkin Elvan nasıl ki, bizlerden ayrıldıkları yaşta kalacak ve nasıl ki onları hep o gülen yüzleri ve kararlı direnişleri ile hatırlayacaksak; işte Gezi de bu gençler gibi yaşlanmayacak.
Paraya, pula, iktidar hırsına, her türden erke, yağmaya, talana, hırsızlığa, adaletsizliğe isyan edenlerin ve her daim barış isteyenlerin aklında ve en coşkulu, en kararlı insanların ruhunda Gezi’nin bu yaşlanmayan direngen yüzleri yaşamaya devam edecek.”
(Taner ŞİMŞEK)

Son Güncelleme: 01.06.2016 23:51

banner251