“Gerici politikalar, kadının özgürleşmesi önündeki en büyük engel”

Eğitim İş Şube Sekreteri Özler Arın Bekar, Türkiye’de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün bir kez daha ayrımcılık ve şiddete karşı eşitlik mücadelesindeki kadınların seslerini duyurma çabalarının gölgesinde kaldığını ifade etti.

Güncel 07.03.2019, 22:21 07.03.2019, 23:25
379
“Gerici politikalar, kadının özgürleşmesi önündeki en büyük engel”

Ülkede, kadına yönelik şiddet, kadın emeği sömürüsü, kadın bedeni sömürüsü, kadın yoksulluğu, kadın işsizliği, çocuk gelinler ve okula gönderilmeyen kız çocukları, tacizciyi, tecavüzcüyü, saldırganı koruyup kollayan hukuk sistemi, genel anlamda da AK Parti iktidarının kadını yok sayan gerici politikalarının, kadının özgürleşmesi önünde en büyük engel olarak durduğunu ifade etti.

Bugün kız çocuklarının 4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte örgün eğitim dışına itildiğini ve çocuk gelin, çocuk işçi sayısında artış yaşandığını belirten Özler Arın Bekar, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’de 16-17 yaş gurubunda olan kız çocuklarının resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranının yüzde 4.6 olduğunu ifade etti. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın 2010-2015 yılları arasında 16-17 yaşlarında evlendirilen çocuk gelin sayısının 232 bin 313 olduğunu açıkladığını belirten Bekar, bu rakamların buz dağının görünen kısmı olduğunu vurguladı.

Erkek egemen toplumun kadınlara yönelik fiziki ve psikolojik şiddetinin; işyerlerinde, evlerde, sokaklarda, yaşamın her alanında, artarak devam ettiğinin ifade edildiği açıklamada, kadın cinayetlerinin katliam boyutuna ulaşmışken, devletin çıkardığı onca yasaya rağmen kadınların can güvenliğini sağlamada yetersiz kaldığını dile getirdi.

Özler Arın Bekar, “Kadınların fıtrat gereği erkeklerle eşit olamayacağı, börek yapamayan kadının ailesinin dağılmaya mahkûm olacağı, kadının evinin süsü olduğu, kadınlar için tek kariyerin annelik olduğu, kadının itaatinin ibadet olduğu yönündeki söylemler kadını yok sayan zihniyetin dışa vurumudur.

Anayasa’nın 10. maddesi “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür” demektedir. Siyasi iktidarın görevi şiddet dilini ve öç almayı yaygınlaştırmak değil, toplumdaki bireylerin eşit ve özgür olarak hayatlarını korumaktır.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (DEF) Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre Türkiye, siyasal katılım, ekonomik eşitlik, eğitim ve sağlık hakkı gibi farklı alanlarda kadın erkek eşitliğinde 149 ülke arasında 130. sırada yer almaktadır. Yani ülkemiz, kadın erkek eşitliğinin kesinlikle olmadığı ülkeler arasında yer almaktadır. Rapora göre 2018’de kadınların iş hayatına katılımında belirgin bir artış gözlense de kadınlar ile erkekler arasında maaş farkı yüzde 51 oranında.

Kadınların siyasetteki yeri de istenilen düzeyde değildir. Atatürk’ün 84 yıl önce seçme ve seçilme hakkına kavuşturduğu kadınlar, TBMM’de yüzde 17.48 oranında temsil edilebiliyor.

Üyelerinin yüzde 57’sini kadınların oluşturduğu Eğitim-İş olarak, yeryüzüne barışı, çağdaşlığı, inceliği ve sayısız güzelliği kadınların getireceğine inanarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyoruz” dedi. (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
22°
açık
banner303
banner364
Namaz Vakti 08 Ağustos 2020
İmsak 03:58
Güneş 05:37
Öğle 12:51
İkindi 16:42
Akşam 19:55
Yatsı 21:27

Gelişmelerden Haberdar Olun

@