“Erdoğan’a güveniyoruz”

Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, Türkiye’nin güçlü ve köklü bir millet olduğunu, devlete, millet ile birlikte güçlü bir lider seçeceklerini Çankaya’da oturan, hapsolmuş bir isim seçilmediğini söyledi.

“Erdoğan’a güveniyoruz”

Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, Türkiye’nin güçlü ve köklü bir millet olduğunu, devlete, millet ile birlikte güçlü bir lider seçeceklerini Çankaya’da oturan, hapsolmuş bir isim seçilmediğini söyledi.

08 Ağustos 2014 Cuma 00:58
“Erdoğan’a güveniyoruz”
Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, Türkiye’de AKPli belediyelerle birlikte aynı anda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a destek amaçlı basın açıklaması düzenledi.

AKP Merkez İlçe Başkanı Mustafa Köse, Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan ve çok sayıda partilinin katıldığı basın açıklamasında basın açıklamasının Türkiye’nin her tarafında AKPli belediyeler ile aynı anda yapıldığını söyleyen Başkan Külcü, Recep Tayyip Erdoğan’ın 1994 yılında İstanbul Belediye Başkanlığı ile başlayan sürecin dalga dalga devam ettiğini ve Türkiye’yi kuşattığını söyledi.

12 yıldır Türkiye’nin büyümeye devam ettiğini ve özgüveninin arttığını anlatan Başkan Külcü, “birkaç gün sonra bu ülke yeni bir bayram yaşayacak ve 12. Cumhurbaşkanını seçeceğiz. Geçmiş 11 seçimde kimi seçelim diye görüşüyorlardı biz halkın seçmesini istedik. 10 tane parti bir araya geldi ikisini çıktığınız zaman geri kalanı %1 bile etmiyor ancak sevsinler sizin çatınızı. MHP. Sosyalist bir partiyle bir araya geliyor 80’de ölenlerin kemikleri sızlamıyor mu acaba. Başa güçlü bir lider gerekiyor düşük profilli insanlar değil. İmza atacak adam arıyorlarsa eğer Çorum’da 3 tane noter var gönderelim Çankaya’ya imzalasın önüne geleni. Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasından yürümeye devam edeceğiz” dedi.

Başkan Külcü, “Yola çıkarken ‘Artık bu ülkede sözde milletin olacak, karar da milletin olacak’ dedi. Ve 14 Ağustos bu ülke bir milattır. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak dedik. Küçümsediler, bunlar devleti tanımaz, devlet yönetemez dediler. Onlar ne söylediyse millet hep sandıkta tersini söyledi. Ekonomik kriz vardı. Siyasi kriz vardı. Sosyal kriz vardı. Bu ülkede umutsuzluk adına, tükenmişlik adına ne arıyorsanız vardı. Böyle bir günde Türkiye'de yeni bir yolculuk başladı. Çok sürmeden 3 Kasım 2002 gününe geldiğimizde dünyada örneği görülmemiş bir seçim başarısı ortaya çıktı. Orda da hileye başvurdular. Düzenbazlık yaptılar. Genel Başkanımızı seçime sokmadılar. Bizde dekik ki, “hepimiz bir Tayyib’iz”. Biz inandık, bu millete güvendik yola çıktık. Buradan geri dönmeyeceğiz dedik. Millet bizi yanıltmadı tek başına iktidara getirdi. Verdiği yüzde 34'lük oyla Tayyip Erdoğan'ın önünü yasalarla kapatsalar da millet sandıkta açmış oldu. 12 yıldır Türkiye’ye büyüyor. Türkiye’nin ekmeğini, umudunu, heyecanını büyütüyoruz. Türkiye'nin özgüveni her geçen gün artıyor, geleceğe güvenle bakıyoruz.

12. yıl öncesini düşünün. Ekonominin sorumluluğu adeta gizli başbakan olan emirle gönderilmiş Kemal Derviş'e emanetti. Sanayi üretimden istihdamdan başka her şey yapan, geçimini faizciliğe bağlamış, devlete faizle para satmaya bağlamış rantiyeye teslim edilmiş bir ülke. Güvenliğimiz Çakıcı'lara Çatlılara emanet edilmiş bir ülke. Terör sürekli can alıyor. Hastanelerde hastalarımız rehin kalıyor. Hatta hastalarımız değil ölülerimizi dahi rehin aldılar. Paraları ödenmeden teslim etmediler. İmam Hatip düşmanlığı ile 8 yıllık kesintisiz eğitim dediler, tüm meslek liselerinin canına okudular. İnsanları başörtülü başörtüsüz diye ayırdılar. Birinci ve ikinci sınıf vatandaş diye ayırdılar. Devletin acziyeti öylesine tavan yaptı ki, deprem olan kente başbakan üç gün sonra gidebildi. Van’da deprem oldu başbakanımız bakanlarımız iki saat sonra afet bölgesine ulaştı. Başbakanımızın önderliğinde, liderliğinde başka yere geldik. Bu, durup dururken olmadı. Gece demedik, gündüz demedik çalıştık. Allah bunun karşılığında yeni Türkiye verdi. Bugün herkesin gıpta ettiği ülke haline geldik. Bu, Tayyip Erdoğan ve onun kadroları ile oldu. Sen yürü, millet yürüyecek arkandan diyen milletle oldu.

CHP, MHP kendileri gibi düşünmeyenler millet seçmesin dedi. Çünkü onlar bize hep seçmeyi bilmeyen insanlar gözü ile baktılar. Onlar gün oldu bizi Ulus’tan aşağı geçirmediler. Onların başı kasketli dediler, onların kasketi yağlı dediler, onların ayağı lastikli dediler, onlar devlet bilmez dediler. Adam seçmeyi bilmez dediler. Göbeğini kaşıyan bidon kafalı dediler. Halbuki millet basiret sahibidir. Milletimizin feraseti onların çok çok daha öndedir. Ve o günde sandıkta gösterdi ve yüzde 58lik oranla emanetimi geri alıyorum dedi. Size emanet ettim emanetimi koruyamadınız dedi. Emaneti zayi ettiniz dedi, seçemediniz dedi, sermayeye, askere, korkularınıza yenildiniz dedi. Emaneti geri alıyorum, artık Çankaya'da kim oturacaksa, Cumhurbaşkanı kim olacaksa onu ben seçeceğim dedi. Bir zamanlar televizyonda hatırlarsınız Ramazanlarda iftar programları olurdu. O liderlerin anlaştığı, ağaların, beylerin, paşaların sermayelerin üzerinde anlaştığı adamlar iftara 5 dakika kala ellerine suyu alırdı. Milletin gözü önünde su içerdi. Şunu söylerdi. Ben bu milletin değerlerine, orucuna, namazına, iftarına saygı duymuyorum. İftara 5 dakika kala içilen su bunun mesajıydı. Üzerinde anlaştıkları cumhurbaşkanları böyle cumhurbaşkanıydı. Şimdi onlar aday gösterilse ya, getirip millete sorulsa ya, yiğitseler sandığa soksalar ya onları. 2007'de millet sandıkta onun hesabını gördü. Onların yürekleri yetmez. Girerlerse o sandıkta boğulurlar. Eğer yürekleri yetseydi; Kemal Kılıçdaroğlu çıkardı, CHP'nin adayı olurdu. Devlet Bahçeli çıkardı, MHP'nin adayı olurdu. Hani 10 tanesi bir araya gelmiş, o ikisini çıkarıp sekizini üst üste koysan yüzde bir yapmıyorlar, ama sekiz tane parti çatı kurmuşlar. Sevsinler sizin çatınızı. Bu millet o çatıyı dağıtacak. Ya MHP sosyalist parti ile nasıl bir araya geliyor? 1980’de hayatını kaybeden ülkücülerin kemikleri sızlar. Binmişler bir alamete gidiyorlar kıyamete. Güya Erdoğan’a eşdeğer aday bulmuşlar. Filistin’de taraf olmayan, İsrail’le ilişkilerin bozulmamasını temenni eden bir çakma aday getirdiler. Bizim inancımızda bütün Müminler kardeştir. Bir Müslüman’ın canı yanıyorsa bizim yüreğimiz yanar. Eline Fatiha’yı vermişler zorla okumaya çalışıyor. Erdoğan yüreğiyle, hissede hisse de Fatiha’yı okurken, Ekmeleddin Bey bocalıyor. İşte biz bunun için milletin adamı Tayyip Erdoğan diyoruz. Türkiye güçlü devlet ve köklü bir millet. Devlete, milletimize güçlü bir lider seçeceğiz. Çankaya’da oturan, hapsolmuş bir isim seçmiyoruz. Çankaya’ya vazo değil ülkeye, devlete ve millete başkan, lider seçiyoruz. Yoksa Çorum’da üç noter var, göndeririz Çankaya’ya önüne geleni onaylar” diye konuştu.
(Erkan BAYATLI)
Son Güncelleme: 08.08.2014 01:00

banner155