“Emeklileri açlığa mahkum ettiler”

DİSK Emekli-Sen Çorum Şube Başkanı Ömer Sözüdoğru, hükümetin bir yandan yolsuzluk ve kirli ilişkilere bulaşırken, diğer yandan da “kaynak yok” diyerek çalışanları ve emeklileri yoksulluğa, açlığa mahkum ettiğini belirtti.

“Emeklileri açlığa mahkum ettiler”

DİSK Emekli-Sen Çorum Şube Başkanı Ömer Sözüdoğru, hükümetin bir yandan yolsuzluk ve kirli ilişkilere bulaşırken, diğer yandan da “kaynak yok” diyerek çalışanları ve emeklileri yoksulluğa, açlığa mahkum ettiğini belirtti.

30 Ocak 2014 Perşembe 22:58
“Emeklileri açlığa mahkum ettiler”
2014 yılında hükümetin çalışanlara ve emekliye verdiği zam oranlarını protesto ettiklerini bildiren Sözüdoğru, 17 Aralık operasyonunu değerlendirerek, “Bu operasyon AKP’nin 11 yıllık iktidarının üzerinde oturduğu kirli ilişkileri ifşa etmiştir. Operasyonu komplo olarak açıklayıp, karşı koymaya çalışan iktidar, devlet içinde devlet olan bir gücün Yargı’ya ve emniyete hakim olarak, kendisini tavsiye etmeğe çalıştığı şeklindeki propaganda ile operasyonu değersizleştirmeye ve bir kez daha mağduru oynamaya çalışmaktadır. Ne derlerse desinler, yıllardır, bu ülkeyi çıkar ortaklığı ile birlikte yönetip birlikte götürdüler bu gün ise aralarında çıkan paylaşım kavgası nedeniyle kirli çamaşırları ortaya dökülmüştür” dedi.
Sözüdoğru’nun konuyla ilgili açıklaması şöyle:
AKP, YENİ LİBERAL ANLAYIŞIN EN HAS UYGULAYICISI”
Hep söyledik, söylemeye de devam edeceğiz, AKP 1980’lerden beri dünyada ve ülkemizde
uygulanmakta olan yeni liberal anlayışın en has uygulayıcısıdır. Bu güne kadar yaptıkları da bunu kanıtlamaktadır. İktidara gelir gelmez, sosyal Güvenlik reformu diye topluma sunduğu sağlıkta dönüşüm programını hayata geçirmek için, yoğun bir çaba harcadı ve sözde reformla sosyal devleti tasfiye etti. Bu tasfiye nedeniyle, devlet tarafından herkese eşit ve parasız verilmesi gereken, sağlık, Eğitim, Sosyal Güvenlik, yaşanabilir bir çevre gibi en temel hizmetleri bile özelleştirdi.
Sağlığın özelleştirilmesi nedeniyle, toplumun emekçi ve dar gelirli tüm kesimleri gibi, sağlık hizmetine en çok ihtiyaç duyan milyonlarca emeklinin sağlık hizmetlerine ulaşmaları gün geçtikçe imkânsızlaşmaktadır. Hiç kuşku yok ki, devletin sağlık hizmeti sunumunda çekilmesi sermayeye yaramakta ve bir yandan hizmet sunumu özel sağlık kurumlarına bırakılırken, diğer yandan da bedel arttırma ile bu alana yatırım yapan şirketlere muazzam kaynak aktarılmaktadır. Bunun yanı sıra SGK’dan yeterli sağlık hizmeti alamayan insanlarımız “Tamamlayıcı Sağlık Sigortası” olmaya
yönlendirilmektedir.
“ÇALIŞANLAR VE EMEKLİLER SEFALETE MAHKUM EDİLİYOR”
İktidarın emeklileri mağdur eden ekonomik ve sosyal uygulamaları ise bütün çıplaklığı ile gözler önündedir. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 55. maddesine göre, SSK ve BAĞKUR emeklilerinin aylıkları, her yıl Ocak ve Temmuz aylarında, önceki altı ayda tüketici fiyat endeksinde meydana gelen artış kadar, Emekli Sandığı emeklilerinin aylıkları ise yine yılda iki defa Kamu Çalışanları Sendikalarıyla hükümet arasında imzalanan sözde Toplu Sözleşmedeki artış oranı
kadar arttırılmaktadır. Buna göre, 2014 ve 2015 yılları için, Hükümet ile Kamu Çalışanları adına, en çok üyeye sahip konfederasyon olan Memur-Sen arasında imzalanan sözde Toplu Sözleşme de, Memur emeklilerine 2014 yılının tamamı için brüt 175.00 TL. aylık artışı verilmesi sağlanmıştı. Ancak bu 175.00 TL. Emekli aylıklarına 143.00 TL. olarak yansımaktadır. Bu rakam seyyanen büyük bir artış gibi görünse de, yılın tamamı için verildiğinden, aylıkların reel olarak gerilemesine yol açacak ve yoksulluğu arttıracaktır. Diğer yandan SSK ve BAĞKUR emeklilerinin aylıkları ise 01.01.2014 tarihinden geçerli olmak üzere, 1 Temmuz, 31 Aralık tarihleri arasındaki altı aylık dönem için, TÜİK tarafından açıklanmış olan, %3.27 oranında ki TÜFE artışı kadar arttırıldı. Görüldüğü gibi, hükümet övünerek açıkladığı büyümeden emeklilere pay vermediği gibi aylıklarını, enflasyon hesaplama yöntemindeki rakam oyunları ile düşük gösterdiği enflasyon artış oranı kadar artırmak suretiyle, milyonlarca emekli ile emekli dul ve yetimi sefalete mahkum etmeye devam etmektedir. Kaldı ki, TÜİK’in hükümetin müdahalesinden dolayı gerçek enflasyon rakamını açıklamadığını herkes gayet iyi bilmektedir.
Bir yandan kaynak yok bahanesi ile emekli sefalete mahkum edilirken, diğer yandan da sisteme girişi teşvik amacıyla, “Özel Bireysel Emeklilik Sistemine” devlet bütçesinden kaynak aktarılmaktadır. Bu politikanın asıl amacı kamu emeklilik sisteminden kaçışı hızlandırmak ve insanları Özel Emeklilik Fonu almaya teşvik ederek, bireysel emeklilik şirketlerine kaynak aktarmaktır.” (Taner ŞİMŞEK)
Son Güncelleme: 30.01.2014 22:59