10 Şubat 2014 Pazartesi 23:02
“Eğitimde tarihin en büyük kadrolaşma hazırlığı”
Öztürk, 6 Şubat Perşembe günü TBMM`ye sunulan "Milli Eğitim Temel Kanunu ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" ile eğitimde yıllardır uygulanan piyasa merkezli politikaların ve siyasal kadrolaşma hamlelerinin çok daha ilerisinin ifade edildiğini bildirdi.

AKP hükümetinin bu tasarı ile kamusal eğitim alanını daha da daralttığını ve özel öğretimin doğrudan desteklenmesi ile eğitimin özelleştirilmesine yönelik ciddi adımların atılmaya başlandığını belirten Öztürk, açıklamasında şunları dile getirdi:

“AKP iktidarı, geçtiğimiz 12 yıl boyunca defalarca yaptığı gibi, MEB teşkilatını kendi siyasal-ideolojik hedeflerine paralel olarak yeniden biçimlendirmektedir.

Kendi döneminde atanan tüm yöneticilere görevden el çektirmekte ve yeni yönetim kadrolarını, kendi siyasi çizgisindeki valiler aracılığıyla bakanlığa bağlı okul ve kurumlarda görevlendirmek için kapsamlı bir değişiklik yapmak istemektedir.

ADAY ÖĞRETMENLER İÇİN YEN BİR SINAV GETİRİLMESİ KABUL EDİLEMEZ

Getirilen taslakta; aday öğretmenlerin en az bir yıl fiilen çalışması, adaylık döneminde herhangi bir disiplin cezası almamış olması ve performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartlarını sağlamak kaydıyla, yapılacak yazılı ve/veya sözlü sınava girmeye hak kazanacağının belirtilmesidir. Sınavda başarılı olanların öğretmen olarak atanacağı öngörülmüştür. Sınavda başarılı olamayanların bir başka il veya ilçede görevlendirileceği, bu kişilere bir yıl içinde tekrar sınava girme hakkı tanınacağı ve sınava girmeye hak kazanamayanlar ile üst üste iki defa sınavda başarılı olamayanlar aday öğretmenlerin unvanlarını kaybederek memuriyetle ilişiklerin kesileceği ifade edilmektedir.

Mevcut uygulamada KPSS, KPSS Eğitim Bilimleri ve KPSS Alan sınavı olmak üzere üç sınavı geçmek zorunda olan öğretmen adaylarının atandıktan sonraki ilk yıl asli kadroya geçiş yapabilmeleri için bir sınav zorunluluğunun daha getirilmesi doğru değildir. Adaylıktan asil kadroya geçiş koşulu sınav odaklı değil uygulama ve süreç odaklı olmak zorundadır.

“KAMU KAYNAKLARI ÖZEL OKULLARA AKTARILIYOR”

Yapılmak istenen düzenleme ile 1/9/2015 tarihine kadar özel okula dönüşüm taahhüdünde bulunan dershanelere Hazine taşınmazları üzerinde eğitim tesisi yapılması amacıyla 25 yıllığına bedelsiz kullanma hakkı vermektedir. Ayrıca hazine arazisi üzerindeki Milli Eğitim Bakanlığına tahsis edilmiş taşınmazların (okullar, okulların ek binaları vb) on yıla kadar kiraya verilmesi öngörülmektedir. Bunun anlamı kamuya ait arazisi değerli okulların eğitim hizmeti dışında kullanılmasına olanak tanınması, kamuya ait taşınmazların ticari bir mantıkla değerlendirilmesidir.

EĞİTİMDE SİYASAL KADROLAŞMA TASFİYE İLE TAMAMLANACAK

Daha önce 652 sayılı KHK ile yapılan değişiklikle, okul ve kurum müdürleri, yazılı ve/veya sözlü olarak yapılarak okul veya kurum müdürlüğü sınavında başarılı olmak kaydıyla, hizmet süreleri, "performans" ve "yeterlikleri" dikkate alınarak il milli eğitim müdürünün teklifi üzerine "vali tarafından" atanması öngörülmüştür. Eğitim yöneticilerinin valiler tarafından atanmaya başlaması, önümüzdeki dönemde öğretmen alımlarının da hükümetin il başkanları gibi çalışan valiler tarafından yapılmasına zemin oluşturmaktadır.

TARİHİN EN BÜYÜK GÖREVDEN ALMA OPERASYONU YAPILACAK

Taslakta Okul ve Kurum Müdürü, Müdür Başyardımcısı ve Yardımcısı olarak görev yapan eğitim yöneticilerinin görev süresi dört yıl ve daha fazla olanların görevi, 2013-2014 eğitim öğretim yılının bitimi itibariyle başka bir işleme gerek kalmaksızın sona erdirilmekte, tek bir yasa maddesi ile tarihin en büyük görevden alma operasyonu gerçekleştirilmektedir.” (Taner ŞİMŞEK)
Son Güncelleme: 10.02.2014 23:03