“Eğitim-Sen her zaman eşitliğin, emeğin ve demokrasinin sesi oldu”

Eğitim-Sen Çorum Şube Başkanı Mustafa Gül, 23 Ocak 1995’te Eğit-Sen ve Eğitim-İş’in birleşmesiyle kurulan eğitim ve bilim emekçilerinin birlik, dayanışma ve mücadele örgütü Eğitim Sen’in 25’inci mücadele yılını kutladığını bildirdi.

“Eğitim-Sen her zaman eşitliğin, emeğin ve demokrasinin sesi oldu”

Eğitim-Sen Çorum Şube Başkanı Mustafa Gül, 23 Ocak 1995’te Eğit-Sen ve Eğitim-İş’in birleşmesiyle kurulan eğitim ve bilim emekçilerinin birlik, dayanışma ve mücadele örgütü Eğitim Sen’in 25’inci mücadele yılını kutladığını bildirdi.

24 Ocak 2020 Cuma 00:14
“Eğitim-Sen her zaman eşitliğin, emeğin ve demokrasinin sesi oldu”

Bugüne kadar maruz kaldıkları baskı, tehdit, yasak ve engellemelere rağmen aydınlık yarınlara doğru yürüyüşlerini onurla, dirençle, umutla ve kararlılıkla sürdürdüklerini kaydeden Gül, “Kökleri 1908’e kadar giden eğitim ve bilim emekçilerinin 112 yıllık mücadele geleneği ve tarihi, aynı zamanda insanca bir yaşam ve demokratik bir Türkiye için yürütülen mücadelenin tarihidir. Eğitim ve bilim emekçilerinin 112 yıllık onurlu yürüyüşünde Encümen-İ Muallimin, TÖDMF (Türkiye Öğretmen Dernekleri Milli Federasyonu) Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS), İLKSEN, Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (TÖB-DER), Eğit-Der, Eğitim-İş, Eğit-Sen, Öğretim Elemanları Sendikası (ÖES) sürecinden aldığı geleneğin izlerini görmek mümkündür” dedi.

Güçlü bir geleneğe sahip olan Eğitim-Sen’in mücadele tarihi içinde isimler ve yüzler değişse de savunulan ilke ve değerlerin hiçbir zaman değişmediğini kaydeden Gül, açıklamasının devamında şunları dile getirdi:

“Aradan yıllar geçse de iş yerlerinde, alanlarda, meydanlarda, yaşamın her alanında dayanışmayı, mücadeleyi ve umudu büyütmeye çalıştık. Çocuklarımıza ve öğrencilerimize verdiğimiz sözden asla vazgeçmedik, onlara onurlu bir gelecek bırakmanın sorumluluğunu her zaman hissettik.

Eğitim Sen, eğitimde ve toplumsal yaşamın her alanında oluşturulmak istenen karanlığı, fiili ve meşru mücadelesi sonucunda yırtarak, umudu örgütlemiş, eğitim ve bilim emekçilerinin sesi, taleplerinin takipçisi olmuş, mücadeleci kimliğinden ödün vermeden çeyrek asrı geride bırakmıştır.

Eğitim Sen, tüm kararlılığıyla “Toplumun bütün bireylerinin temel insan hakları ve özgürlükleri doğrultusunda, herkesin kendi anadilinde, cins ayrımcı olmayan, eşit, demokratik, laik, bilimsel, parasız ve kamusal nitelikli eğitim görmesini savunur”.

Eğitim Sen, geçtiğimiz 25 yılda sadece sendikal hakların değil, aynı zamanda emek, demokrasi ve barış mücadelesinin öznesi olmuş, her türlü antidemokratik uygulamanın, baskıların ve her türlü ayrımcılığın karşısında yer almıştır.

Emek, barış ve demokrasi mücadelesinin bir bütün olduğu ve birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceği açıktır. Bu nedenle Eğitim Sen her zaman aydınlığın, eşitliğin, emeğin, demokrasinin, adaletin ve barışın savunucusu ve sesi olmuştur. Eğitim Sen’in mücadelesi aynı zamanda, düşünceyi ifade ve örgütlenme özgürlüğünün sağlanması, farklı kimlik ve kültürlerin kendilerini özgürce ifade edebildiği ve kamusal alanda kendisini temsil edebildiği gerçek anlamda laik ve demokratik bir Türkiye yaratılması mücadelesidir.

Eğitim Sen, geçmişten bugüne taşıdığı değerlerle, eğitim ve bilim emekçilerinin birlik, dayanışma ve mücadele örgütü olmayı sürdürecektir.” (Haber Merkezi)