“Egemenliğimiz söz konusu olduğunda hiçbir engel tanımayız”

İl Garnizon Komutanı Vekili Per. Alb. Çetin Öcal; 30 Ağustos Zaferi’nin, Türk ordusunun en zor şartlarda bile hiçbir güce boyun eğmeyeceğinin; egemenliği ve özgürlüğü söz konusu olduğunda gücünün ve yeteneğinin hiçbir engel tanımayacağının eşsiz bir örneği olduğunu vurguladı.

“Egemenliğimiz söz konusu olduğunda hiçbir engel tanımayız”

İl Garnizon Komutanı Vekili Per. Alb. Çetin Öcal; 30 Ağustos Zaferi’nin, Türk ordusunun en zor şartlarda bile hiçbir güce boyun eğmeyeceğinin; egemenliği ve özgürlüğü söz konusu olduğunda gücünün ve yeteneğinin hiçbir engel tanımayacağının eşsiz bir örneği olduğunu vurguladı.

30 Ağustos 2017 Çarşamba 22:46
“Egemenliğimiz söz konusu olduğunda hiçbir engel tanımayız”

İl Garnizon Komutanı Vekili Per. Alb. Çetin Öcal, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına temel teşkil eden Büyük Zafer’in 95. yıldönümünü ulus olarak onur ve kıvanç içerisinde kutlandığını belirterek, “Türk ulusunun kurtuluş destanının son aşaması olan 30 Ağustos Zaferi, asil Türk ulusuyla kahraman Türk ordusunun, Ebdedi Başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, ulusal birlik ve beraberlik ruhu içerisind, birbirine kenetlenerek sürdürdüğü topyekûn bir varoluş mücadelesinin sonucudur.” dedi.

Dün Hürriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen Zafer Bayramı kutlama töreninde konuşan Komutan Çetin Öcal, “Hepimizin çok iyi bildiği üzere; Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda müttefiklerin aldığı ağır yenilgiler neticesinde Mondros Mütarekesi imzalanmış, tarihimize kara bir leke olarak geçen Sevr Antlaşması ulusumuza dayatılmış, yurt edindiğimiz Anadolu toprakları o dönemin büyük devletleri ve onların maşaları tarafından işgal edilmiştir. Bu manzara içerisinde önce 19 Mayıs 1919’da Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla Kurtuluş Savaşı başlatılmış, İnönü Savaşları ve Sakarya Savaşı’nın kazanılmasının ardından, ordumuz savunma durumundan taarruz durumuna geçmiştir.

Uzun bir hazırlık döneminden sonra 26 Ağustos 1922’de Büyük taarruz başlamış, 30 Ağustos’a gelindiğinde düşman kuvvetlerinin önemli bir bölümü imha edilmiş, icra edilen takip harekâtıyla da 9 Eylül’de düşman İzmir’den denize dökülmüştür.

‘Ya İstiklâl, Ya Ölüm’ parolasıyla başlayan muharebede elde edilen bu büyük zafer, yüce Türk ulusu ve onun bağrından çıkmış kahraman ordusunun, en zor şartlarda bile hiçbir güce boyun eğmeyeceğinin; egemenliği ve özgürlüğü söz konusu olduğunda gücünün ve yeteneğinin hiçbir engel tanımayacağının eşsiz bir örneğidir.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin geçmişte olduğu gibi bugünde bağımsızlığımızın, kutsal vatan topraklarının, laik demokratik ve üniter devlet yapımız ile Atatürk ilke ve inkılaplarının yılmaz bekçisidir. İçeride ve dışarıda bu ülkeye ve değerlerimize zarar vermek isteyenler hangi şekle ve renge girerek gelirse gelsinler, hangi maskeyi takarlarsa taksınlar, karşılarında daima birbirlerine çelikleşmiş bir irade ve sonsuz bir sevgiyle bağlanmış olan aziz ulusumuzu ve onun cesur evlatlarının oluşturduğu Türk Silahlı Kuvvetlerini bulacaklardır. Bunun son örneği 15 Temmuz’da yaşanmıştır.”

(Recep SERBES)

banner251