Duru’nun mucize elleri ATO Kongresium’da

Yakasına sapışan hastalığa karşı verdiği mücadeleyle tüm Türkiye’nin ilgisini üzerinde toplayan 12 yaşındaki Duygu Apraş’ın kendi elleriyle yaptığı kitap ayıraçları ve bardak altlıklarından oluşan sergi, Lenfoma, Lösemi ve Miyolem Derneği’nin ATO Kongresium’da düzenlediği 5. Lenfoma Lösemi ve Miyolem Hastaları Kongresinde, Vakıf 19 tarafından ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

Duru’nun mucize elleri ATO Kongresium’da

Yakasına sapışan hastalığa karşı verdiği mücadeleyle tüm Türkiye’nin ilgisini üzerinde toplayan 12 yaşındaki Duygu Apraş’ın kendi elleriyle yaptığı kitap ayıraçları ve bardak altlıklarından oluşan sergi, Lenfoma, Lösemi ve Miyolem Derneği’nin ATO Kongresium’da düzenlediği 5. Lenfoma Lösemi ve Miyolem Hastaları Kongresinde, Vakıf 19 tarafından ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

09 Mayıs 2017 Salı 01:11
Duru’nun mucize elleri ATO Kongresium’da

2005 Çorum doğumlu olan Ayşe Duru Apraş, ismi gibi dupduru güzelliği, pırıl pırıl gözleri ve hep gülücük dolu yüzüyle, sanki sanat için var olmuş bir çocuktu. TED İlköğretim Okulu dördüncü sınıfa kadar eğitim aldı. Şimdiyse hastalığı nedeniyle beşinci sınıf derslerini evde alıyor. Kitap okumayı, tenis oynamayı, resim yapmayı, şarkı söylemeyi çok seviyor. Tenis turnuvasında kupa kazandı. *** Okulun özel günlerinde sınıftaki şarkıcı çocuk oldu hep. TED Koleji'nde müsamerede öğretmen görevini üstlendi. Hayali ilerde iyi bir mimar olmak, tiyatrocu olmak, şarkıcı olmak, kitap yazmak, belki de tasarımcı olmaktı. 11 Nisan 2016 sabahı hastalandı. Şu anda ‘lenfoma’ya karşı mücadele veriyor.

HIDIRELLEZ DİLEĞİ

Geçen yıl (06.05.2016 ) Hıdırellez’de, hastanede kemoterapi gördüğüm günlerden birinde; kemoterapinin yan etkilerinden ağzım ve boğazım şiddetli bir şekilde yara oldu. Bir yudum bile su içemiyordum. Su bile ağzımı sızlatır duruma gelmişti.

Hiç yemek yiyemiyordum. Yemekleri görüyor, yemek istiyor ama ne yutkunabiliyor, ne de dilimi oynatabiliyordum. Canım çok acıyordu. Annemin şırınga ile bir yudum su içirmeye çalıştığı günlerden biriydi Hıdırellez…Ve yutkunabilmek, ağzım acımadan rahat yemek yiyebilmek, sağlıklı, mutlu olmak, dökülen saçlarımın yeniden çıkması, enerjimin geri gelmesi, lıkır lıkır su içebilmek, tamamen iyileşmek, rahat nefes almak, başımın dönmemesi, sağlıklı mutlu bir hayat... İşte bunlar Hıdırellez dileklerimdi.

Hayatta insanlar ne kadar basit şeylere üzülüyor. Hastanede bir konuyu daha kavramıştım. Hayatın zorlukları, acıları insana tecrübe de katıyormuş. Bazı çocuklar ödevimi bitiremedim diye ağlıyor, bazıları düşük not alınca üzülüyor, bazıları saçım olmadı diye, bazıları ise okula yetişemedim diye ve insanlar daha bir sürü basit şeye üzülüyor. Şu hastane ortamında yaşananlar karşısında bunların ne kadar basit kaldığını, insanların haline şükretmeleri gerektiğini anladım. Dışarıda gezmenin, yürüyebilmenin, okula gitmenin ve bir sürü şeyin önemini bu 390 günde anladım.

Bu yıl yine Hıdırellez geldi. Dileğim ise bu hastalığın beni terk edip gitmesi ve bir daha gelmemesi. Sağlık, mutluluk, huzur ve ailemle mutlu günler...

Hep mutlu kalın. Tüm dileklerinizin gerçek olması dileğiyle, herkese sağlıklı günler dilerim.

Ayşe Duru APRA

Son Güncelleme: 09.05.2017 01:13

banner251