“Doğanın dengesini bozan en önemli unsur insan”

Çevre ve Şehircilik İl Müdür Vekili Suat Atmaca, 1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda alınan bir kararla, 5 Haziran tarihinin, Dünya Çevre Günü olarak kabul edildiğini belirtti. Bu tarihten günümüze 5 Haziran’ın, Dünya Çevre Günü olarak kutlandığını belirten Atmaca Çevre Günü’nün, çevre kirliliğinin etkilerine ve sonuçlarına dikkat çekmeye, daha sağlıklı bir çevre için, daha temiz bir dünya için çabaları yoğunlaştırmaya, vesile olmasını temenni etti.

“Doğanın dengesini bozan en önemli unsur insan”

Çevre ve Şehircilik İl Müdür Vekili Suat Atmaca, 1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda alınan bir kararla, 5 Haziran tarihinin, Dünya Çevre Günü olarak kabul edildiğini belirtti. Bu tarihten günümüze 5 Haziran’ın, Dünya Çevre Günü olarak kutlandığını belirten Atmaca Çevre Günü’nün, çevre kirliliğinin etkilerine ve sonuçlarına dikkat çekmeye, daha sağlıklı bir çevre için, daha temiz bir dünya için çabaları yoğunlaştırmaya, vesile olmasını temenni etti.

07 Haziran 2017 Çarşamba 00:19
“Doğanın dengesini bozan en önemli unsur insan”

Son yıllarda hemen herkesin farkında olduğu, insanlığın geleceğini yakından ilgilendiren ve dünya için bir tehlike oluşturan, çarpık kentleşme, sağlıksız sanayileşme, beslenme ve enerji konusunda yaşanan problemler, azalan ve tükenen canlı türleri, artan kirlilik ve iklim değişikliklerinin sebep olduğu, dünya çapında ki çevre kirliliğinin, çağın önde gelen meselesi olduğuna dikkat çeken Suat Atmaca, tabiatı kirleten ve ekolojik dengeyi bozan başlıca etkenin insan unsuru olduğuna dikkat çekti. Çevre kirlenmesinin, insanın tabiata verdiği zarar olarak da tanımlanabileceğini kaydeden Çevre ve Şehircilik İl Müdür vekili Suat Atmaca, “Normal şartlarda kendi kendini temizleme özelliği olan tabiat, insanların çeşitli faaliyetleri sonucunda aşırı kirlenmekte ve kendi gücünü aşan bu kirlenmeyi bertaraf edememektedir.

Genç bir nüfusa sahip olan ülkemizde üretimin arttırılması ve ekonomik gelişmenin ehemmiyeti çok açıktır. Bu bakımdan kalkınmanın önüne her zaman çevre problemlerini çıkarmamalı, hem ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmeli hem de çevreyi korumalıyız. Bu dengeyi çok iyi kurmalıyız. Nasıl ailemiz, sağlığımız Allah’ın bize bir emaneti ise tabiatın da gelecek nesillere bozmadan kirletmeden devretmemiz gereken bir emaneti olduğu şuuru ile hareket etmeli, mavi bir gökyüzü, yemyeşil tabiatı ile insanlığa örnek teşkil edecek “yaşanabilir çevre ve şehirlere” sahip olmak için çalışmayı kendimize vazife edinmeliyiz” dedi.

(Haber Merkezi)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251

banner269