“Diyanet’e tanınan kurumlar vergisi muafiyeti cemevlerine de tanınsın”

Cumhuriyet Halk Partisi Çorum Milletvekili Tufan Köse, cemevlerinin kaderinin asla Diyanet’e bağlı olamayacağını söyledi.

“Diyanet’e tanınan kurumlar vergisi muafiyeti cemevlerine de tanınsın”

Cumhuriyet Halk Partisi Çorum Milletvekili Tufan Köse, cemevlerinin kaderinin asla Diyanet’e bağlı olamayacağını söyledi.

19 Şubat 2014 Çarşamba 22:33
“Diyanet’e tanınan kurumlar vergisi muafiyeti cemevlerine de tanınsın”
TBMM’de görüşülmekte olan kanun teklifinin 30. maddesinin sonundaki “izcilik kampları” ifadesinden sonra “Cem evlerine yapılan yardımlar” ifadesinin eklenmesine ilişkin olarak söz alan Köse, Alevilerin el ele ve kardeşçe yaşamak istediğini belirterek, “Eğer onlar ‘cemevleri bizim ibadethanemiz’ diyorsa, bize düşen ‘Al sana cemevi” diyebilmektir, demektir. Kırk dereden kırk su getirmemeliyiz, iki yüzlü olmamalıyız, samimi olmalıyız, Emevi siyaseti yapmamalıyız” dedi.

Konuşmasına geçtiğimiz hafta HSYK görüşmeleri esnasında meydana gelen arbadeden söz ederek başlayan Köse, şunları söyledi:

“Değerli arkadaşlarım, geçtiğimiz hafta, ondan önceki hafta, bir ay önce, üç ay önce, altı ay önce, geçen yıl gerek Türkiye Büyük Millet Meclisinin Genel Kurulunda ve gerekse komisyonlarda hakareti gördük, şiddeti gördük, uçan tekmeli, yumruklu saldırıları gördük ama maalesef, Başbakan Erdoğan’dan bir tek kınama görmedik.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şiddet uygulayanları inkâr ederek, överek, ödüllendirerek, söz söyleyerek demokratik haklarını kullananları, parlamentoların geleneğinde olan engelleme hakkını kullananları da tahrik etmekle itham ederek âdeta şiddeti meşrulaştırmıştır; akıl tutulmuştur, mantık tutulmuştur, vicdanlar susmuştur. Fikir ve düşünce özgürlüğünü ağzından düşürmeyen Başbakan, eline fırsat geçtiği zaman kimsenin düşüncesine, özgürlüğüne hak tanımamakta, kafasındakini herkese gerekirse şiddet de uygulayarak dayatmayı içine sindirebilmektedir; ne kadar acı maalesef.

Bugün 546 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesinde bir değişiklik yapılmak isteniyor. Yapılacak değişiklikle Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı yaygın din eğitimi veren kurumlara tanınan kurumlar vergisi muafiyetinden Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı gençlik merkezlerine ve izcilik kamplarına da aynı muafiyetin sağlanması yönünde bir değişiklik var. Az önce Komisyonun ve Bakanın katılmadığı önergemizde ise, buralara tanınan ve bağışlarda tanınacak kurumlar vergisi muafiyetinin, bizler cemevlerine de tanınmasını istiyoruz. Maalesef, Komisyon ve Bakanlık reddetti, biraz sonra da sizlerin oylarıyla da bu önergemizin reddedileceğini düşünüyoruz.

Saygıdeğer Başkanım ve değerli milletvekili arkadaşlarım; bir süredir ve uzun mücadeleler sonucu, Alevilik inancı gizli yaşanılan bir inanç olmaktan çıkmıştır ama bunun için çok büyük bedeller ödenmiş ve çok büyük acılar yaşanmıştır.

Bizler, Alevi de olsak, Sünni de olsak, Hristiyan da olsak, Yahudi de olsak, hatta ve hatta inançsız da olsak inançlarımızı yaşadığımız yerlerin eşit saygı görmesini istiyoruz, başka da bir şey istemiyoruz. Türkiye’de herkesin ibadetini özgürce yapmasını istiyoruz; Alevilerin sorunlarına laik demokratik anlayışla ve Alevilerin taleplerine uygun çözüm üretilmesini, uygun çözüm yollarını aranmasını istiyoruz.

Alevi yurttaşlarımız inançlarını ve kültürlerini kimseye onaylatmak zorunda değildir. Cemevlerinin kaderi asla ve asla Diyanet kurumuna bağlı kılınamaz. Aleviler bir başkasının kendilerini tarif etmesine, hele de iktidarın ve iktidara bağlı Diyanetin, belli bir mezhebin güdümündeki Diyanetin kendilerini tarif etmesine asla ve asla izin vermeyeceklerdir.

Değerli arkadaşlar, Alevi vatandaşlarımız el ele ve kardeşçe yaşamak istiyorlar. Eğer onlar “Cemevleri bizim ibadethanemiz” diyorsa, bize düşen “Al sana cemevi.” diyebilmektir, demektir. Kırk dereden kırk su getirmemeliyiz, iki yüzlü olmamalıyız, samimi olmalıyız, Emevi siyaseti yapmamalıyız. Onların sorunlarını, onların taleplerine uygun olarak çözmeliyiz; yok sayarak, dışlayarak, ezerek, susturarak ve hatta geçtiğimiz yıllarda çok gördüğümüz gibi onları yakarak değil saygı duyarak, anlamaya çalışarak, kucaklayarak ve kardeşlik elini uzatarak çözmeliyiz, çözebilmeliyiz. Alevi inancının hiç kimsenin inayetine ihtiyacı olmadığını bilmeliyiz.”
(ÇORUM HABER)

Son Güncelleme: 19.02.2014 22:34